Gün akşamın ilk sessizliğine karışırken gökyüzü turuncu ile lacivert arasında ince yüz çizgi bırakıyordu. Yazın sıcak nefesi hala havada olsa da Eylül'ün serinliği insanın tenine hafifçe dokunan bir hatırlatma gibiydi; mevsimin değiştiğini, günlerin kısaldığını fısıldıyordu.
Sessiz Miras kitabında tarihi bir romanın yanı sıra geçmişin sessiz ama derin izlerini günümüze taşıyan hikayesini okuyoruz.1940'lı yılların Nazı dönemi günümüzdeki yakın tarihler arasında çift zamanlı olarak ilerlemesi kitabın daha hızlı ve akıcı olmasın sağladı..
Nazi dönemlerinde bir arkeolog olan Hanna bir yandan kendi aile geçmişini araştırırken bir yandan da kutsal kaseyi aramaktadır. Mesleğinde keşifler ve tarihe geçmek onun mesleğinde istediği başarıya ulaşacakken Himmlerin emri ile kazı alanlarında görevlendirimek üzere gönderilir. Görevi başındayken yanında olan SS subayı ile evleneceği hususunda emir almıştır. Hanna ne kadar istemesede SS subayı Kolman ile evlendirilecekti. Hiç istemese de kendine kurtuluş yolu açıldığını ve evlenirken kendisine yapılan baskılardan da kurtulmanın tek yolu bu olacaktır.
Ember lise öğrencisi olduğu dönemde derin kırıklıkların ruhunda açılan izler henüz silinememiştir. Fakat yaptığı araştırmalar sonucunda geçmişteki yaraları açan Dakota ile karşı karşıya gelecek Ember'in yaşamını görünmez ipler ile bağlayan sırları taşımaktadır.
Kitap Hannah Lilly ve Ember'in geçmişin tozlu fakat derin sırlarını aralarken nefis bir yolculuğa çıkıyoruz