Kant tutkuların “zihnin hastalığı” ve aklın egemenliği önünde bir engel olduğunu söyler. Ayrıca Freud da tutkularımızın çoğu kez bilinçdışı tarafından yönlendirildiğini söyler. Balzac’ın böylesine dinamik ve psikolojik boyutları olan “tutku” kavramına mutlak bir yargı yüklemesine eleştirel bi bakış eklemek istedim