"Çünkü çok unutkan varlıklarız. Ben öyleyim, sık sık unutuyorum, sık sık dünyada kendimi kendimden ibaret zannediyorum veya sadece insanlardan ibaret zannediyorum. Kalpleri kalplere ısındıran, muhabbete, yarenliğe açan gaybi kuvvetlerin tesirini görmüyoruz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Erken dönem ilişkileri ve anneye bağlanma biçimleri, âdeta çocuğun sonraki ruhsal hayatına mührünü vuruyor. Öteki tarafından tanınmakla kendimizi tanımaya başlıyoruz. Öteki bizi sadece aynalamakla kalmaz , biz de kendimizi ötekinde tanırız. İnsanın en temel ihtiyacı belki de almak değil vermektir. Sevgi vermek. Anne babalarımızla kurduğumuz ilişkide eksik bırakılan neyse onu tamamlamaya yöneliriz ileriki hayatımızda. Sevgi almamıza izin verilmediyse bir sevgi alma açlığı, sevgiyi göstermemize izin verilmediyse doymak bilmeyen bir sevgi verme açlığı. Kalbi kırıklar birbirini bulur. Belki hayatının belaları yağarken aynı saçak altlarına sığındıklarından, belki yüzlerindeki bir işaretten..."
"Günler yürür, önce ve sonra akıp aynı yerde birleşir. Her şey geçer. Kaygı da, bekleyiş de sonsuza dek sürmez, zamanın dalgası kıyıları döver, izler silinip kaybolur..."