Girip izlediğiniz bir İsveç filminde, evli bir kadının başka bir erkekle ilişkisi anlatılıyordu. Çok seviyordu kadın. Orospu değildi ama. Tuvalet bekçisi kadın bu filmi izleseydi, ona orospu demezdi. Filmlerdeki aşklara özeniliyor, kahramanlarına özgürlük tanınıyordu. Gerçek hayatta o aşkları yaşayanlarsa kabul edilmiyordu nedense.
Nikahtan sonra, henüz ayrı bir eve çıkmadan kardeşin, kocası tarafından ezilmeye başladı. Bu ucu bucağı belirsiz dünyaya herkes bir nedenle geliyorsa, o da bunun için gelmişti sanki. Ayıramadınız.
Ama sen, evlerine aldıkları aygıtlarla, bir zamanlar küçümsedikleri insanlar gibi gösteriş telaşına düştüklerini suratlarına vurmayacaksın. Doğurdukları çocukları kolejlerde okutmak için yaşadıklarını da. Hani ”Bütün çocuklar her kesimden çoçuğun gittiği okullara gitsin...” derlerdi?