Ays

Öncesinde hem azmış , hem çokmuşum Sonrasında bir varmış, bir yokmuşum.
Anlıyorum
Anlıyorum, birkaç damar tıkalı, Kangren olmuş hayallerin var senin . Âşığını kahır yeli götürmüş, Boydan boya çamurlara batırmış. Anlıyorum bilinmezler yurdunda, Demirden tellere sarmışlar seni, Beni yargılayıp vurmuşlar seni.
Oysa ben görülmedik bir lâle yaprağına Gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum Gözlerin değişip kaplasın karanlığı Bütün ufukları sarsın gözlerin Gene de hep ben de kalsın gözlerin.
Çağırın ayışığını Rüveydayı çağırın Reva mı, içimde soluklanan kuşların Kırmak kanatlarını Sonra gitmek, arkaya bakmaksızın bir defa Bırakıp adım adım istihza tohumlarını Bu zamansız şairi incitmek reva mıdır Sevindirmek dururken, öldürmek reva mıdır.?
Rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı Ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı Asırlardır köhne barınaklarda Küflenen , çürüyen, çığlıklarımı.