Aptala mı dönmüştüm? Bir tokat yemiş gibiydim. Beylik bir söz bu. Tokat yemişe dönmek. Evet ama, bu bildiğimiz, beylik tokatlardan değildi. Çok yersiz, çok akla gelmedik bir tokattı. Diyelim ki bir arkadaşınıza nasılsın dediniz ya da sokakta bir adama yol sordunuz. Beklediğiniz basit bir yanıttır. Ya “iyiyim” diyecektir karşınızdaki ya da sorduğunuz yolu anlatacaktır. Peki, ya bunları yapacağına güm diye bir yumruk sallarsa? Siz bir sorunun yanıtını beklerken yüzünüze bir tokat inerse? Böyle bir şeydi işte.
Korkmuyorum artık. Yani kızmıyorum. Yani kızıyorum ama o ilk günkü gibi delice değil. Akıllıca. Ne yapacağını bilenlerin sabırlı kızgınlığı var içimde.
Psikanalizin ortaya koyduğuna göre, hemen her mahrem duygusal ilişki (...) yadsıyıcı ve düşmanca duygulardan bir tortu bırakır geride; ilgili tortu, ancak bilinçdışına itilerek ortadan kaldırılır.