Üzerine bu kadar çok yazılıp çizilen, herkesi fazlasıyla etkileyen kitabı okuduktan sonra biraz molaya ihtiyacım vardı..
Etkilendim mi? Evet fazlasıyla etkilendim. Jude okuma yolculuğumda zaten bana eşlik eden artık evimden biri gibi oldu, gerçi birçok karakteri okurken zaten hep yanı başımız da olmuyor mu?
Ama Jude’un yaşadıkları çok başka. İnsanı gerçekten derinden etkiliyor biran da insana bakış açınız değişiyor artık başka bir penceren bakıyorsunuz. Hikaye sarsıcı mı evet sarsıcıydı. Zaten yazar insan psikolojinin ne kadar acıya dayanabileceğini test etmek için bu kadar trajik yazmış. Fakat son yüz sayfayı büyük bir sinirle okudum oraya kadar her şey güzeldi gereksiz ayrıntılardan sıkıldıysam da okumaya devam etmek istedim. Son yüz sayfayı aşırı saçma buldum yazmasaydın da olurdu, zorla sırf bitsin diye okudum üzgünüm. Herksin okuması gereken bir eser mi bilemiyorum, bu kadar dramda abartıya gerek var mı bilemiyorum. Benim için olmadığı kesin.
Nerede hata yaptı? Kendisi genç kızların yaptıklarını yapmak için babasından gizlenmekten nefret ederdi, neden şimdi kızları ondan saklanmak zorunda kalıyor? Neden bütün bu genç kızlar arabaların arka koltuklarına saklanıyor?
Ağaçların arasına bir rüzgar süzülüyor ve o saatte o kadar sessiz ki yaprakların hışırtısı devasa bir hayvanın nefes alıp verişi gibi. Nefeslerini dinliyor. Homurtularını. Dallar içlerine dolan havayla şişip iniyor, kaburga gibi hareket ediyor.
Sadece ağaç değiller. Ot da değiller.
Sadece kuş değiller. Böcek de değiller.