aysi

Kendimizle vakit geçirmek, hepimizin yapmaktan çekindiği ama en çok ihtiyacımız olan ve öğrenmemiz gereken bir durum. Sosyal hayattan kopmaktan bahsetmiyorum. İnsan sosyal bir varlıktır elbette. Demek istediğim zaman geçirdiğiniz insanlara körü körüne bağlanmamamız gerektiği.
Her gün bir yerden göçmek ne iyi Her gün bir yere konmak ne güzel Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş Dünle beraber gitti cancağızım Ne kadar söz varsa düne ait Şimdi yeni şeyler söylemek lazım
Paragraf Sorusundan Alıntı
Ünlü ozanımız, Abidin Dino'ya: "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin, Abidin" demişti bir şiirinde. İşte onun yıllar sonraki yanıtı: Mutluluğun değil ama sevincin resmini yaptım. Mutluluk, süreklilik gerektiren bir şey, onun resmini tarihte yapabilen olmadı. Ben büyük sevinçler yaşadım -ki Güzin'le yaşamak, mutluluğun eşiğinde yaşamak demektir- yaşadıklarımı resimlere yansıttım.
Paragraf Sorusundan Alıntı
Hayat bana şehirler arası otobüs yolculuğu gibi geliyor. Sürekli hareket hâlindesinizdir ve camdan dışarı baktığınızda gözünüzün önüne gelen görüntüler hemen hemen aynıdır. Ama bazen tüm o sıradanlığın, aynılığın içinden sizi çekip çıkaran bir yerden geçersiniz. Yol boyunca uzayıp giden, kupkuru, sapsarı otlardan sonra kısa bir süreliğine yemyeşil, hayat dolu bir orman seriliverir önünüze sanki. Bu, kimi zaman bir başarı, kimi zaman bir kavuşma, kimi zaman da bir tanışmadır. Sonra o ormanı da geride bıraktığınızı fark edersiniz. İneceğiniz şehre varmışsınızdır artık. Demem o ki yolun başı ve sonu bellidir aslında. Bu yüzden önemli olan, yolculuk sırasındaki güzelliklerin farkına varmak ve geçirilen güzel anların, anılar hâline gelmeden önce onların tadını alabilmektir.
Paragraf Sorusundan Alıntı
İnsan zamanla kendi yarasına yara bandı olmayı da öğreniyormuş.
Günce’m