1000Kitap Logosu
bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum gözlerin mi daha sıcak gülüyor yoksa dudakların mı anlayamıyorum
Allahu Teâlâ Kur'an-ı Kerim de azgın kafirlerden bahsederken çok enteresan bir noktaya dikkat çekiyor buyuruyor ki: Biz onlara yeryüzünde iktidar verdiğimiz zaman Ekin’i ve Nesli ifsad ederler şu anda biz bunu çok yıkıcı bir şekilde yaşıyoruz çünkü genetiği değiştirilmemiş bir organizma kalmadı.
Ebubekir Sifil
Ebubekir Sifil
Hocaefendi
OROSPU
Kendisinin gay olduğundan habersiz kapıcının küçük kızı, aşkından, gizlice kapısına bir kucak çiçek bırakınca, kahramanlarından Daniel’a karanfilleri tekmeletip şunu söyletiyordu #jeanpaulsartre : “... o ergenlik çağının coşkunluğuyla gözü dönmüş küçük orospuya ...” “Azgın karılar ...” Gay tepkisi! Erkeğin, kendinde karşılığı olmadığı zaman kadından yönelen aşk ilgisini, kayıtsızlıkla, orospuluk nitelemesi rezil bir çirkinlik. #yaşanmayanzaman Kaan Soydan diye birinin kitabıymış: Orospuluğun Kitabı! Kapak yazısı yüzünden sanırım, kaydetmişim. Diyor ki: “Bir gün orospuluğun kitabı yazılacak olursa eğer, bunu kesinlikle erkekler yazar, kadınlar okurdu... Çünkü her erkek bir kadından daha fazla orospu barındırır içinde ve daha kolay yatar kadınların altına...” Okumaya değmez bir şey olduğu, adından ve kapak yazısından belli zaten. Hayır, yazarın kadın “yavşaklığından” değil, konu, ad ve yaklaşımın boşluğundan. Neyse işte, sonraki yazı benim. Bir zamanlar film, dizi, kitap, haber; sebebi her neyse düşüncemi not etmişim. Bendeki “orospuluk” başka ama!.. 🙃 “Çocukluğumuzdaki ahitleşmelerde, erkek sözü mü diye teyit ısrarımız boşuna değildi. Hiçbir kadına dünkü sözü üzerinden hesap sorulmaz. Ondaki işleyişte temel prensip canının isteğidir. Senet sepete, kayda kuyda, evraka pula güvenme; ruhu azat onun, boynu boyunduruğa gelse de... Kadını bunca cazip kılan da sanırım bu değişkenliği, bu baş döndürücü ihtimaller zenginliğidir. Sevgili ya da eş olduğunda kadın, bildiğin mülkiyet kokar, ama aldanma sakın, bu serazat “orospuluk” hepsinin ruhunda var! Tevfik Fikret’in, denizi kadına teşbihindeki gibi: “Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha!” E tabii, bütün o güzellik ve olasılıkların bir riski olacak. Çağrışım, #albertcamus : “Dünyanın en eski mesleği kendini satmaktır. Bunu fahişelik ile karıştırmak da bir o kadar eski bir yanılgıdır.” Çağrışım, #peakyblinders: —Beni fahişe mi sanıyorsun? —Herkes fahişedir, Grace. Kendimizin farklı kısımlarını satarız yalnızca. Not: Kadın bilgeliğine soyunan her erkek ağzına kürekle vurulmayı hak eder.
. ÖLÜM TAŞIR Alt'tan üsten yağmur suyu'nu kesti Hastalık'lar dünya nın evine yapıştı Nefisi azgın bulutlar'dan aştın taştı Azabı gökten toplu canlara başladı Ölüm'ü taşır gözünden zinayı kaçın Dilin yalan iftiran küfüründen sakın Hevesin nevsin ardından bir savun Kibirine zincirin vur mezarına taşın Yıldız parlar güneşte doğar sabaha Akşamın olur ay'vurur gece sakağa Zaman'gider belinde eyilir sonunda Ölümü haktır her fani'olanın canına Yazı'bahtın ALLAH'ın çizgisinde var Gündüz gece döner ilminin sırrı var Kuran'ı kerim'de insan'ın şerefin var Budünyanın sahibi yüce ALLAH var Beyin akılı düşün olan bir başın var Ufukların öteyi gören çift gözün var Tatları yaradan tattıranı cömerti var Şükür nankör'lük insan oğlunda var Canın veren alan kudret sahibin var Kundağa belenip kefin'de giyeni var Toprağın altında iki yönlü bir yol var Biri hak biri bağtıl iki kapılı sonu var S GÜMÜŞÇİVİ
.... Agah olun ki, günahlar yüyəni qırmış azğın atlara bənzər ki, ona minən günahkarları od - alova atar. Təqva və günahdan çəkinmək isə yüyəni sahibinin əlində olan ram edilmiş dəvələrə bənzər. Onlara minənləri behiştə daxil edərlər. Təqva və günahdan çəkinmə haq və doğru yol, günahkarlıq isə batil və həlakət yoludur. Bu hər iki yolun öz əhli var. Batil yolunun yolçuları çox olsalar (qəribə deyil, çünki) əvvəlki dövrlərdə də çox olub və günaha batıblar. Əgər haqq azalarsa onun artmasına ümid var. (Bu Zühur vaxtında və haqq dövlətinin zamanında olar). Haqq zəifləyərsə güclənməsi çətin olar. ( Zühurdan başqa vaxt haqqın batili aradan götürməsi çətindir).
ARAF S. 80-82.AYETLER: Hani Lut da kavmine şöyle demişti: ‘Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı,çirkinliği mi yapıyorsunuz ? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan(azgın)bir kavimsiniz’ Kavminin cevabı: Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları,çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış demekten başka olmadı
Prometheus
karart göklerini Zeus, duman duman bulutlarla; diken başlarını yolan çocuk gibi de oyna meşelerin, dağların doruklarıyla. ama benim dünyama dokunamazsın, ne senin yapmadığın kulübeme ne de ateşini kıskandığın ocağıma. şu evrende siz tanrılardan daha zavallısı var mı bilmem: kurban vergileri dua üfürükleriyle beslenir haşmetli varlığınız zar zor. size umut bağlayan budalalar, çocuklar, dilenciler olmasa yok olur giderdiniz çoktan. ben de bir çocukken ne yapacağımı bilmez olunca çevirirdim güneşe doğru görmediğini gören gözlerimi; yakarışımı dinleyecek bir kulak varmış gibi yukarda; varmış gibi derdimle dertlenecek benimkine benzer bir yürek yukarda. azgın devlere karşı kim yardım etti bana? kim kurtardı beni ölümden, kim kurtardı kölelikten? şu benim yüreğim değil mi, kutsal bir ateşle yanan yüreğim, her işi başarmış olan? o değil mi coşup taşarak, yukarda uyuyanı aldatarak başımı beladan kurtaran? benim seni kutlamam mı gerek? niçin? hiç derdine derman oldun mu sen derdine derman bulamayanın? gözyaşını sildin mi hiç başı darda olanların? kim adam etti beni? güçlüler güçlüsü zaman ve önü sonu gelmeyen kader, değil mi? onlar değil mi senin de benim de efendilerimiz..? sen yoksa beni yaşamaktan bıkar mı sandın? kaçak çöllere giderim mi sandın açmıyor diye bütün düş tomurcukları? bak işte, yerli yerimdeyim; insanlar yetiştiriyorum bana benzer; bütün bir kuşak benim gibi, acılara katlanacak, ağlayacak, gülecek, sevinecek, ve aldırış etmeyecek sana benim gibi! Johann Wolfgang GOETHE (Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu) (Faust)
Annabel Lee
Senelerce, senelerce evveldi; Bir deniz ülkesinde Yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz İsmi Annabel Lee; Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten Sevmekden başka beni. O çocuk ben çocuk, memleketimiz O deniz ülkesiydi, Sevdalı değil, karasevdalıydık Ben ve Annabel Lee; Göklerde uçan melekler bile Kıskanırdı bizi. Bir gün işte bu yüzden göze geldi, O deniz ülkesinde, Üşüdü rüzgarından bir bulutun Güzelim Annabel Lee; Götürdüler el üstünde Koyup gittiler beni, Mezarı ordadır şimdi, O deniz ülkesinde. Biz daha bahtiyardık meleklerden Onlar kıskandı bizi, — Evet! — bu yüzden (Şahidimdir herkes Ve o deniz ülkesi) Bir gece bulutun rüzgarından Üşüdü gitti Annabel Lee. Sevdadan yana, kim olursa olsun, Yaşça başca ileri Geçemezlerdi bizi; Ne yedi kat gökdeki melekler, Ne deniz dibi cinleri, Hiçbiri ayıramaz beni senden Güzelim Annabel Lee. Ay gelip ışır hayalin eşirir Güzelim Annabel Lee; Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar Güzelim Annabel Lee; Orda gecelerim,uzanır beklerim Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim O azgın sahildeki, Yattığın yerde seni… #adgarallanpoe
Göklerin yüzü güldü mü Dünyaya geldiğin zaman? Azgın sular duruldu mu Dünyaya geldiğin zaman? ... Yıldızlar halin sordu mu? Bulutlar selam durdu mu? Yerlerin kalbi vurdu mu? Dünyaya geldiğin zaman?
Sabahattin Ali
Sabahattin Ali
1
...
3.396 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.