• Alev Alatlı ile dostluğumuz çok eskiye, 1990’lı yıllara dayanır. İlerleyen yılların perçinlediği samimiyetin etkisiyle sohbetlerimizin çoğunu onun mutfağında yaparız. Bu arada Alev Hanım gerçekten çok iyi yemek yapar. Bu vesileyle Funda’nın Mutfak Rehberi isimli kitabını da okurlara tavsiye ederim. Bir taraftan ev ahalisinin ihtiyaçlarına göre yemekler hazırlanırken devam eden sohbetlerde son derece ciddi ve önemli konulara değiniriz. Hayatın en olağan akışını yansıtan bu sohbetlere tanık olanlar ise bu durumdan çok eğlenir. Çorba karıştırırken bazen memleket kurtarır bazen de batırırız. İzleyenlerin hissesine ise şenlikli ama bir o kadar da bilgi yüklü bir seyir ve çok lezzetli bir tabak yemek düşer.

    Beni Alev Alatlı ile mutfak sohbetlerini videolu yapmaya iten sebeplerin başında bu ortamın doğallığı geliyor. Böyle ortamlarda her şey organik, stüdyonun yapaylığı da yok. Hamaset, peşrev filan da mutfağa giremiyor. Bizim yıllarca yaptığımız mutfakta akan sohbetlerden birisinde yapımcılığım tuttu, organikliğini bozmadan sohbeti video kaydına aldık. Yemek yapmadık ama bir dahaki sefere yapmayı planlıyoruz.

    Sohbet mi? Her zamanki gibi hayatın kendisi olan konularla akıp gitti! “Biz ne yapmalıyız?” sorusuna cevap aradık. Madonna’nın şarkısından, haç kolyesinden başladık, Hristiyanlık tarihine uzandık, Hawking’ten Aristo’ya, şair Nef’i’den Francis Bacon arasında çağdaşlık ve bağdaşlık kurup Batı’nın gelişmesiyle bizim duraklamamız üzerine kafa yorduk. Trump Amerika’sını konuşmayı ihmal etmedik.

    Her şey yaşadığımız dünyaya bakmanın, görmenin, gördüğümüzü doğru okumanın yöntemini öğrenmek ve öğretmek için... Alev Alatlı’nın hep dediği gibi; “Dünya bir ayettir, onu doğru okumak lazım...”

    Nasihatname adında bir kitap yazdığınızı biliyorum. Neden ismi Nasihatname?

    Çünkü tarih veya bilim kitabı değil. Din kitabı da değil. Ama bir kombinasyon. Bu kitapla okura, özellikle genç kuşağa 21. yüzyıl için bir avans vermek istiyorum. Bu saat itibariyle 30 yaşında bir gençse, benim yaşımı ona ilave edeyim, 70 de benden olsun, böylece 30 yaşındayken 105 yaşında gibi bir bilgiye sahip olsun istiyorum. Avans derken bunu kastediyorum. Tecrübe, bilgi, ne, nerede, ne oluyor? Bu avansla dünyaya tekrar bakmaya başlasınlar.

    Bunun eksikliğini mi görüyorsunuz?

    Görüyorum. Zaten benim bütün hayatım buna bir çare bulmakla geçti. Başımızı sudan çıkarıp etrafa bakmayı bir türlü öğrenemedik. Bunu görüyorum ve evimizi yıkanın bu olduğunu düşünüyorum. Hep söylediğim gibi dünya bir ayettir, onu doğru okumak lazım...

    “Başımızı çıkarıp etrafa bakmak” derken ne anlatmak istiyorsunuz?

    Mesela en az bildiğimiz konu Hıristiyanlık. Kur’an’dan yola çıkıp bildiğimizi zannediyoruz. Kur’an’ın karşısında boynumuz kıldan ince. Fakat bunun bir pratiği var. Bu pratiğin ne Kur’an’la ne de diğer kutsal metinlerle hiçbir ilgisi yok. Biz bunun işaretlerini bir türlü yakalayamıyoruz.

    Amerika’yı Hıristiyan Zannediyoruz

    Biz Kuran’daki Hıristiyanlık bilgilerini yeterli sayıp, Batı’daki Hıristiyanlık tarihini ve gelişmelerini hiç görmüyoruz mu diyorsunuz? 

    Evet. Biz Amerika’yı Hıristiyan zannediyoruz.

    Değil mi?

    Değil. Kendi kutsal metinlerine göre bile değil. Nasıl bir dönüşüm yaşıyor? Hangi noktada içi boşaltılıyor? İçine ne konuyor? Bunların hiçbirinden haberimiz yok. O yüzden “Medeniyetler çatışması, İslâm’la Hıristiyanlığın kavgası” gibi şeyleri yutuyoruz. Yok ki öyle bir şey.

    Özellikle Avrupa’da Batı ve Doğu çatışması konuşuluyor…

    Çünkü Batı buna bir kılıf bulmak istiyor. Meselenin aslının ne olduğunu anlayabilmemiz için bizim ne denmek istediğini bilmemiz lazım. Bunu yapmıyoruz.

    Nasihatname’de bu konuları mı açıyorsunuz?

    Evet. Mesela Hz. Süleyman Mabedi iyi bir örnektir. Biz Hz. Süleyman’ı yere göğe koyamayız. Öyle değil. Batı’da büyü-tılsım kitabıyla meşhurdur. Akla gelebilecek en bağnaz, bâtıl… Yani dokunulacak gibi değil. Kraldan çok kralcıyız. Mecburen tabii. Bilmediğimiz için, göğüsleyemiyoruz. Göğüsleyemezsek, biz bu dönemeci alamayız, ondan korkuyorum. Sürekli kendimize göre yorum yapıyoruz. Eh, doğru çıkmıyor tabii.

    Doğru çıkmadığı gibi ona karşı doğru strateji de geliştiremiyoruz. Batı’da görmediğimiz şeylerden biri Hıristiyanlık. Bir diğeri nedir?

    Batı’da her şey Hıristiyanlıktan çıkar. Ona alınan tavırdan, değiştirmekten, içini boşaltmaktan, yerine bir şey ikame etmekten vs. O yüzden çok derin bir konu. Hıristiyanlıktan hâlâ hınçlarını alamamış ekipler var. Onların dönüşümü var. Onların buna göre aldıkları pozisyonlar var. Nasıl anlatayım; “Âdem yasak meyveyi yedi diye atıldı. O yüzden ben ömrüm boyunca günahkâr sayılacağım” diye düşünen insanlar var. İçine yedirememiş adam. Hemen olmuyor bu iş; asırlar alıyor. Böyle bir duygunun dallanıp budaklanması var. Değişik yerlerden fışkırması var. Ve bunun ucu Stephan Hawking’e kadar gidiyor.

    Protestanlıktan başlıyor…

    Tabii. Hiçbir şeyin farkında değiliz. 2015 itibarıyla 43 bin Hıristiyanlık tarikatından bahsediliyor. 2020’ye kadar 50 bine çıkacak diye hesap ediyorlar. Bunu söyleyen papaz okulu. Televizyon yıldızı Oprah Winfrey’in kendi kilisesi var. Düşünün. Biz bunları kestiremiyoruz. Bu olayların Türkiye’ye yansımasını hiç kestiremiyoruz. Örnek; Cizvitler başlı başına bir konudur. Cizvit okullarının farkında değiliz.

    Bir ara yabancı fonların Türkiye’de üniversite kurup kurmamasına izin verilme meselesi YÖK’te konuşuluyordu. Liberal bir ekonomi açısından bakarsanız “tabii” dersiniz. Fakat bakıyorsunuz, ‘‘Cizvitlerin fonu Laureate Okulları’’dır. 91 tane. Bilgi Üniversitesi onlardan biridir. Bu fon kaşına gözüne gelmiyor. Para kazanmaya geliyor. Onlara ödenecek para Türkiye’den ne götürüyor? Ve neden? Böyle bir fonun çok fazla liberal takılması mümkün değil. Yani neye Cizvit yapsın ki böyle bir işi? Bir ayar veriyor bir taraftan.

    Topluma veriyor…

    Peki, hakikaten bunu istiyor musunuz? İş öyle bir noktaya geliyor ki işin bizatihi içinde olan öğretim üyesi farkında değil.

    Bacon ve Nef’î Aynı Düşünce Çizgisindeydi

    Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji okuyan bir öğrencinin makalelerine bir göz attım. Bir tanesinin içinde bile Erol Güngör, Mümtaz Turhan yok. Yapılan ödevler, yazılan makaleler yabancı bilim adamlarının sosyoloji bakışlarından oluşuyor. Boğaziçi’nde neden Türk sosyologların makaleleri okutulmaz?

    Osmanlı tarihi Türkiye’de neden İngilizce okutulur? Tarih dediğiniz şey belgeye dayanır. Osmanlı tarihinin belgesi İngilizce değil. Peki, neden İngilizce veriyorsunuz? “Bizde yok” varsayımı ile yapılıyor. Bana sorarsanız Boğaziçi Üniversitesi, İngilizce öğretmekten aciz. Bir dil konuşuluyor. Fakat eline sahici çeviri bir metin verin, Türkçeye çeviremiyor.

    Gerçekten zor bir durumdayız. Ne Batı’yı ne de Doğu’yu biliyoruz. İkisinin ortasında tam bir küşayiş yaşıyoruz. Nef’î’nin “Çarh ile söyleşemem âyînesi sâf değil” diye yazarken, baktım Francis Bacon ile Nef’î aynı yıllarda yaşamışlar. İkisi de iki yıl arayla ölmüşler. Londra neresi, Erzurum neresi? Londra’dan Erzurum-Pasinler’e aynı düşünce çizgisi. Nef’î bir dehadır. Bu kadar mı kopukluk olur.

    Bacon’u bilen Nef’î’yi bilmiyor…

    Bugün biz ne Bacon’u biliyoruz ne de Nef’î’yi. Bacon’un ömrü, hatta yazdığı kitaplar, Batı dünyasını Eflatun ve Aristo’nun felsefesinden kurtarmak üzere planlanmıştır. Eski Yunan’ın felsefesi ve düşünce yönteminden... Eski Yunan’ın düşünce mantalitesinden kurtulamazsanız, İngilizlerin o deneysel bilimine yetişemezsiniz. Bacon, Yunan felsefesini bir kenara koyarak “ne Kudüs ne Atina” diyen adamdır. Deneyselci bilimi ortaya koydu. Aynı zamanda politik olarak çok güçlü bir başbakandı. Francis Bacon 1626 yılında ölmüş. Bir bakıyorsunuz, yıl 1941, Atatürk’ü gömmüşler. Hemen ardından Hasan Âli Yücel geliyor. Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu el ele tutuşup “Biz bu işi yapamadık, çünkü eski Yunan’ı bilmiyoruz” diyor. Hasan Âli Yücel ve arkadaşları eski Yunan’ı Türk eğitim sistemine getirip yerleştirdiler.

    1940, atom bombasının imal edildiği yıldır. Ve sen romantik bir şekilde eski Yunan’ı okutuyorsun. Gel de ağlama.

    Gazâlî’ye Haksızlık Edildi

    Avrupa başka bir bilimsel bakışa geçmişken, Hasan Âli Yücel Türk eğitim sistemine Yunan felsefesi ve bilim bakışını getirdi. Bu Türkiye’ye ne kaybettirdi?

    Çok şey kaybettirdi. Tazimat’tan itibaren öyle. Aristo kadar çok çevrilmiş adam yoktur. Aristo’yu çevirmek aynı zamanda din anlayışını da etkiledi. İslam’ı Yunan mantığı ile temellendirmeye sebep oldu. Gazali’ye, Yunan felsefecilerini eleştirdi diye haksızlık edildiğini düşünüyorum.

    Neden?

    Çünkü Gazâlî -böyle bir ilahiyat bilgim yok ama- fen bilimlerini, tabii ilimleri reddeden bir adam değildi. Tersine gözlemi vardır. Hatta bazen yorum meselesidir. “Allah Allah, bak evrimden bahsediyor” diyeceğiniz kadar da canlıların değişiminden bahseder. Hıristiyanların öfkesi nedir? Yani Hıristiyanlığın içinin boşalması nereden başlar? Nasihatname kitabının bir yerinde bu var. Bir takım hadis-i şerifler var, onları sıralıyorum ve diyorum ki “Bacon’un eline geçseydi bu hadisler, adam daha ne isterdi…” Çünkü İslâm’da bilgiye, bilime, bilgi edinmeye kısıt yok.

    Hatta teşvik vardır…

    Evet, Kur’an’da var. Değişik şekillerde tefsir ediyorsunuz. Kimi diyor ki o bilim, o bilim değil. Kim demiş? Ayete baktığınızda pekâlâ öyle de yorumlandığını görüyorsunuz. Buna mukabil Hristiyanlığın derdi orada kesilmesi. Büyük bir iddia olacak. İnşallah benden daha iyi bilenler bu işe bakar. İddiam şu; İslâmiyet Helenleşiyor.

    İslâmiyet’in Helenleşmesinden sonra Bizans etkisine girmesi durumu da var değil mi?

    Bu kaçınılmaz bir şeydi. Gazâlî’ye haksızlık edildi derken onu kast ediyorum. Gazâlî felsefecilere kızıyor. Haksız da değil, şöyle; “kendi aklının doğrusuna gidenler” diye bir lafı vardır. Hakikaten aklının doğrusuna gidiyor. Aklının doğrusuna gittiği zaman deneyin önemi kalmıyor. “2 hidrojen ve 1 oksijen su yapar” diyemiyorsunuz. Çünkü alıp kendi aklına göre yorumluyor. Özellikle bunu Aristo çok sık yapar. Aristo veya Eflatun tek cümleyle anlatılacak adamlar değil.

    Eflatun’a dönelim. Devlet diye bir kitabı çevrilidir. “Devlet” değil, aslında onun adı “Cumhuriyet”tir. Onu okuduğunuzda gördüğünüz bir şey vardır. Altın olanlar, gümüş olanlar ve bronz olanlar diye halkı üçe bölmüştür. Altın olanlar, malum elit kesim ki babadan oğula geçer. Ortadakiler askerler ve elitin çıkarları doğrultusunda savaşmakla görevli. Ötekileri sayma zaten. Onların işi gücü üretmek. Peki ahlak nedir? Haddini bilip onların içinde kalmak, hır çıkarmamaktır. Artı, dünya ve kâinat görüşü durağandır, kıpırdamaz. Hiçbir şey değişmez. Milleti üçe bölüyorsunuz. Öjeniksin başlangıcıdır bu.

    Öjeniks derken?

    İnsan ırkının ıslahıdır. Sparta’dan başlar, Atina’da kabul edilir. Aristo kabul eder. Yani bir ihtiyarlar heyeti kuruyorsunuz, geliyor çocuğa bakıyor, “Bu işe yarar, bu yaramaz; bu hastadır, bu değildir” diyerek öldürüyorlar çocuğu.

    O dönemde!

    Bakın ne kadar şaşırdınız değil mi? Öjeniks meselesinin aslı Yunan’dır. Oradan Darwin’e geldi. Çünkü Darwin’in başlangıcı bitkilerin ıslahıydı. İlk öjeniks cemiyeti 1926’da Amerika’da kurulmuştur. Hitler ağzı süt kokan bebekti.

    Biz bu sürecin Nazilerle başladığını biliyoruz…

    Amerika’da başladı. 7-8 vilayette kabul edildi. 67 bin adam ya kısırlaştırılmış ya da öldürülmüştür.

    Gerekçe olarak ne gösteriliyor?

    Sakat veya özürlü olması. Öjeniks geliyor. Kör tuttuğunu belliyor gibi Türkiye. Bu çok kötü. Kafalarımız öyle. “Bir insanın şu tarafta parlak fikri varsa şayet, diğer tarafta yok” diye bir şey yok. Bütünü görmeye çalışmak lazım. Bunu bir türlü öğrenemedik.

    Irkların ıslahına, ideolojik olarak insanın ıslahı olarak da bakabilir miyiz? Bugün için bir karşılığı var mı?

    Daha derin bir şeyden bahsediyorum. Bu adamın sadece derisinin siyah olması değil, renk meselesi değil. Beyazları öldürdüler. 67 bin öldürülen insan siyah değildi. Beyaz adamdı, ama hastalıklıydı. Tıpkı ineklere bakar gibi. Bu işe yaramaz, bundan damızlık olmaz; kesip yiyelim. Olay budur. Bu o kadar derin bir konu. Şimdi de devam ediyor. Öyle bir devam ediyor ki… Zekâ testlerinin ne olduğunu zannediyorsunuz?

    Anne karnında müdahalelerin, çocuğun özürlü olması hâlinde kürtaj yapılması gibi…

    Onu bile anne sağlığını düşünerek affedebiliyorum. Ama zekâ ve yetenek testlerini; hayır. Zekâ ve yetenek testlerinden geçenlerin hepsi beyazdır. PISA değerlendirmeleri de bu çerçevede incelenebilir.

    PISA’yı da mı bu çerçevede görüyorsunuz?

    Biri diğerini tetikliyor. Zekâ testini kabul ettiğiniz zaman, “Bir de şuna bakalım” dediğiniz anda oradan bir şey çıkıyor ve başka şeyleri ölçmeye başlıyorsunuz. Ölçüm, işin bir tarafı. Bir noktaya geliyor, bu sefer ölçmeye itiraz başlıyor. İnsanların içine fenalık geliyor. Çünkü onlar da bilimsel olaylardan nefret etmiş. Bu reaksiyon nedir? Dediğim gibi başımızı suyun üzerine çıkarmamız şart.

    Siz Neyseniz Eğitim Sistemi Odur

    Eğitim sisteminin bunda etkisi yok mu?

    Katılıyorum ama hiçbir eğitim sistemi boşlukta tekemmül etmez. Neyseniz eğitim sistemi de odur. Âllame-i cihan olsaydı Hasan Âli Yücel bu durumu çözemezdi. Çünkü bu bir bütün. Bir şeye ihtiyaç duymalısınız. Tamamen bunun farkında olsa bir bakan, çırpınsa çırpınsa nasıl olacak?

    Bu bakış da çok olumsuz bir tablo ortaya koymuyor mu?

    Bence de çok mutsuz bir tablo çıkarıyor. Fakat bakanlıktan yola çıktığımızda böyle oluyor. Bakanlık ne yaparsa yapsın “ben işime bakarım” derseniz bu durum toparlanır. Bu, ortaya koymak ve ikna etmek meselesidir. Gelinen noktada bilen insanların kendi ışıklarını, deniz fenerlerini yakması lazım. Beklemekle olmaz. Herkes kendi deniz fenerini yakacak… Birinin cesaret etmesi lazım.

    Deniz feneri yakmak derken neyi kastediyorsunuz?

    Hiçbir şey yapamıyorsak yazmalıyız. İnsanları aptal yerine koymamalıyız. O kabalıktan vazgeçmek lazım. Basının mutlak suretle kendini toplaması lazım. Ha toplamıyor mu? O zaman kendi deniz fenerinizi yakmanız lazım. Gerekirse oturup kendi gazetenizi çıkarmanız lazım. Hakikat ortaya çıkmalı. Niye bir birimizi kandırıyoruz?

    Bilgide Evrensel, Yöntemde Yerli Olmayı Öğrenmeliyiz

    21. yüzyıl eğitim sisteminde kimler, neler ve ne şekilde okutulmalı?

    Muhasebede bir usul vardır. Bir ambara mal koydunuz diyelim. Bunun bir girişi, bir de çıkışı vardır. En arkadakini mi yoksa en öndekini mi çıkartırsınız? En arkadakini çıkartırsanız fiyat daha düşük olur. Dolayısıyla ürettiğiniz malı daha ucuza mâl etmiş gibi olursunuz. En öndekini çıkarırsanız gereğinden fazla pahalı olur, satamayabilirsiniz. Bu açıdan bakarsak Türk eğitim sistemini son giren-ilk çıkan şekilde ayarlamak lazım.

    Mesela?

    Ben olsam felsefe okutmaya Hawking’den başlatırım ve “Bu adam niye bunları söylüyor ve nasıl söylüyor?” diye geriye giderim. Bu durum İngilizce kursuna gitmeye benzer. 1. Kur’dan başlarsanız katiyen bitiremezsiniz. Felsefe daha kötüdür. Onun için “New Ager”lardan başlatmak lazım. “Bu adamlar bu hâle nasıl geldi?” diye geri okumalar yapmalıyız. En son hikâyeden geriye doğru.

    Hawking dışında başka kimleri okuturdunuz?

    Einstein okuturdum, kuantum fiziği okuturdum. Gelinen noktada “ne oluyor” deyip geri bakmalarını sağlardım. Üniversitede yapmak istediğim bu. Nasıl oluyor da Madonna gibi bir kadın, bir klipte boynunda koca bir haçla İsa ile sevişiyor? Nasıl bir şey bu? Bu soruyu ortaya atardım ve “Bu nasıl olabilir?” diyerek geriye giderdim. İşi güncelden alıp gerilere götürmek lazım.

    Siyasete geldiğimizde, Trump Vatikan’a gidiyor ve Papa’nın elini tutmak istiyor. Fakat Papa izin vermiyor. Bunu nasıl okuyacağız?

    Son Papa’nın Amerikan paralı Katoliklerle el sıkıştığını bilmemiz lazım. Ne konuda el sıkışıyorlar? Mesela eşcinsel evliliklerin kabulü. Önceki Papa Ratzinger’e eşcinsel evliliklerini onaylatamadılar. Şimdiki Papa, “Eşcinseller de kilisede evlensin.” dedi. Trump’tan neden uzak duruyor, diye soruyorsunuz. Her konuya din çerçeveli bakmamak lazım. Trump’a yakın durmamasının dünya kadar sebebi olabilir. Çok farklı açılardan bakabilmemiz lazım. İlle de her gördüğünü bir sonuca bağlamak zorunda değilsin. Bunu öğretmek istiyorum. Benim görmek istediğim eğitim sistemi bunu yapabilmeli.

    Biz her gördüğümüzü “Batı bizi sevmiyor” sonucuna bağlıyoruz. Bu doğru mu?

    Tabii ki değil. Bu çocuksu bir sonuç. “Sen beni sevmiyorsun, topumu alır giderim.” demektir bu. Bizim bir problemimiz var; biz bir şeyin nasıl olduğunu değil, nasıl olması gerektiğini düşünür, kavga ederiz. “Ama olmalıydı, neden olmadı?” deriz. Bırakalım bunları. Şimdi ne yapıyoruz ona bakalım. Bizim hayatımız böyle geçiyor. Türkiye’nin bütün bir sol hareketi bu yüzden rezil oldu.

    Hayalinizdeki eğitim modeline geri dönersek…

    Bizim milyonlarca genci yurt dışına gönderip yıllarca eğitecek durumumuz yok. Ama dünyayı ayaklarına getirmek mümkün.

    Bu bir slogan olarak birçok üniversitenin de söylediği şey. Fakat yapılamıyor. Siz bunu nasıl yapacaksınız?

    Yapamazlar çünkü bilgi itibariyle evrensel, yöntem itibariyle yerli olmayı öğrenmek lazım.

    Yerli derken…

    Yerli çocuğun ihtiyacı çok iyi saptanmalı. Ben üniversitelerde böyle bir şey görmüyorum. İyisiyle, kötüsüyle, bozuk Türkçesiyle, köylülüğüyle bu çocuklar bizim çocuklarımız. Bu çocukları nasıl dünyada söz söyler hâle getirebilirsin? Benim derdim bu. Nerde ne konuşacağını bilmesi için o dünyayı tanıması lazım. Başta politik olmak üzere geriye dönerek tanıyabilir. Merkel Hanım karar verdi, uçakları İncirlik’ten alacak ve başka yere götürecek diyelim. İncirlik nedir? NATO nedir? NATO’nun tarihi nedir? Biz bu işe nasıl ve niye girdik? Uluslararası hukuk nedir? Bu soruları cevaplayabilecek bir eğitim vermemiz gerekiyor.

    Amerika’da master seviyesinde bir öğrencinin günde okuması gereken ortalama sayfa sayısı 400’dür. Bugün okumazsanız, ertesi gün o sayı 800’e çıkar.

    Büyük bir rakam değil mi bu?

    Öyle. O hızlı okuma kursları nereden çıktı sanıyorsunuz? Üniversite mezunu olmak 24 saat bir iştir. Bunun hemen olmayacağını biliyorum. O kadar naif değilim.

    Bugünkü gençlerin internetle birlikte okuma alışkanlıklarının değiştiği düşünülürse…

    Hayır, öyle düşünmüyorum. Benim gençliğimde de bu böyleydi. O zaman da futbol vardı. İnternetle bir şey kaybettiğimizi düşünmüyorum. Yapmak istediğim şeylerden biri ilk seneden çocuklara okur-yazarlık kazandırmak. Dünya okur-yazarlığı. Dünyayı okuyabilmek. Peki nereden? Tabii Türkiye’den hareketle. En az üç tane ortak ders konulmalı. Bunlardan biri ekonomiye giriş olmalı. Ben üniversite çağındaki bir çocuğun ödemeler dengesinin ne olduğunu bilmeden mezun olmasının bir skandal olduğunu düşünüyorum.

    “Dünya Bir Ayettir, Onu Doğru Okumak Lazım”, Bilimevi Kadın dergisi, Ocak-Şubat-Mart 2018, sayı 4.

     

    Röportaj: Ayşe Böhürler
  • Ümmet-i Muhammed miyop olmuş. Önüne koyulan şeyden gayrısını görmez gözleri. Evet ümmet derken, senden bahsediyorum. Evet, bu yazıyı nefsine almayan senden bahsediyorum. Hâlâ nefsini sorgulamayan senden bahsediyorum. Uzağı görmeyen senden bahsediyorum. Uzaktaki kimsesiz çocuğu görmeyen senden bahsediyorum. Kulağına fısıldayan şeytanın sesinden başka diğer tüm seslere sağır olan senden bahsediyorum. EVET SEN! Evet sen Ayşe… Evet sen Mehmet… Evet sen Fatma… Evet sen!
    KÖR olmanın bile bir şerefi vardır. Kandırmaz insanı. Doğrudur. Dosdoğru! Körse, kördür, görmez.
    Peki sen kardeşim! Sen de mi körsün? Din kardeşlerine yapılan zulme sen de mi körsün? Yoksa eliyle gözlerini kapatıp bu zulme “Ben bakmaya dayanamam ki…” deyip bakamayacağın sahneleri, din kardeşlerinin YAŞAMASINI anlamaya da mı körsün? SAHİ YAPILAN VİCDANSIZLIĞA BAKAMAYACAK KADAR DA MI KÖRSÜN?
    Göz görmez.
    Göz bakar.
    Kalp görür.
    “Bakamıyorum.” Deyişin bu hususta gözünle alakalıdır. Ben sana bak demiyorum. Zira ikimiz de biliyoruz ki:
    SEN GÖREBİLEN BİR KÖRSÜN!
    Görebilen ama susan. Susan ve ses çıkarmayan. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” diyen…
    YALANCISIN SEN! Kendini kandıran bir yalancı…
    “FİLİSTİN’İ… GAZZE’Yİ… ARAKAN’I… MISIR’I… KUDÜS’Ü… SURİYE’Yİ… düşünüyorum.” diyen bir yalancı!
    Düşünen insan, dertlenmez mi be kardeş?
    AĞLAMAZ MI?
    ACIMAZ MI?
    Onlara değil, kendine…
    Rüyalarına girmez mi insanın Kudüs!
    Yoksa, Instagram’da Facebook’ta Twitter’da; KURU, BOŞ CÜMLELERLE PROTESTO MU EDER KUDÜS’E YAPILANI?

    Riyakârlık yerine içinde saklamaz mı insan Kudüs’ü?
    “AH!” çekmez mi içten içe…
    Her namaz sonrası dua etmeye üşenen biri olmak yerine; dakikalarca dua etmez mi Kudüs’e?
    Bulunduğu ortamda “O ona şunu demiş, bu buna bunu demiş.” Demek yerine “KUDÜS BİZİM DAVAMIZDIR!” deyip dava adamı yetiştirmez mi Kudüs’e?
    SAHİ…
    KUDÜS’Ü SEVEN DÜNYAYI SEVER Mİ?
    Peki
    DÜNYA’YI SEVEN KUDÜS’Ü İSTER Mİ?
    Hayır…
    Kendini kandırma yine!
    KUDÜS’Ü SEVEN KUDÜS’Ü İSTERDİ…
    KUDÜS’Ü SEVEN DERTLENİRDİ…
    KUDÜS’Ü SEVEN ‘’EY ÜMMET!’’ DEYİP SİLKELENİRDİ…
    KUDÜS’Ü SEVEN SEN DEĞİLDİ!
    ÇÜNKÜ KUDÜS…
    ÇÜNKÜ KUDÜS, ŞEHİTLİK MERTEBESİYDİ…
    SAATLERCE BOŞ BOŞ İNTERNETTE GEZEN SEN!
    KUDÜS’Ü ANLAYAMAZSIN…
    KUDÜS’Ü SEVEMEZSİN.
    “ÜMMET!” DİYEMEZSİN!
    ÇÜNKÜ KUDÜS…
    ÇÜNKÜ KUDÜS’Ü SEVMEK; KÖRLERİN İŞİ DEĞİL BAYIM!
    SEN İSE, HÜCRELERİNE KADAR ÂMÂ OLMUŞSUN.
    KENDİNE GEL BAYIM!
    KUDÜS’E GEL!
    “YA ŞAFİ!” DE VE UYAN!
    BATI’NIN KÂBUSUNDAN UYAN!
    İŞTE… EN GÜZEL RÜYA:
    KUDÜS!
    İLLA Kİ UYUYACAKSAN, ONUN OMZUNA YASLAN!
    ÇÜNKÜ KUDÜS;
    ANADIR.
    YÂRDIR.
    YÂRADIR…
    KUDÜS’Ü SEVMEK BAYIM…
    KUDÜS’Ü SEVMEK!
    Hani der ya şair:
    “Doğudan mı batıdan mı
    Yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüs’e
    Ben çok önceden çıktım Doğu’dan
    Anneler her yerde ararlar beni…”
    BİZ ÖYLE DERTLENELİM Kİ KUDÜS’LE… ÜMMETLE…
    KAYBOLDUK SANSINLAR BİZİ. ARASINLAR. Yaramaz çocuklar gibi değil, dertli çocuklar olalım giderken.
    DERTLENELİM!
    Birbirimize:
    “Yürü kardeşim, ayaklarına Kudüs gücü gelsin.” Diye
    Haykıralım!

    Haykıralım ki duysun cümle âlem!
    DUYSUN ÜMMET!
    ÇATLASIN FİRAVUN!
    Gel kardeşim…
    Bugün de biz dertlenelim Kudüs’e
    AÇ GÖZLERİNİ
    KÖR DEĞİLSİN.
    GEL KARDEŞİM!
    “Gel… Anne ol. Çünkü anne, bir çocuktan bir Kudüs yapar."...

    -SÖZLER KÖŞKÜ
  • Engellilerin Bilmesi Gereken Tüm Yasal Haklar tüm detaylar ile...
    Anayasanın 10 Maddesine ilave edilen (2010 yılı referandumunda ) cümlede pozitif ayrımcılık gereği ''engelliler hakkında alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olamayacağı'' ifadesi yer alır. • Anayasanın 42. maddesi 8. fıkrası; “Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır”.
    • Anayasanın 49. maddesi; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.”
    • Anayasanın 50. maddesi 2. fıkrası;'' Bedenî veya ruhî yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar''.
    • Anayasa 70. madde; “Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” .
    • Anayasa 70.Madde 2. fıkra; “Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.”
    • 5378 Sayılı Engelliler Yasası Madde 15;'' Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez.Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.''

    Engelli hakları konusundaki taleplerimizin yasal dayanaklarını Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinden. Anayasa ve 5378 Sayılı Engelliler Yasasında yer alır.

    Engelli çalışanlar hakkında 2014 EPSS Yönetmeliğinde aşağıdaki hükümler yer alır:
    • MADDE 16 ‒ (1) Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve engellilerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için engel durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç ve gereçleri temin etmek zorundadır
    • (2) Engelliler, engelliliklerini artırıcı ve ek engel getirici işlerde çalıştırılamaz.
    • MADDE 10-(3) Engellilerin istihdam edileceği uygun münhal kadro bulunmadığı takdirde hizmet gereklerine ve genel hükümlere göre diğer münhal kadrolarda değişiklik yapılarak gerekli kadrolar temin edilir. Engelli personelin istihdam edileceği birimler engellilerin engel durumları dikkate alınarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca belirlenir.

    ENGELLİ HAKLARI
    KAMUSAL HAKLARDA İNDİRİM
    • Su İndirimi
    Her belediye su indirimini en az %30 oranında uygulamak zorundadır.Bu indirimi yapmayan belediyeler için şikayet hakkınızı kullanınız.
    Ankara’da su indiriminden (%50 oranında)yaralanmak için 18 yaşını doldurmak gerekmektedir.Ev sahibi,kiracılar ve lojmanda oturanlar su indirimi yaptırabilirler.Ev sahipleri ve kiracıların evin deprem sigortası belgesini göstermeleri gerekmektedir.
    Elektrik ve doğalgazda indirim yoktur.

    • Digitürk İndirimi
    % 50 indirimlidir.Bilgi için (212) 4737373 arayınız

    • Türk Telekom Sosyal Tarife
    Türk Telekom Sosyal Tarife engelliler için düzenlenmiştir.
    Başvuru için engelli raporu,nüfus kağıdı fotokopisi gereklidir.İlgili Telekom Merkezine engelli birey ile ya da vasi kararı ile başvuru yapmalısınız.

    • TTNET ve Fiber İnternet
    Yaş sınırı olmaksızın %25 indirimlidir.Bu indirimden yararlanmak için Türk Telekomu arayabilirsiniz.(444 0375)

    • Uydunet ve Turkcell Süperonline
    Bu hizmetlerde %25 indirim mevcuttur.

    • Cep Telefonu Hizmetlerinde İndirim
    Turkcell ,Avea ve Vodafone' da engellilere özel tarifeler mevcuttur

    Ulaşımda İndirim

    • Şehir İçi Ulaşım
    Belediye otobüsleri,Metro seferleri,TCDD ve Deniz Yollarının şehir içi seferleri ücretsizdir.’’Ağır engelli’’ibareli raporu olanların bir refakatçisi engelli kişi ile beraber olmak şartıyla ücretsiz ulaşımdan yararlanır.

    • TCDD ve Deniz Yolları
    Devlet Demiryollarına ve Deniz Yollarına ait şehir dışı seferleri ücretsizdir.’’Ağır engelli’’ibareli raporu olanların bir refakatçisi engelli kişi ile beraber olmak şartıyla ücretsiz ulaşımdan yararlanır.
    Not:Ücretsiz seyahat hakkı için Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerinden alacağınız ‘’Engelli Kimlik Kartı’’ geçerlidir.

    • Şehirler Arası Otobüslerde İndirim
    %30 indirim mevcuttur. Refakatçi indirimi yoktur.
    İnternetten bilet alımlarında bu indirimden yararlanılamamaktadır.
    Engelli indirimi yapmayan otobüs firmaları hakkında tutanak tutturup Ulaştırma Bakanlığına bildirebilirsiniz. Ya da aldığınız bilet ve engelli kimlik kartınızın fotokopisi ile beraber BİMER' e şikayet ediniz.
    Otobüs firmaları size '' otobüste bir engelliye (bu 2 veya 3 olabilir) indirim yaptık,kontenjan doldu ''der ise mutlaka itiraz ediniz. Hiç bir yasal dayanağı olmayan bu sınırlama için yine BİMER'e şikayette bulununuz. Size Karayolları Trafik Yönetmeliğine dayanarak kontenjan uyguladıklarını söylerlerse bu yönetmelikte her engelliye indirim uygulanacağının belirtildiğini söyleyiniz.
    Karayolları Taşıma Yönetmeliği 57.madde 11.fıkra:(Değişik ibare:RG-21/8/2009-27326) % 40 oranında engelli olduğunu belgeleyen kişiler için bilet ücreti geçerli ücret tarifesi üzerinden % 30 indirimli düzenlenir.

    • THY İndirimi
    %25 indirim mevcuttur.
    Ancak ekonomik bilet alanlar ile internetten bilet alanlar bu indirimden yararlanamamaktadır.
    Tekerlekli sandalyede olanlar,görme ve işitme engellinin ikisine birden sahip olanlar tek başlarına seyahat etme özgürlüğüne sahip değillerdir.Bu kişilerin yanında mutlaka refakatçi bulunmalıdır.

    ARAÇ ALIMLARINDA ÖTV VE MTV MUAFİYETİ
    % 90 ve üzeri engelli yakını olanlar ÖTV (Özel Tüketim Vergisi)ve MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) muafiyetli sıfır araç alma hakları vardır.
    Kendisi H sınıfı ehliyet sahibi olup ''özel donanımlı araç kullanabilir '' ibareli sağlık kurul kararı alanlar da engel oranına bakılmaksızın (engel oranı %90'ın altında olması halinde) sol ayak veya sol bacak engeli bulunanlar otomatik vitesli araç, sağ ayak veya sağ bacak engeli olanlar otomatik vitesli araçlara engellerine uygun hareket ettirici tadilatlar yaptırarak ÖTV ve MTV muafiyetli araç alabilirler.
    Ayrıca %90 ve üzeri engelli yakını olanlar,engelli yakını tarafından kullanılması ve engelli kişinin ortopedik engelli olması şartı ile yurt dışından özel tertibatlı araç getirtebilirler.
    ÖTV indirimli araç alımlarında KDV indirimine özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
    Engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullandıklarını sağlık raporu ile belgeleyenlerden engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler beş yılda bir ÖTV siz sıfır araç (sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olan) alabilir.
    MTV muafiyetinden yararlanmak için;
    Vergi Dairesine müracaat edilmesi gerekmektedir.Aksi halde aracınıza ait vergi borcu ile karşılaşırsınız.Bu durumda araç ruhsatı,engelli raporu ve nüfus kağıdı ile beraber Vergi Dairesine başvurarak borcunuzu iptal ettirebilirsiniz.
    Bilgi için bakınız ‘’Gelir İdaresi Başkanlığı 2013 Engelliler Vergi Rehberi’’
    İşitme engelliler H Sınıfı ehliyet alır ancak ÖTV muafiyetli araç alamazlar.İşitme engelliler araçlarının arkasına ‘’işitme engelli’’simgesi yapıştırmalıdırlar.
    Özel Tüketim Vergisi İstisnasından Faydalanmayan Engelliler İçin MTV İstisna Uygulaması
    Özel tüketim vergisi istisnasından faydalanmayan ancak %90’ın altında engel oranına sahip engelliler engellerine uygun özel donanım yaptırtmak şartı ile MTV muafiyetinden yararlanabilmektedir.
    Engelliler İçin Araç Park Yerleri
    ÖTV indirimi ile alınmış olması şartı ile engelli araç park yerlerine araç park edebilirler.
    Otobanlarda 15 dakikaya kadar araçlarını yol kenarına çekebilirler.
    Hava alanlarında,Belediye tarafından işletilen otoparklardan ücretsiz yararlanabilirler.
    ÖTV indirimli aracı olanlar yaşadıkları evlerin önüne ilgili belediyeye müracaat ederek Engelli Araç Park Yeri yaptırabilir.
    Araç muayene istasyonlarında engellilere ait ÖTV indirimli araçlara öncelik hakkı vardır.

    Engelli Araç Park Kartı
    Aracın ÖTV indirimli alınan araçlar içinTrafik Tescil Şubesine dilekçe ile başvurarak engelli araç park kartı temin edilebilir.
    Ayrıca %90 ve üzerinde engel oranına sahip ancak ÖTV muafiyetsiz alınan araçlar için de engelli araç park kartı verilmektedir.(Ankara Kurtuluş Trafik Tescil Şubesinden alınan bilgidir)
    Engelli kimlik kartlarını araç ön camına bırakarak aracınızı park ettiğinizde oradaki güvenlik görevlisinin inisiyatifinde olduğunuzu bilmelisiniz.

    ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN ÇALIŞANLARIN HAKLARI

    Gelir Vergisi İndirimi
    Engelli çocuğu olan kamu,özel sektör çalışanları ve serbest çalışanlar gelir vergisi indiriminden yararlanırlar.Engel oranı değişikliğinde ilgili vergi dairesine bildirim zorunluluğu vardır.Rapor süreli ise her rapor değişiminde de bildirilmelidir.
    Emekli olanlar emekli maaşında bu hakkı kullanamazlar.Ancak emekli olup serbest çalışanlar gelir vergisi indiriminden yararlanır.

    Nöbet Muafiyeti ve İzin Hakkı
    Kamu kuruluşlarında çalışan engelli çocuğu olan memur anne ve babalara nöbet ve fazla mesai muafiyeti vardır.Ayrıca bakıma muhtaç yakını olan çalışanlara günlük bakım izni konusunda kolaylık tanınması sağlanmıştır.
    Genel Kurmay Sağlık Komutanlığı tarafından 20 Mart 2014 tarihinde ‘’özel eğitime giden engelli çocuğu olanlara ve bakıma muhtaç yakını olanlara günlük izinlerinde kolaylık sağlanacağına dair’’bir emir yayınlanmıştır.
    TSK da görev yapıp bakıma muhtaç engelli çocuğu olan muvazzaf asker ve sivil memurlara Haziran 2013 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinde yapılan bir değişiklikle nöbet muafiyeti hakkı tanınmıştır.

    Engelli Çocuğu Olan Çalışan Annelere Erken Emeklilik Hakkı
    ''Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan annelerin '' yararlandığı bu haktan Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı, Tarım İşçileri ve İsteğe Bağlı Sigortalı olan anneler yararlanır.
    1 Ekim 2008 sonrası çalışılan sürenin dörtte biri oranındaki süre çalışılan süreye ilave edilir, bu süre emekliliğe kalan süreden düşürülür.
    Bilgi için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 28. Hükmü.
    Engelli çocuğun bakıma muhtaç yani raporunda ‘’ağır engelli ‘’ibaresinin olması gerekmektedir. Çocuğun bakıma muhtaçlığı devam ettiği sürece bu haktan yararlanılır.Birden fazla bakıma muhtaç çocuğu olanlar için SGK; her çocuk için inceleme yapar ancak sadece biri üzerinden erken emeklilik hakkından yararlanılır. Diğer çocukların incelenme sebebi erken emeklilik hakkının kullanıldığı çocuğun bakıma muhtaçlığı biter ise diğer çocuk üzerinden hakkın devam ettirilebilmesidir.
    Evlatlık alınan engelli çocuklar için de bu haktan yararlanılır.
    Engelli çocuğu olan babalar erken emeklilik hakkına sahip değildir.

    Refakat İzni
    Memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla (''bir kişinin sürekli bakımına muhtaçtır '' ve ‘’hayati öneme haizdir’’ ibareleri olan) aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verileceği ve gerektiğinde bu sürenin bir katına kadar uzatılacağı belirtilmiştir.Sağlık kurulu kararı çıktığı gün izin başlar.
    Muvazzaf askeri personel için refakatçi izni;3 ay ile sınırlandırılmış, bu iznin devamında 6 ay aylıksız izin hakkı verilmiştir.
    Yakınınızın engelli raporuna sahip olması refakat izni almanızı sağlamaz.Yukarıdaki şartların oluşmuş olması ve doktorunuzun uygun görmesi halinde sadece refakat iznine ait rapor verildiğinde bu hak kullanılır.

    Senelik İzin Kullanma Hakkı
    Gn.Kur.Bşk.lığının 29 Nisan 2010 tarihli ‘’Engelli Yakını Olan Personel’’ konulu emrinde ‘’Engelli yakını olan personelin amirlerin inisiyatifi ile yıllık ve mazeret izinlerini parçalara bölerek,diledikleri tarihlerde kullanmaları gibi hususlarda kolaylıklar sağlanabileceği’’ bildirilmiştir.

    Mazeret İzni
    En az yüzde % 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde, hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir sene içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar kadar,”mazeret izni verilir.
    Bu madde 657 Devlet Memurları Kanununa,926 Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa, 3269 Uzman Erbaş Kanununa işlenmiştir.
    Bu kanun maddesi sözleşmeli personel ve geçici personel için de ilgili kanunlara işlenmiştir.(Ağustos 2014)
    Mazeret izin hakkı sadece çengelli çocuklar için kullanılmaktadır. Engelli çocuğun hastaneden ya da Aile Hekimliklerinden alınacak hasta olduğunu gösteren rapor ile mazeret izni talep edilir.

    Tayin Hakkı
    Devlet Memurları Kanunu Ek Madde 39:‘’Devlet memurlarının, hayatını başkasının yardım veya bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede engelli olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen eşi, çocukları ile kardeşlerinin, memuriyet mahalli dışında resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapacaklarının özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi hâlinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dahilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya ataması yapılır.’’

    Devlet Memurları Kanunu 72 .Madde:“İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”

    Jandarma Genel Komutanlığı Atama Yönergesi: 14 Şubat 2014 Yönerge değişikliği kapsamında; tam teşekküllü askeri hastaneler tarafından verilmiş sağlık kurulu (bakıma muhtaç %90 ve üzeri ağır engelli) raporu olan engelli eş veya çocuğu olan personelin dilekçe ile müracaat etmesi halinde uygun kadro bulunması halinde atama döneminde olmak üzere kendileri ile eşlerinin memleketlerine veya daimi ikametgahlarına ataması yapılabilecektir.
    TSK da görevli devlet memurlarının sağlık durumu nedeniyle atama talepleri için;atama dönemine bağlı kalmak, bulundukları yerde çalışma sürelerini tamamlamak zorunluluğu yoktur.

    25 Şubat 2014 (Resmi Gazete Sayı : 28924) Milli Savunma Bakanlığı Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2 Maddesi ile Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin 31 inci maddesinin yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

    "Özel eğitim amaçlı değerlendirilmek üzere rapor alacakların atamaları ise; 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte, kendisine Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenleme yetkisi verilmiş, sağlık kuruluşlarından alacakları "özel eğitim amaçlı değerlendirilmesi uygundur" kararlı, Engelli Sağlık Kurulu Raporları ve Rehberlik Araştırma Merkezlerinden alacakları raporda bulunan özel eğitim imkanlarının bulunduğu garnizonlara yapılır veya ertelenir."
    Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik Değişikliği 16 Ağustos 2014:"Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği "

    • EK MADDE 3- İlgili mevzuatına göre alman sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
    NOT.Bakmakla yükümlülük Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden çalışanın üzerinden sağlık yardımından yararlanma şartıdır.(ayşe sarı,)
    Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkanları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
    NOT.Bir kereye mahsus bu haktan yararlanan memur tekrar atama istediğinde engellilik nedeniyle atama talep edemez.Bu durumda yönetmeliğin diğer hükümlerine tabi olur. (Ayşe Sarı)

    Memurun kendisinin veya beraber yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
    Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır."

    • MADDE 12- Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

    • "GEÇİCİ MADDE 5- Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir."
    NOT:Tüm kurumlar 16 Şubat 2015 tarihine dek kendi yönetmeliklerini çıkartmak zorundadırlar. (Ayşe Sarı)

    ENGELLİ ÇALIŞANIN HAKLARI
    Engelli kadrosundan işe başlayanlar ile işe başladıktan sonra engelli olanlar engelli memur olarak aynı haklara sahip olurlar.
    • İşe girişlerinde %60 ve üzerinde engel oranına sahip olanlar malulen emeklilik hakkına sahip değillerdir. Ancak işe girişten sonra engelli hale gelip %60 ve üzerinde çalışma gücünü kaybedenler malulen emeklilik hakkını elde ederler. Bu kişilerin en az 10 yıllık sigortalılık süresine sahip olmaları gerekir. Başkasının bakımına muhtaç hale gelen malul çalışanlar için bu süre aranmaz diğer şartların uygun olması halinde malulen emekli edilirler.

    • Sonradan %60’ ın altında engel oranına sahip olanlar ile işe engelli kadrosundan girenler işe giriş tarihlerine göre erken emeklilik haklarını elde ederler. 2008 öncesi işe girmiş memurlar için 5434 Sayılı Yasa hükümleri, 2008 sonrası işe girenler için 5510 Sayılı Yasa hükümleri uygulanır. Buna göre 1 Ekim 2008 öncesi işe girmiş engelli memurların tamamı 15 yılda emekli olurken, 2008 sonrası işe girenler engel oranlarına göre kademeli (15-19 sene arası) erken emeklilik hakkı elde ederler.

    • İşe girdiklerinde engelli oldukları halde engel durumlarını beyan etmeyip engelli kadrosunda olmayanlar doğuştan ya da işe girmeden önce engelli olduklarını gösteren raporlarını Sosyal Güvenlik Kurumu ya ilettikleri takdirde uygun görülürse erken emeklilik hakkını alırlar.

    •Doğuştan ya da işe girmeden önce malul durumda engelli oldukları Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca tespit edilenler (raporlarını sunmayıp sağlam olarak işe girenler) sonradan bu raporlarını sunduklarında da malulen emekli olamazlar.
    TSK da çalışanların malulen emeklilik işlemlerinde maluliyet tespiti Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre yapılmaktadır. Engel oranı %60 ve üzerinde olanların malulen emeklilik hakkı elde edebilmesi için mutlaka Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi ,dolayısıyla sağlık raporlarının tam teşekküllü asker hastanelerinden alınması gerekir.
    TSK da engelli kadrosunda olan memurlar sonradan başka bir hastalığa bağlı engele sahip olurlarsa sadece bu engelin Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre değerlendirmesi sağlıklı çalışanların değerlendirildiği maddelere göre yapılır.
    Asker hastaneler dışında alınmış sağlık raporlarının asker hastanelerde onaylanma şartı (TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi) Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Muayene Yönergesine göre zorunludur.

    Erken emeklilik ve maluliyet için alınmış raporların Sosyal Güvenlik Kurumu ya bağlı olan Sağlık Kurulunca değerlendirildiği, gerekirse tekrar raporlanma istenebileceğini ve son kararın bu sağlık kuruluna ait olduğu da bilinmelidir.

    • İş Kanuna tabi olan engelliler de işe giriş tarihlerine göre düzenlenmiş kademeli erken emeklilik hakkına sahiptirler. Ancak erken emeklilik hakkı için 1 Ekim 2008 öncesi işe girmiş olanların mutlaka vergi indirimi hakkını almış olmaları gerekir. 1 Ekim 2008 sonrası işe giren SSK' lı çalışanlar ile Bağ-Kur ve Emekli Sandığına tabi çalışanlar vergi indirimi belgesi almak zorunda değildirler.
    Bağ-Kur engelli emekliliği hakkı 1 Ekim 2008 sonrası 5510 sayılı yasa ile tanımlanmıştı.

    İstihdam
    Elli ve üzeri çalışanı bulunan özel sektör iş yerlerinde en az %3,kamuda %4 engelli personel çalıştırılması zorunludur. %3′lük yasal kotanın üzerinde engelli personel çalıştıran özel şirketlerin fazladan çalıştırdıkları engelli personele ait sigorta primlerinin tamamı Hazinece karşılanmaktadır.

    Engelli Memurun Tayin Hakkı
    Devlet Memurları Kanunu 72 .Madde “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”
    Memurlar çalıştıkları kurumlarda atama ve yer değişikliğini belirleyen kurum içi yönetmeliklere de tabidirler.
    Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik Değişikliği 16 Ağustos 2014:"Engellilik

    Durumuna Bağlı Yer Değişikliği
    • EK MADDE 3- İlgili mevzuatına göre alman sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
    NOT.Bakmakla yükümlülük Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden çalışanın üzerinden sağlık yardımından yararlanma şartıdır. (Ayşe Sarı)
    Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkanları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
    NOT.Bir kereye mahsus bu haktan yararlanan memur tekrar atama istediğinde engellilik nedeniyle atama talep edemez.Bu durumda yönetmeliğin diğer hükümlerine tabi olur. (Ayşe Sarı)

    Memurun kendisinin veya beraber yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
    Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır."

    Engelli Memurun Nöbet Durumu
    Engelli memura kendi isteği dışında gece nöbet ve fazla mesai hizmeti yaptırılamaz. (Devlet Memurları Kanunu)

    Engelli Çalışanlara Erken Emeklilik
    %40 ve üzeri çalışan tüm engellilere erken emeklilik hakkı verilmiştir. 1 Ekim 2008 öncesi işe girenler için 15 yıl, 1 Ekim 2008 sonrası işe girenler için engel oranlarına göre kademeli erken emeklilik hakkı getirilmiştir.

    Engelli Çalışanların Gelir Vergisi İndirimi
    %40 ve üzeri tüm engelli çalışanlar gelir vergisi indiriminden yararlanır.Bunun için engelli raporu,çalışma belgeleri ile ilgili vergi dairesine bir dilekçe ile başvurulmalıdır.
    Engel oranı:
    • %40-59 arası olanlar 3.Derece,
    • %60-79 olanlar 2.Derece,
    • %80 ve üzerinde olanlar 1.Derece vergi indiriminden yararlanır.

    Engelli Memurun İzin Hakkı
    • 10-16 Mayıs Engelliler Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde kamuda görev yapan tüm engelliler idari izinli sayılır.

    • Olumsuz hava koşulları nedeniyle valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki kamu görevlisi engelliler, ayrıca bir talimat ve talebe gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince idari izinli sayılacaktır. ’’
    Devlet Memurları Kanunu Madde 100:Ancak engelliler için; engel durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.

    • Görme engelliler ,az görenler,gece körlüğü olanlar ve yürüme engelliler kış saati uygulanan,mesai saatleri bitiminin akşam karanlığına denk geldiği sürece mesai başlangıç ve bitiş saatlerinin düzenlenmesini talep edebilirler.
    Devlet Memurları Kanunu Madde 101: Engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.Buna göre engellilerin çalıştırılamayacağı saatler akşam 20:00 ile sabah 06:00 arasındaki saatlerdir. Bu saatler İş Kanununda yer aldığı gibi Devlet Memurları Kanununda yer almaz. Ancak bu konuda Devlet Personel Başkanlığının 18 Eylül 2014 tarihli mütalaası bu saatleri teyid etmekte ve memurlar için de İş Kanununda belirtilen saatlerin ana alınması gerektiği ifade edilmektedir.

    Not: Memurlar için gece saatlerinin tanımlanmasına ait görüş talebi SİME-SEN tarfından yapılmıştır.
    Anayasa 50. Madde 2. Fıkra:’’Bedenî veya ruhî yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar''.

    Yetim Maaşı
    Engelli çocuğun engel oranının %60 ve üzeri olması halinde çalışan anne ya da babasının vefatı halinde çocuğa yetim maaşı bağlanır.Anne ve babasının her ikisin de memur olması halinde;sadece talep halinde maaşı yüksek olan anne ya da babasının üzerinden maaş bağlanır.Anne ve babası ayrı sigorta kollarında iseler (biri SSK,diğeri Emekli Sandığı) malul çocuk her ikisi üzerinden yetim maaşı alır.Engelli çocuğun engel oranı %60’ın altında ise engelli çocuk Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malul olarak kabul edilmediği için çocuğa yetim maaşı bağlanmamaktadır.

    Eylül 2014 Torba Yasa ile 5510 Sayılı Yasanın ilgili maddesindeki malul kelimesi yerine ‘’ağır engelli ‘’ifadesi yazılmıştır. Buna göre yetim aylığı bağlanma şartı çocuğun ağır engelli olması ile mümkün olabilecektir.
    Anne veya babasının üzerinden sağlık yardımına devam etme hakkı olan kız ve erkek çocuklar çalışmaya başladıklarında anne veya babalarının vefatı halinde yetim aylığı hakkını alamazlar.Ancak işten çıktıklarında yetim aylığı tekrar bağlanır.Bu durumun bir istisnası anne ya da babası 1 Ekim 2008 öncesi vefat edip yetim aylığı başlanmış olan yetim çocuktur.Bu çocuklar çalışsalar bile yetim aylığı alırlar.Ancak emekli olduklarında kesilir.
    Yetim kız ve erkek çocuklardan ağır engelli olup yetim aylığına devam edenler evlenseler dahi yetim aylıkları kesilmez.

    Özel Sektörde Çalışan Engelliler
    Engellilerin çalıştığı kamu kurum ve kuruluşu özelleştirme kapsamındaysa, kapatma ve tasfiye halleri dışında engelli çalışan işten çıkartılamaz .Kapatma veya tasfiye halinde işine son verilen engelli vatandaşlar ildeki Türkiye İş Kurumuna başvurmalıdır. Bu durumda iş kaybı tazminatı, kurumun diğer çalışanlara tanıdığı hakların iki katı oranında ödenmektedir.

    Malulen Emeklilik
    İşe girdikten sonra engelli hale gelenlerden engel oranı%60’ın altında olanlar engelliler için erken emeklilik hakkını alırken, engel oranı (iş gücü kaybı oranı) %60 ve üzeri olanlar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malulen emeklilik hakkını alırlar.
    TSK’ da çalışanlar malulen emeklilik için 3 Ağustos 2013 tarihli Maluliyet Yönetmeliğinin 10.Maddesine göre:(4) Maluliyet kararlarında; b)’’ Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çalışan askeri ve sivil personel ile askerlik görevi ile yükümlüleri için, 8/10/1986 tarihli ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ana alınır’’ ifadesine dayanarak malulen emekli olurlar

    • 2014 EKPSS Yönetmeliği Madde 16 ‒ (1) Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve engellilerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için engel durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç ve gereçleri temin etmek zorundadır.
    (2) Engelliler, engelliliklerini artırıcı ve ek engel getirici işlerde çalıştırılamaz.

    SOSYAL YARDIM HAKLARI
    On Sekiz Yaş Üstü Engellilik Maaşı
    2022 Sayılı Yasaya göre; 18 yaşını dolduran %40 ve üzeri engelli olanlara,gerekli şartları taşıması halinde hane geliri kişi başına asgari ücretin üçte birinden az olanlara maaş bağlanır.
    Sahip olunan ev,arsa ve aracın(ÖTV indirimli alınan araç dahil) belirlenen raiç bedeli,kira geliri aylık gelire dahil edilir.Hane gideri gelirden fazla ise fazla olan miktar aylık gelire dahil edilir.(25 Ocak 2013 tarihli 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşları ile engelli ve muhtaç Türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkında yönetmelik.)
    Not:Evde bakım maaşı hane geliri ölçümüne dahil edilir.

    On Sekiz Yaş Altı Engelli Yakını Maaşı
    2022 Sayılı Yasaya göre;18 yaşını tamamlamamış engelli olan yakınlarının bakımını üstlenenlerden,gerekli şartları taşıması halinde, geliri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık tutarın asgari ücretin üçte birinden daha az olanlara aylık bağlanır.18 yaşını tamamlamamış engelli aylıklarında, engeli yakını da genel sağlık sigortası kapsamındadır.Engelli yakını maaşı alan kişinin engelli yakını ile aynı hanede oturması şartı vardır.Engelli yakını maaşı bağlanması için anne/babanın sigortalı olmaması gerekmektedir.

    2022 Yasasına göre aylık bağlanacaklar ve bağlanmış olanlar hakkında yapılacak sosyal inceleme ile ilgili olarak aşağıdaki madde yönetmeliğe ilave edilmiştir.

    Periyodik sosyal incelemeler
    GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde yapılması gereken ilk periyodik sosyal incelemeler, 1/1/2015 ile 31/12/2015 tarihleri arasında sonuçlandırılır ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan sosyal incelemeler dahil müteakip tüm incelemelere 1/1/2016 tarihinden sonra başlanır.

    Evde Bakım Maaşı
    Engelli bireyin ‘ağır engelli’’ibareli raporu olması şartı ile yasaya göre uygun şartları taşıyan, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir asgari ücretin üçte ikisinden az olan engelli yakınlarına''evde bakım ücreti''ödenir.
    Hane içinde birden fazla bakıma muhtaç engelli var ise birinci engelliden sonraki engelli iki kişi sayılır.(1 Temmuz 2014’tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.)
    Bu maaşı bağlatanların aylık gelir hesabına göre kişi başına düşen gelir miktarı asgari ücretin üçte ikisini aştığı durumlarda durumlarını Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine bir ay içinde bildirmeleri gerekmektedir.

    Evde bakım ücreti alan kişinin engelli bireye kesintisiz 8 saat fiili bakım vermesi şarttır.
    NOT:Evde bakım maaşı alanların sigortalanması ile ilgili çalışma devam etmektedir.

    Vakıf Aylığı
    Vakıflar Genel Müdürlüğünce 18 yaşını dolduran,% 40 ve üzeri engelli olup hiçbir ad altında maaş almayanlardan gerekli şartları taşıyanlara aylık bağlanır. Vakıflar Genel Müdürlüğünden bu konuda bilgi alabilirsiniz.

    Yetim Aylığı Ve Engelli Maaşı Alanlar
    Aylık almaya hak kazanacak şekilde engelli olduğunu belgeleyen çocuklardan yetim aylığı alanların geliri, engelli olması nedeniyle ödenecek aylıktan daha düşük ise aradaki fark Hazine tarafından kapatılacaktır.

    Engelli Maaşları Ve Haciz
    Engelli bireyin aldığı sosyal yardım kapsamındaki maaşlar haczedilemez.Kişi kendi aldığı engelli maaşını isteyerek de olsa haczettiremez.


    TIBBİ MALZEME ALIMINDA HAKLAR
    Hanede kişi başına düşen miktar asgari ücretin üçte birinden az olanlar bağlı oldukları il/ilçe SYDV ye (Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfı) başvurarak almış oldukları tıbbi malzemelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ödemesi dışında kalan miktarı talep edebilirler.Burada Vakıf Değerlendirme Kurulunun kararınca kişiye ödeme yapılıp yapılmayacağı belirlenir.

    Hasta Alt Bezi
    2 yaşını dolduran engelli çocuklar için 2 yıllık olmak üzere,tek doktor imzalı raporla aylık 120 adet bez ödeneği alınmaktadır.

    Tekerlekli Sandalye (Manuel ve Akülü Tekerlekli Sandalye)
    Beş yılda bir kez olmak üzere ilgili birimlerce verilen malzeme raporu ile reçete edilmesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenen miktarda ödeme yapılarak temin edilir.

    Ortez, Protez, İşitme Cihazı, Sonda Alımı
    İlgili birimlerce raporlanan ve reçetesi yazılan malzemeler Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenen miktarda ödeme yapılarak temin edilir.

    ENGELLİ ÇOCUKLARIN ÖZEL EĞİTİM HAKKI
    Alınan engellilik raporuyla özel eğitim alması gerektiği belirtilen engelli çocuk için (engel oranı en az %20 olması şartı ile) Rehberlik Araştırma Merkezlerinin değerlendirmesi sonucu Özel Eğitim imkanlarından yararlanır.
    Özel eğitime devamlılığın sağlanması ve zorluk yaşanmaması için kurumlar engelli çocuklara ücretsiz taşıma olanağı sağlamalıdır.

    ÜNİVERSİTEDE ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN HAKLARI
    • Engellilere YGS taban puanı 20 Aralık 2013 tarihinde 100 puan olarak belirlenmiştir.
    • Her üniversitede Engelli Öğrenci Birimi oluşturulmuştur.
    • Engelli öğrencilere bazı üniversitelerde yerleşme aşamasında ek puan verilebilir.
    Bu konuda tercih edeceğiniz üniversiteden bilgi alabilirsiniz.
    • Üniversitede okuyan engelli öğrenciler yurtlarda öncelik hakkından yararlanmak için ilk kayıt olduklarında Kredi ve Yurtlar Kurumuna başvurmalıdır.
    • Bazı üniversitelerde engelli öğrencilere öğrenim ücretlerinde engel oranlarında indirim uygulanmaktadır. Tercih ettiğiniz üniversiteden bu konuda bilgi alabilirsiniz.
    • Açık Öğretim Fakültesinde ücret ödenmemektedir.
    Ancak Açık Öğretim Fakültesini mezun olmaları gereken sürede bitiremeyenler öğrenci harcında engel oranlarında indirim yapılarak ödeme yapmaktadırlar.
    • Üstün yetenekli öğrencilerin YÖK tarafından değerlendirilmesi sonucu uygun görülmesi halinde YGS ye girmeden Güzel Sanatlar Bölümlerine kayıt olabilmeleri hakkı getirilmiştir.Bu nedenle Otizmli üstün yetenekli çocuklar da bu haktan yararlanabileceklerdir.
    • Üniversiteler görme, işitme ve ortopedik engelli öğrenciler için ortam, araç, gereç hazırlamak zorundadır.
    Üniversite sınavında öğrencilerin engel gruplarına uygun düzenlemelerin yapılabilmesi için başvuru aşamasında engellilik raporlarını ÖSYM' ye vermeleri gerekmektedir.

    • Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetmeliğine eklenen madde ile tekerlekli sandalye kullananlar, görme engellilere gibi tek başına şehir içi otobüslere binemeyenlere yaşadıkları şehirde yurt imkanı sağlanır.İlgili madde şu şekildedir:
    Madde 3-“b) Şehir içi nakil araçlarından yardımsız faydalanamayan görme engelli, felçli, bir veya iki kolu veya bacağı olmayan, skolyoz hastaları olan öğrenciler hariç, öğrencinin ailesinin yurdun bulunduğu şehrin belediye sınırları dışında ikamet etmesi (Ancak büyükşehir belediyeleri sınırları içinde bulunan yurtlara, ailesinin ikamet durumuna göre başvuru alınabilecek yerleşim yerleri Kurumca belirlenir).”

    MÜZE VE ÖREN YERLERİNDE İNDİRİM
    • Müze ve ören yerlerine giriş ücretsizdir.
    • Özel işletilen müze ve tarihi yerlerde indirim hakkı işletmenin inisiyatifindedir.

    EKPSS ‘YE GİRME HAKKI
    (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı)
    • 2 yılda bir yapılan sınava her türlü engel grubuna sahip olan engelli bireyler katılabilirler.
    • Sınav ve kura yöntemiyle atama yapılır. Lise,ön lisans ve lisans mezunları sınava,ilköğretim ve ortaokul mezunları kuraya katılabileceklerdir. Sınava girmiş olanlar tekrar kura için müracaat edemezler.
    Sınav 27 Nisan 2014 Pazar günü yapılmıştır. İki sene boyunca atamalar bu sınav sonucuna göre yapılacaktır.

    EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ
    Evin mülkiyetinin engelli bireyin üzerinde olması şartı ile 200 metrekareyi geçmeyen tek evde emlak vergisi muafiyeti vardır.Ayrıca bir ev için pay sahipliği olunduğunda yine 200 metrekareye kadar olan paylar için muafiyet vardır.Bunun için evin bulunduğu belediye birimine baş vurmalısınız.Emlak vergisi indirimi sadece emlak sahipliğinde geçerlidir ,arsa sahipliğinde söz konusu değildir.
    Emlak vergisi muafiyeti için yaş sınırı,gelir ölçümü gibi kriterler yoktur.
    Sadece belirli dönemler için kullanılan evler için bu hak kullanılamaz.

    MUAYENEDE ÖNCELİK HAKKI
    Tüm hastanelerde muayene sırasında öncelik hakkı vardır.

    DEVLET TİYATROLARINDA İNDİRİM
    • Gösterileri ücretsiz izleme hakkı vardır.
    • Engelli Tiyatroları Kültür Bakanlığı'ndan maddi destek almaktadır.

    BAYİİLİKLER
    18 yaşını dolduran zihinsel yetersizliği olmayan ve vesayet altında olmamak şartı ile her engelli birey Milli Piyango Genel Müdürlüğü tarafından verilen Sayısal Oyunlar Bayiliklerini alabilirler.

    SAĞLIK RAPORU ALIMI,ÜCRETİ,GEÇERLİLİK SÜRESİ VE İTİRAZ HAKKI
    Engelli sağlık rapor alımı Sağlık Bakanlığına bağlı Devlet Hastanelerinde 3 lira iken 20 lira olarak ücretlendirilmiştir.(Ağustos 2014).Mart 2013 Sağlık Uygulama Tebliği yayınlanana dek ücretsiz olan sağlık rapor işlemleri artık ücretlidir.Sadece engelli sağlık raporları eğer ilk kez alınıyorsa ücretsiz ancak yenilenen raporlar ücretli hale getirilmiştir.
    Rapor esnasında yapılan her türlü işlem,test vb. ücretlidir.

    Engelli bireylerin ilgili mevzuatına uygun olarak daha önceden almış oldukları sağlık kurulu raporlarına istinaden engellilik durumlarının tespitine veya engellilikleri dolayısıyla kendilerine veya yakınlarına kolaylıklar ya da haklar teminine yönelik olarak bu maddenin yayımı tarihine kadar verilmiş olan özürlü, sakat, çürük veya zihinsel ya da bedensel engelleri niteleyen benzeri ibareleri içeren belge, kimlik, kart ve benzeri belgelerin, geçerli oldukları süreler dâhilinde yenilenmeleri gerekmez.(5378 Sayılı Yasa)

    Alınmış olan sağlık raporlarına itiraz için İl Sağlık Müdürlüklerine dilekçe ile başvuru yapılmalıdır.İl Sağlık Müdürlüğünün sevk ettiği hastanede ilk raporla aynı sonuç çıkar ise karar kesinleşir.Farklı sonuç çıkması halinde İl Sağlık Müdürlüğü Hakem Hastaneye sevk edebilir.Hakem Hastane kararları kesindir.

    TOKİ KURA ÇEKİLİŞİNDE HAKLAR
    TOKİ kampanyalarında uygun şartları taşıyan engellilere öncelikle engellilere ait kuraya katılma hakkı verilir.Bu kurada kendilerine ev çıkmayanlar ikinci olarak genel kuraya katılma hakları da vardır.Bu konuda müracaat esnasında bilgi isteyebilirsiniz.

    OTURULAN KONUTTA DÜZENLEME YAPILMASI
    Oturulan konutta ve apartmanda yönetmelik gereği engellilere uygun düzenlemeler yaptırılabilir.

    ENGELLİLERE YÖNELİK KDV MUAFİYETİ
    Engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç,gereç ve özel bilgisayar programları, Katma Değer Vergisinden istisna edilmiştir.
    Buna göre;engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç gereç (örneğin, görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye, sesli kitap; ortopedik engellilerin kullandıkları ortez,protez gibi cihazlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilecektir.

    ERİŞİLEBİLİRLİK
    • Engelliler Yasası Geçici Madde 2.- Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz sene içinde engellilerin erişilebilirliğine uygun duruma getirilir.Kanun Temmuz 2005 ‘te yürürlüğe girmiş ve süre Temmuz 2013 ‘te dolmuştur.
    Belediye otobüslerinin engellilere uygun hale getirilmesi için verilen süre Temmuz 2013 ‘te dolmuştur.

    ENGELLİ SPORCULAR
    Engellilerin profesyonel olarak spor yapmaları için Devlet Bakanlığına bağlı Engelliler Spor Federasyonu vardır.
    Ulusal ve uluslar arası yarışmalarda madalya alan engelli bireylere YGS olmadan Yüksek Öğrenime yerleşme hakkı verilmiştir.

    İŞİTME ENGELLİLERİN HAKLARI
    İşitme engelli öğrenciler meslek liselerine sınavsız yerleşebilmektedir.Ayrıca işitme engellilere okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde gündüzlü ve yatılı eğitim hizmeti verilmektedir.

    ENGELLİ SEÇMENLER
    Seçim Kurulları seçimlerde oy kullanacak engelliler için oy kullanma alanlarını engellilere uygun hale getirmekle yükümlüdürler.

    MESLEK EDİNDİRME HAKKI
    Halk eğitim merkezleri, Türkiye İş Kurumu, KOSGEB gibi kamu kurumlarında engellilere özel meslek edindirme kursları açılmakta, bu kursları bitiren engellilere iş yerleştirmelerde öncelik tanınmaktadır.

    ENGELLİ KİMLİK KARTI
    Tüm haklardan yararlanmak için ''engelli kimlik kartı'' beyanı yeterlidir.
    Raporunda ‘’ağır engelli’’ibaresi olanların refakatçileri ile beraber ücretsiz ulaşım hakkından yaralanabilmeleri için engelli kimlik kartlarını değiştirmeleri gerekmektedir.Bunun için Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine müracaat edilmelidir.

    FİZİK TEDAVİ SEANSLARI
    Uygun raporlama yapıldığında Sağlık Uygulama Tebliğine göre Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon hizmeti alınmaktadır.
    Fizik Tedavi Klinik ve Merkezlerinden bilgi alabilirsiniz.

    ORTA ÖĞRETİMDE ORTAK SINAVLARDAN MUAFİYET
    • Orta ve ağır düzeyde zihinsel yetersizliğe sahip engelli öğrenciler ortak sınavlardan muaftır.
    • Görme engelliler ve az görenler için sınav süresine ek süre verilir.
    • Engelli öğrenciler velilerinin talebi ile ortak sınavlardan muaf tutulabilirler.(Mart 2014)

    KORUMALI İŞ YERLERİ
    İstihdamı güç olan zihinsel engelli bireyler için Korumalı İşyerleri açılması konusunda yasal düzenlemeler yapılmıştır.(Şubat 2014)

    BELEDİYE HİZMETLERİ
    Büyükşehir,il,ilçe ve belde belediyeleri engellilere yönelik çalışmalar yapmakla yükümlüdürler. Bağlı olduğunuz belediyelere müracaat ederek engellilere yönelik hizmetleri öğrenebilirsiniz.
    Meslek Edindirme Kursları, Yaşam Merkezleri, Rehabilitasyon Merkezleri, Temizlik, Servis Hizmetleri, Psikolojik Destek Hizmetleri, Sosyal Yardım, Bakım, Bilgilendirme, Bakım ve Onarım Hizmetleri, belediye hizmetlerine örnektir.
    Bu hizmetlerden yararlanabilmek için Belediye Engelli Hizmet Birimine kayıt olunması gerekmektedir.

    BAKIMA MUHTAÇ YAKINI OLAN ERBAŞ VE ERLER HAKKINDA
    Anne,baba,eş ya da çocuklarından bakıma muhtaç engelli oldukları yetkili hastaneden alınmış sağlık raporu ile belgeleyen erbaş ve erler ailesinin ikametine yakın bir garnizonda askerlik yapabilmek için bulundukları ildeki askerlik şubesine,kuvvet komutanlıklarına dilekçe ile başvurabilirler.Talep ilgili birimlerce değerlendirilebilir.

    18 YAŞINI DOLDURAN ERKEK ENGELLİ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMASI GEREKENLER:

    Vasi kararı çıkartılması: Eğer çocuğun zihinsel engeli var ise 18 yaşını doldurduğunda bulunduğunuz il/ilçenin adliyesine baş vuru yaparak vasilik almak için dava açmalısınız. Cüzi miktarda pul parası masrafı ödenerek dava açılabilir.

    SGK ile ilgili işlem: SGK engelli erkek çocukların engelli olduğunu sisteminde görmediğinden okumayan çocuklar için 18, lisede okuyanlar için 20, üniversitede okuyanlar için 25 yaşını doldurunca çocuğu anne babasının sağlık yardımında düşürmekte ve aylık GSS primi ödemek zorunda bırakmaktadır. Her hangi bir müracaatınız yok ise yani SGK' da gelir testi yaptırmadıysanız en yüksek prim miktarı ile aylık borçlandırılmaya başlayan çocuğunuz için hastaneye başvurduğunuzda ‘’borçlu‘’ görüneceğinden tüm hastane işlemlerini ücretini ödeyerek yapmak zorunda olursunuz. Bu nedenle Çocuğunuz 18 yaşını doldurmadan 3-4 ay önce son 1 sene içinde alınmış engelli sağlık raporunuzla bulunduğunuz ildeki SGK' ya müracaat ederek çocuğunuzun engelli olduğunu belirtin ve maluliyet tespit işleminin yapılmasını isteyiniz. Böylece çocuğunuz 18 yaşını doldurmadan önce maluliyet tespiti yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kuruluna göre malul olduğuna karar verilenler kesintisiz sağlık yardımına devam ederler. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu çocuğunuz için tekrar rapor isteyebilir. Bu durumda SGK' nın verdiği sevk yazısı ile sevk olunan hastanede sağlık rapor alım işlemlerini başlatırsınız. Hastane Baştabipliği sağlık rapor sonucunu doğrudan sizi sevk eden SGK' ya gönderir.

    Raporunda engel oranı %60’ın altında olanları ya da ağır engelli olmayanları Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu malul saymayabilir. Bu çocuklar GSS primi ödemek zorunda olup anne babalarının ölümü halinde yetim aylığı hakkı alamazlar. Raporunda engel oranı %60’ın üzerinde olan bazı engel gruplarını da malul saymayabilir. Örneğin %70 işitme engelli erkek çocuğunu ‘’çalışabilir’’ göreceğinden Genel Sağlık Sigortası Primi ödemek zorunda kalabilir. Burada Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun kararı önemlidir.

    SGK kararına göre yapılan gelir testi sonrası hanede kişi başına düşecek miktar 2014 yılı birinci altı ay için 357 liranın altında ise bu kişilerin primi devlet tarafından ödenir.

    Çocuğunuz 18 yaşında halen lise seviyesinde öğrenci ise okulundan aldığınız öğrenci belgesini SGK' ya vermelisiniz. Aynı zamanda engelli sağlık raporu ile beraber maluliyet tespitini talep edebilirsiniz.
    Çeşitli nedenlerle özellikle çocuğunuzun eğitim imkanlarının korunması için engel oranını düşük isteyen aileler var. Burada şunu ifade etmek isterim ki erkek çocuklarınız için 17 yaş sürecinde alacağınız engelli sağlık raporunda engel oranının düşürülmesini talep etmeyiniz.

    Ayrıca 2002 yasasına göre kendisine aylık bağlanmış 18 yaş üstü engelliler maaşlarının her hangi bir nedenle kesilmesi halinde SGK' ya başvurup durumlarını inceletmek zorundadır. Ağır engelli olup Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca malul sayılanlar anne/ babalarının üzerinden sağlık yardımı almaya devam edecekler, malul sayılmayanlar ise gelir testi yaptırarak belirlenen miktarda aylık sağlık primi ödemek durumunda kalacaklardır.

    SGK tarafından prim borcu olanlar; 2014 Ekim,Kasım, Aralık ayları içinde kuruma müracaat ederek borcunuzun yapılandırılmasını isteyiniz .Eylül 2014 Torba Yasa ile Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçlarının faizini ödemek zorunluluğunuz kalmıştır.

    ENGELLİ SORUNLARI DANIŞMA
    Tüm haklar için; Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk, Engelli ve Sosyal Hizmet Danışma Hattı’ndan
    yönlendirme alınabilir.
  • "İyi arasaydın anne, çünkü babamı sen kaybettin." dedi oğlu.
  • #kitapyorum
    #GoncaÇiftçioğulları
    #ÖyleBirBedelKi
    #syf638

    Bitti...
    Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kalemine hayran kaldığımı söylemeden geçemeyeceğim...
    Kitap 638 sayfa olmasına rağmen hikaye öyle güzel ve anlatım o kadar akıcı ki nasıl bittiğini anlamıyorsunuz...
    Aşk kitabı okumayı çok sevmem ama bu kitaptan sonra bu tarza ne kadar haksızlık yaptığımı farkettim...
    Konusuna gelince;
    Kariyer saplantılı bir anne, çocuklarına düşkün bir baba ve parçalanmış bir aile...
    Hasta bir abla Canan, annesinin kariyer saplantısı altında büyüyen bir kardeş Aslı... Onlar birbirlerinden habersiz aynı erkeğe aşık iki kız kardeş...
    Aslı, Canan, Sinan, Ercan, Ayşe, Gül, Ömer, Ayhan... Aynı hastanede görev yapan 8 arkadaş... Aşk, dostluk, fedakarlık, kardeşlik, kıskançlık gibi duyguları çok güzel işlemiş bu kitapta yazarımız...
    Sürprizlerle dolu sonu şok etkisi yaratan bir kitap...
    Aşkın bedeli bu kadar ağır olmamalıydı...
    Sayın yazarımız Gonca Çiftçioğulları yüreğinize, emeğinize, kaleminize sağlık... Tavsiye ederim güzeldi
  • Veda serinin ilk ve en kalbe dokunan kitabı.Osmanlı'nın son dönemlerinde konakta yokluk içinde yaşayan Ayşe Kulin'in anne tarafından akrabalarını anlatıyor.
  • Kitap 50 sayfa dahi olsa onu 3 günden aşağı okumayı sevmiyorum. 3 günden kısa sürede okusam yazarın emeğine haksızlık etmişim gibi düşünüyorum. 160 sayfalık bu biyografik eser birkaç saati alırdı belki ama ben yine 3 günde bitirmeyi istedim. Ahh diyorum, ahhh! Avrupa özentisi, Avrupa sevdalısı özenti aileler! Kitap kendini o kadar iyi açıklıyor ki, yazar kendini o kadar güzel ifade etmiş ki, benim ekseriyette bir yorum yapmama gerek yok. Kitapta birçok yazar ve senarist tanıyorsunuz. Bu eser herkesin kütüphanesinde kesinlikle yer almalı. Okuduğunuz zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Kendimden bir yorum değil de, yazarın içinde bulunduğu o buhranlı ve kör hayata dair yaptığı açıklamaları sayfa numaralarıyla paylaşacağım. Ben değil yazar özetlesin bu sefer 🤚

    Insanın ergenlik çağı ve ilk gençlik yılları, varoluşuna sebep aradığı yıllar... Habire felsefe kitapları arasında kendimi arıyorum. Her okuduğum kitap, biraz daha aklımı karıştırıyor ve buhranımı artırıyor. Çocukluğumdan gelen sevgisizlik, ailemdeki iletişimsizlik, kişiliğimde büyük girdaplar, gedikler açmış... (Sayfa: 68)

    Anne ve babamın kuşağı, çift kimlikli veya parçalanmış kimliklerle dolaşıyorlar; işte annem bir tarafta geleneğe bağlı, bir tarafta Batıyı idealize ediyor; ama arkadan gelen bana, geleneğe ait hiçbir şey verilmiyor... Dolayısıyla Ayşe Şasa ve onun gibiler serada yetişmiş bir bitki gibi Batı mahsulü özel aşılarla, özel ilaçlarla yetiştiriliyor. (Sayfa:24)


    Sera bitkisi yetiştirme misyonu, Allah'ın ismini Gott şeklinde öğretmekle başlıyor... (Sayfa:46)