Hayat bana şehirler arası otobüs yolculuğu gibi geliyor. Sürekli hareket hâlindesinizdir ve camdan dışarı baktığınızda gözünüzün önüne gelen görüntüler hemen hemen aynıdır. Ama bazen tüm o sıradanlığın, aynılığın içinden sizi çekip çıkaran bir yerden geçersiniz. Yol boyunca uzayıp giden, kupkuru, sapsarı otlardan sonra kısa bir süreliğine yemyeşil, hayat dolu bir orman seriliverir önünüze sanki. Bu, kimi zaman bir başarı, kimi zaman bir kavuşma, kimi zaman da bir tanışmadır. Sonra o ormanı da geride bıraktığınızı fark edersiniz. İneceğiniz şehre varmışsınızdır artık. Demem o ki yolun başı ve sonu bellidir aslında. Bu yüzden önemli olan, yolculuk sırasındaki güzelliklerin farkına varmak ve geçirilen güzel anların, anılar hâline gelmeden önce onların tadını alabilmektir.