Az sonra "yaşı camiye girmeye müsait" bir amca geldi, fakat içeri almadılar. Yaşanan kısa tartışmadan, adamcağızın Hoten dışından olması sebebiyle alınmadığını anladık. Demek ki cuma namazına kabul, resmi yetkililerin onayladığı isim listeleri dahilinde, bir tür üyelik prosedürüne bağlıydı.
Çin, bütün ekonomik teşebbüslerde ve bunların uygulanmasında Han Çinlilerine öncelik tanıyor. İnşaat başta olmak üzere Kaşgar ve Doğu Türkistan'ın diğer şehirlerinde başlatılan bütün projelerde, Uygurların fiili rolü çok kısıtlı düzeyde. Hizmet sektöründeki sınırlı istihdam dışında, Uygurlar ekonomik açıdan da yok sayılıyor.
Çin'in tüm petrol rezervlerinin yüzde 30'unun, doğalgaz rezervlerinin yüzde 34'ünün ve kömür rezervlerinin yüzde 40'ının bölgede bulunması da Doğu Türkistan'ı "vazgeçilmez" kılıyor.
Kaşgar'ın her yerini böylece adım adım dolaştıktan sonra, manzara hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde netleşti: Camilerin tamamı kapalıydı. Müze biçiminde açık tutulan İydgâh'ta namaz kılmaya izin verilmiyordu. Bu durumu gözlerimle bizzat gördüm ve bütün duygularımla yaşadım.
Hiç bilmeyenlere Kaşgar'ı (en doğru yazılış biçimiyle: Kâşğar) anlatmak istesem, herhalde şu benzetmeyi yapardım: "Orta Asya'nın Şam'ı." Kaşgar'ın Doğu Türkistan coğrafyasında temsil ettiği derinlik ve Ufuk, Şam'ın Ortadoğu'nun tarihi, kültürel ve fikri haritasında kapladığı yerle aynıdır. Kaşgar ve Şam arasındaki 3 bin 500 kilometrelik mesafeye rağmen, kardeş gibidirler.