Zihin başarıyı hedefler ama yolumuzdaki çoğu durak yıkım içerir. Birçok insan hayaline giden ilk yıkımda vazgeçme eği- limine sahiptir. Çünkü çoğu bireysel bir hayale sahip değildir. Başkalarının hayallerini sahiplenmiş olduğu, kendi fıtratına ait olmayan arzularla örgütlendiği için donanımını, hevesini yeter- siz bulabilir, cesaretini kaybedebilir. Algı yıkıntıları, tanımlama enkazları, ego parçalanmaları arasında acı çeker ancak. Ona acı çektirenler yaşadıkları değil, alıştığı konfor alanında güvende tuttuğu korkularıdır.
Hikmeti bulmaya zaman yardımcı olmaz. Yıllar geçtikçe insanların bilgeleşeceği düşünülür. Ama bir şeyin bilgisine sahip olmak, o şeyin hakikatini anlamamız için yeterli değildir. Üstelik artan deneyimlerle beraber yargıların da artabileceği unutulmamalıdır. Geçmişten gelen anıları etkisizleştirmenin, olaylar yaşandığı sırada farkında olmanın ve bunları bilinçli deneyimlere dönüştürmenin, benimseme ve kabulün olmadığı yıllar, insanın bilgelik hanesine yazılamaz.
"Sen hakikatin çocuğusun. Bana aitsin, bendensin. Bana kavuşana kadar, inşa ettiğin her yanılgını yıkacağım. Kendi gafletinden, sahte dünyandan vazgeçmeye hazırsan, perdem sana aralık" dedi Hakikat.
"Nur'umu takip et."
Hakikat, zıddı bulunmayan, her yer olan ve seçenekler sunmayan tekliktir.