Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

Gece meltemi servileri zikre kaldırmıştı. Yaprakların "hû" çekişi Aziz Mahmud Hüdaî Efendinin dervişlerinin ' 'Lâilâhe illallah'' zikrine karışıyor, gecenin hazlı sükûnetinde kaynaşan meleklerin omuzlarında yedi kat göklere yükseliyordu.

Boğaz suyunun Üsküdar kıyılarını öpen dalgaları, vuslatın engin lezzetinde geri çekiliyordu. Sonra titrek bir heyecanla kabarıp tekrar Üsküdar sahillerine uzanıyordu.

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Şeyh Aziz Mahmud Hüdaî Efendiye gitsek gerektir. O muhterem zâta cennetmekân pederimiz abdest suyu hazırlamış ve dökmüştür, validemiz de havlu tutmuştur. Ruhumdaki karanlığı aydınlatsa aydınlatsa o muhterem zâtın hikmet dolu sözleri aydınlatabilir."

Başını kapıya doğru çevirip seslendi:

"Bostancıbaşı!"

Bostancıbaşı girdi, divan durdu:

"Tez bir kayık hazırlansın, Üsküdar'a geçilecek."

"Ferman şevketlü Sultanımındır."

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu

Sen seni ne sanırsın, fâniye aldanırsın,
Hoş bir gün uyanırsın, tevhide gel tevhide!
Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri

ömer selçuk, bir alıntı ekledi.
24 Nis 10:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Vâni Efendi’de Zembilli Ali Efendi, Zembilli Ali Efendi’de ilk İstanbul Kadısı Hızır Bey, Bursalı İsmail Hakkı’da Aziz Mahmud Hüdaî, Hüdaî’de Üftâde, Üftâde’de Hacı Bayram, onda Yunus Emre, Yunus’ta Mevlânâ aynı ocağın ateşiyle devam ediyordu. Bütün bu insanlar ne kendilerinden, ne de bir evvelkilerinden şüphe ediyorlar, hayatı, düşünceyi, kendilerini idare eden değerleri kudsî bir emanet gibi kabul ediyorlar, aralarında nesil farklarını tabiî buluyorlardı. Onlar parçalanmış bir zamanı yaşamıyorlardı. Hâl ile mâzi zihinlerinde birbirine bağlıydı. Birbirlerini zaman içinde tamamladıkları için, gelecek zamanları da, kendi düşünce ve hayatlarının muayyen olmayana düşen bir aksi gibi tasavvur ediyorlardı.

Yaşadığım Gibi, Ahmet Hamdi TanpınarYaşadığım Gibi, Ahmet Hamdi Tanpınar

Nûrun sirâc-ı vehhâc
Âlemler sana muhtâc
Sâhib-i tâc u mi'râc
Sensin yâ Resûlallah ﷺ

Aziz Mahmud Hüdai hz.
Miraç-ı'ı mız Aşk ile Yâr ile olsun...

Alan sensin, veren sen, kılan sen. Ne verdinse odur dahi nemiz var.

-Aziz Mahmud Hüdai hazretleri

Ehl-iKıraat, Ene 'Sus Ey Nefsim''i inceledi.
17 Oca 23:21 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 8/10 puan

......
İnsan... Öyle bir yaratmışki Yaradan, merkez eylemiş alemlerin ortasına. İçinde kendisiyle muhalif, kendisine düşman, samimiyet belirteci, ihlas terazisi, vazifesini fevkalade ve itina ile yapan bir sistem gizli. Her yerde ve zamanda olmaya mecbur, olacak...
Kitap bunun üstüne ve bilinen bir zatı konu alarak yazılmış. Aziz Mahmud Hüdai Hz. kendini ve dünyayı ayaklar altına alarak birçok gönüllerin muhabbet ettiği başlara tac olmuş ve olacak bir gönül Sultanı. Adım adım ihlası ve muhabbetiyle en büyük düşmanının kolunu kanadını kırıyor.
Yazar hikayeyi değişik bir açıdan, nefsin dilinden anlatarak okuyanı içine çekiyor. Sürekli okunma fırsatı bulunsa kısa zamanda bitiverecek akıcılıkta. İnsan kitabı okudukça hayatını sorgulamak zorunda kalıyor. Hikayesi bakımından bir kaç kez okunabilecek kitaplar listesinde ilk sıralarda.
 Kitapta yok fakat birçok kaynakta Büyük Evliya'nın şu duası meşhurdur:

“Yâ Rabbî! Kıyâmete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza Fâtiha okuyanlar bizimdir… Bize mensub olanlar, denizde boğulmasınlar; âhir ömürlerinde fakirlik görmesinler; îmanlarını kurtarmadıkça ölmesinler; öleceklerini bilsinler ve haber versinler ve de ölümleri denizde boğularak olmasın!..” 

Tasavvuf, ihlas, gerçek sevgi, muhabbetullah, kendini kendinde yok etme gibi konular ilginizi çekiyorsa çok güzel bir fırsat sizi bekliyor...

Seçkin Demir, Ene 'Sus Ey Nefsim''i inceledi.
05 Oca 23:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Okuduktan sonra mezarını ziyaret etmek istiyorsunuz, dua ediyorsunuz
Duanızda şu oluyor: Allah'ım bana Aziz Mahmud Hüdai gibi bir cesaret ver. Ver ki nefsime dur diyeyim!

Ey Oğul !

Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş.
Sana sorulmayan şeylere cevap verme.
Birşey sorulursa, cevabını bilmiyorsan, bilmiyorum de.
Bilmediğine bilmiyorum demek ilmin yarısıdır.

-Aziz Mahmud Hüdai hazretleri

Ahmet Can Ayhan, bir alıntı ekledi.
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben Aziz Mahmud Hüdaî Efendi’yi, Sultan Ahmed Camiinin temelleri arasında tahayyül ediyorum. Zaman zaman benim için oradan çıkar ve hiç bir hikmetin teselli edemeyeceği bir hüzünle o çok sevdiğim beyitini tekrarlar:
Günler gelip geçmekteler,
Kuşlar gibi uçmaktalar.

Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 48)Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 48)