Ayşenur SEVİM

Ayşenur SEVİM
@aysenursevim7
“Bu dünya hassas kalpler için bir cehennemdir.”
Uzman Psikolojik Danışman, Aile ve Çift Danışmanı, EMDR Terapisti
Marmara Üniversitesi-PDR / YTÜ-PDR Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 18 Mart
11 kütüphaneci puanı
3247 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Reklam
“Bu senin için ne anlama gelirse gelsin, senin gelip beni bulman, ile, benim seni yıllar yılı beklemiş olmam, hem bu kendiliğin; hem de o çarpıklığın, kanıtı: sen olarak sen; ben olarak ben- biz..."
O, çok önemli soruyu sordun bana; "Daha önce de söyle­dim bunu sana", dedim ben de. Sen, "Bir kez daha işitmekte sakınca yok ya..." dedin. Söyledim ben de, bir kez daha...

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
İlişki, bağlılık olmalıdır; bağımlılık değil.
'Tutacağız' birbirimizi 'Tutunacağız' birbirimize Tutkuluyuz' biribirimize
Reklam
“Birisine bağımlı olmak, onu bağımlı kılmanın bir biçimi olabilir" demiştim sana (bir başkasıyla ilgili olarak); sen de epey sonra, "Sana tutuluyorum" diyerek, sana söyledi­ğim bu sözü anımsattın. “İstediğin kadar tutul ve tutun bana" dedim ben de sana…
Biliyorum ki bütünüyle sana yönelmişti yaşamım; belki, gerçekleştirilebilirlik 'derecesinden hep kuşkulanarak, ama bütünlüğünden -bütün olması gerektiğinden­ emin olarak- kendi bütünlüğümü ortaya koyarak; sen­den de kendi bütünlüğünü isteyerek...
Bak - bir rastlantı değilsin sen: şu garip yaşamımın ulaş­mak zorunda olduğu bir noktasın
Benim için nasıl anlamlara geldiğini bilemezsin.
İnsanca özlemler dünyaya uymuyorsa, bozuk olan dünyadır; insanca özlemler, değil...
Reklam
Günlük yaşamda defolu bir gömleği, "İşte ben­zersiz bir parça" diye alır mıyız? Defolu bir gömleği giymek nasıl içimize sinmezse, kötü çevrilmiş bir romanı da okumak istemeyiz elbette. Dizgi yanlışlarıyla berbat olmuş bir yazıyı okumaktan keyf almak mümkün müdür? Dikenli bir tarlada çıplak ayakla yürümek neyse, dizgi yanlışlarıyla, bozuk cüm­lelerle yazılmış bir yazıyı okumak da aynı şey gibi geli­yor bana. Özensizliğin, savrukluğun, dikkatsizliğin, okura bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum.
-Yok, diyor, belki birgün gelir. "Belki" diyorum umudu dürterek, ömrümü azalta­rak...
SABAH... Pencereden içeri sızan güneş, yaşama sevincini bir ıslıkla sese dönüştürüyor dudaklarımda. Bir sevgi­liyle aynı anda uyanıp göz göze gelivermek gibi bir şey bu. İşte o an sımsıcak bir gülümseme yayılıverir ya in­sanın yüzüne; sımsıcak ve öylesine güzel. Güneş, bir gü­lümseme tadında ısıtıyor içimi.
İşte tam da buydu 'arama'nın özü - 'bulunamayacağı bi­lindiği zaman bile, aramak...
Gelmeyeceğini bilerek bekleyecektim artık seni­ öyle, bekliyordum...
11,5bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.