Edison'un elektriği ışığa çevirdiği anı, Tolstoy'un Anna Karenina'nın son satırını yazdığı anı, Wright Kardeşlerin uçaklarının uçmaya başladığı anı düşünün. Bunların her birinde zaman bir faninin karşısında yenilgiye uğradı. İnsan, zamanın kendisiyle birlikte götüremediği, zamanın içine sığmayan bir şeyler yaptığında doğanın efendisi oluyor. Sonsuzluğun içinde uçmaya başlıyor.
Yaratıcılık tarihi bir zevk tarihidir. Zaman, bir kayaya vuran ağır ve sert dalgalar gibi vurur bize. Bizi eskitir. Bizi yok eder. Zamanın bizi yok edemediği anları anlatır işte o tarih.