Bir ezel ebed yolcusu olan ruhun bir zaman icin konukladigi bedenle kıyamete kadar sürecek kavgasını duymayan mi vardı? Dünya, dünya olalı beri beden ruhu beşeriyet toprağına; ruh, bedeni, uluhiyet göklerine cagirmaktan ne bıkmış ne usanmis ve ne de bikacak usanacakti. Oldu olası beden ruha çelme takmakta, ruh ise bedene efsun okumakta ne de mahir ne de usta idi.
Ve 3 Mart 1924'te halifelik kaldırıldı.
Atatürk, Halifeliğin kaldırılmasını, Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını ve eski mahkemelerin ve kanunlarının modern mahkeme ve kanunlarla değiştirilmesi gerektiğini hükmeden bir kararname sundu.
Din adamları yetiştiren medreselerin de yerini dini olmayan hükümet okullarına bırakması gerekiyordu. Millet Meclisi görüşmek sizin kanunu çıkarttı. 2 gün sonra da Mustafa Kemal eski dönemin Prens ve prenseslerini topladı. ülkeden ayrılmaya zorlandılar. Bundan 1 gün önce de halifenin kovulması için bir karar çıkarttı.
Mustafa Kemal, bu yüksek binayı -o bina ki 500 yıl boyunca Türkiye topraklarındaki Müslümanların minaresi olarak kaldı- temelinden söktü. 14 yüzyıldan beri Müslümanların sığındığı İslam bayrağını parçaladı. Ve insanlar karanlık ve yağmurlu bir gecede yolunu kaybeden koyunlar gibi, farklı yollara dağıldı. ve kurtlar bu dağılmış insan topluluklarını dişlemeye başladı. Herkes istediğini, istediği gibi öldürmek için silahını çeker ve kılıcını kınından çıkarır oldu.
Bu Atatürk'ün İngilizlerle olan ilişkisinin, anı yazıları, birtakım açıklamalar ve gizli belgelerin yayınlanması aracılığıyla görebildiğimiz kesididir. Gizli kalanları ise Allah Sırların Yoklanalacağı gün Şüphesiz ortaya çıkaracaktır.
Baharlarda açan tekmil çiçekler solmak içindir, bir çiçek vardır ki o çicek solmadıkça kişi hayatla vedalaşmaz.
Insanın içinde açan Umut çiçeği mevsimler değişsede Solmaz.