Değişen tek şey bizim olaylara yaklaşım tarzımız. Acı her zaman aynı keskinliktedir ve ilk günkü gibi acıtır. İnsan zamanla acıya alışmaz, sadece ölümün olduğu bu dünyada acının da kaçınılmaz olduğunu kabullenir. Yani sarsıntı geçmez, sadece biz fırtınanın ortasında ayakta durmayı öğreniriz.
Değişen tek şey bizim olaylara yaklaşım tarzımız. Acı her zaman aynı keskinliktedir ve ilk günkü gibi acıtır. İnsan zamanla acıya alışmaz, sadece ölümün olduğu bu dünyada acının da kaçınılmaz olduğunu kabullenir. Yani sarsıntı geçmez, sadece biz fırtınanın ortasında ayakta durmayı öğreniriz.
Acı çekip güçlenmek, sonra da o güçle daha büyük acılara göğüs germek... Bu, insanın kendi üzerine kurduğu trajik bir tuzaktır. Ben acıdan doğan bir gücü reddediyorum; çünkü dayanıklı olmak, sadece hayatın bize daha sert vurmasına izin vermektir.
Asthley Döngüyü kırmak harika bir hedef, fakat acı çoğunlukla davetsiz gelir ve bize bir seçim şansı bırakmaz. Benim asıl istemediğim şey, her seferinde daha büyük bir acı çekip, sonra sırf hayatta kalabilmek için daha da güçlü olmak zorunda kalmak. Döngüye girmediğim sürece kırmak için bir güce sahip olmam da gerekmeyecek sonuçta.
Acı çekip güçlenmek, sonra da o güçle daha büyük acılara göğüs germek... Bu, insanın kendi üzerine kurduğu trajik bir tuzaktır. Ben acıdan doğan bir gücü reddediyorum; çünkü dayanıklı olmak, sadece hayatın bize daha sert vurmasına izin vermektir.