Giriş Yap
Pedofili bütün bunlara tepkisiz kalan toplum hastalığıdır.
Siirt’te 14 ve 15 yaşındaki kızlarına tecavüz eden ve ben senin babanım bunlar normal diyen bir baba… Diyarbakır’da 9 yaşındaki kızına 1 ay boyunca tecavüz eden başka bir baba… Antalya’da 4.5 yaşındaki kızına 1.5 yıl boyunca tecavüz eden, baba… Antalya’da kızına 14 yaşından 20 yaşına kadar tecavüz eden ve 3 çocuğu olan, baba… Sinop’ta 11 yaşındaki kızına tecavüz eden ve iki çocuğu olan, başka bir baba… Samsun’da 14 yaşındaki kızına tecavüz edip bir çocuğu olan, yine bir baba… Aydın’da 14 yaşındaki kızına tecavüz edip bir çocuğu olan, bir baba… Edirne’de 13 yaşındaki kızına tecavüz eden ve kızının doğurduğu çocuğa da daha sonra tecavüz eden, başka bir baba… Bolu’da 16 yaşındaki kızına tecavüz eden, baba… Antalya’da 13 ve 16 yaşındaki öz kızlarına tecavüz eden, bir baba… Şanlıurfa’da kızına tecavüz eden savunmasında ’kızım zaten hayat kadınıydı’ diyen, bir baba… Kızına tecavüz eden ‘babaya neden yaptın’ sorusuna ‘bir yemek yapıldığı zaman ilk siz bakmaz mısınız’ diye cevap veren, başka bir baba. Ve bu şekilde sürüp giden babalar zinciri.. Ve bu nedenle bu haysiyetsiz sapıklara pedofoli kelimesini kullanmamalıyız. Çünkü pedofoli için hastalık diyip cezalarda indirime gidiliyor, ertelenmeler oluyor, ya da bu insanları tedaviye gönderdikten bir müddet sonra davalar düşüyor, Pedofili bütün bunlara tepkisiz kalan toplum hastalığıdır ne yazık ki. Biz ne zaman duyarlı bir toplum oluruz işte o zaman güneş yeniden doğacak. Unutmayın onlar kadar bizler de kokuşuyor çürüyoruz.
·
74 yorumun tümünü gör
Reklam
Bugün açık lise den mezun oldum. Bunu yazarken Didem Madak'tan "Geçmişini mi yok ettin diye soran bir baba dan kurtuluşumu kutluyorum" dizeleri geliyor aklıma. Kız kısmı okumaz diye okutulmayıp, adım adım hedefime yürüyüşümü kutluyorum. #okumanınyaşıyoktur
·
58 yorumun tümünü gör
Okursanız sevinirim.
20 yaşında genç delikanlı otobüsün camından bakarken birden bağırdı. -Baba; arabalar, arabaları görüyor musun, bizle geliyorlar. Babası gülümsedi ve mutlulukla saçını okşadı. Genç bir süre daha dışarıyı izledi ve sonra birden bağırdı. -Bulutlar baba, bulutlar harika Baba gülümseyerek oğlunu izledi. -Baba ağaçlar dedi aniden delikanlı. Onlar hep geride kalıyor dedi. Arkada oturan yaşlı adam, bu bağrışmalardan rahatsız olmuş olacak ki; Babanın omzuna dokundu. Beyefendi oğlunuzu iyi bir doktora götürmelisin. Problemi var herhalde. Baba geriye dönerek "o zaten iyi bir doktordan geliyor. Oğlum doğuştan kördü ve ameliyat sonrası gözleri açıldı" dedi... Herkesin bir hikayesi var. Ne çabuk yargılıyoruz insanları ve ne çabuk tanılar konuyoruz değil mi? O kadar hızlı kararlar veriyoruz ki insanların yaşadığı hikayeler bizim için pek önemli olmuyor.
·
27 yorumun tümünü gör
#orkid #kadinmibayanmi
Yine saçma sapan bir zihinle hayatını idame ettiren bir adam daha.Bu günde fazlasıyla utandık.Çünkü dediğim gibi bu zihinler bitmez.Bitmeyecek.Umutsuzluk insanların yaşam biçimi oldu.Metroya binince insanların jest ve mimiklerine bakıyorum.Son 3 senedir yaklaşık mutlu insanların sayısı kendi basit analizime göre azalmaya başladı.Özellikle gençlerimizi 20 yaş civarını diyeyim kısaca hiç mutlu göremiyorum.Bu beni geleceğimiz açısından üzüyor.Neyse konumuza geçeyim.19 yaşında kendi ekmeğinde olan özel bir üniversitede tam burslu bir şekilde Bilgisayar mühendisliği okuyan bir erkek kardeşimiz, Bim de anne babasına destek ve yurt parasını çıkarmak amaçlı kasiyerlik yapıyor.Daha sonra kasiyerler bildiğiniz üzere spot ürünlerini yani indirimdeki ürünleri alışveriş yapan müşteriye söylüyorlar bu kardeşimizde bir adamın eşine söylüyor.Ama adam indirimdeki ürünlerin içindeki Orkid kelimesini duyunca rahatsız oluyor.Sen bir bayana Orkid diyemezsin diyor.Kasiyer kardeşimizde "Bayan değil, Kadın denilir." diyor.Bunun ardından ha bayan, ha kadın diyerek küfür ve fiziksel şiddetle kasiyere tokat atıyor ve müşteriyi ayırıyorlar.Kasiyer polise gidip şikayet ediyor.Şimdi olayda iki kısım var. 1.si kadın, bayan konusu.Cinsiyetler ana tabloda kadın ve erkek olarak ayrılır.Bu doğru.Bay ve bayan ise cinsiyet belirtmeye gerek duyulmadığında hitap şekli olarak kullanılır.Bay, Bayan WC gibi.Kız diye mesela bir cinsiyet yoktur.Evlenmeyen kişilere, yada küçük yaştakilere kız deniliyor.Tıp dilinde ise Dişi ve Erkek var.Ama bence en güzeli Hanımefendi.Şimdi bu konu basittir baktığınızda.Namussal olarak kullanım açısından bakıldığından yanlış anlamaya müsait bir konudur bu kullanıma dikkat etmek etik olarak doğrudur.Kısaca Kadın ve Hanımefendi en güzelidir.Etik, protokol eğitimini bilen kişiler bu ayrımı iyi bilir.O saldırgan şahıs büyük ihtimal bunu bilmiyordu. Şimdi gelelim Orkid muhabbetine.Sen benim karıma Orkid diyemezsin demek dünyadaki en kibar tabirle sayılı yobazlıklardandır bence.Artık bazı şeyleri aşalım dedikçe insanımız kendi alt yapısındaki Cahiliye dönemindeki kabalıkları Müslümanlık ya da Türklük ya da Delikanlılık başlığı altında günyüzüne çıkarıyor.İskoçlarda parlamentoda kadınlara doğal ve zaruri bir ihtiyaç olan pedler ücretsiz dağıtılıyor.Biz Bim de karıma Orkid deme diye adam dövüyoruz.Niye diye soranlara bunu söyleyin.Niye onlar şöyle biz böyle diyen biri illaki vardır çevrenizde.Erkek sünnet olur, pilava koyalım hahaha diyen anne baba, kızı regl olunca utandırırlar.Ya da erkek geceleri dışarı çıkar hahaha oğlum kızlarla takılıyor aferin keretaya diyen baba, kızına Orkid alırken çekinir ve eşini gönderir alışverişe.Orkid ülkemizde yasak değildir.Hiçbir ped markasında yasak yoktur.Utanılacak bir üründe değildir bunlar.Ayrıca kadınlarda bu süreç ergenlikte başlar ve menopoza dek sürer.Bazı hastalıklar hariç zorunlu bir süreçtir.Buradan erkeklere,babalara özellikle söylüyorum.Kız çocuklarınıza davrandığınız gibi davranamıyorsanız bile utandırmayın.Siz de utanmayın.Ayıp olan şeyler tacizdir, tecavüzdür,küfürdür, şiddettir, hakarettir, hırsızlıktır,kul hakkıdır, hayvanlara doğaya zarar vermedir.Orkid değildir.Cahil olmamak elinizde, elimizde.Umarım yazının başında belirttiğim gibi umutsuz ve mutsuz yüzlerin arasına bu genç kardeşimiz de katılmaz.Ayrıca tüm yeni nesildeki gençler şimdi yurt dışında çalışmayı düşünmeye başladı.Haksızda değiller.Ama bu ortam inşallah azalarak biter.Güzel genç nesillerimiz kendi uluslarına yardımcı olmak ister ilerleyen senelerde.
·
75 yorumun tümünü gör
Reklam
«Orta Amerikada bir ülkede darbe oluyor. Bütün sanatçılar, yazarlar, şairler, bilim adamları, öğretmenler içeri. Görüş yok. 2 hafta, 3 hafta, 6 ay, 1 yıl. Dünyadaki bütün hukuk örgütleri, demokratik örgütler araya giriyorlar: "İnsanları içeri attınız dört duvar arasına, bari 1 seferlik bir görüş günü düzenleyin. Sevdikleriyle görüşsünler." Geri adım atıyor darbeciler, peki diyorlar. Bir kişi, ailenizden sadece bir kişi gelebilir diyorlar tutuklulara. Kim gelsin istiyorsanız adını yazın." Bir şair kızının adını yazıyor. Kızı 7 yaşındaydı o dört duvar arasına konulduğunda. Şimdi 8 yaşındadır. Bir kapalı spor salonu, ortada masa. Masanın bir yanında tutuklular. Herkesin gözü kapıda, herkes sevdiğini bekliyor. Şairin kızı geliyor elinde bir kağıt tam babasına doğru gidecekken, kapıdaki görevli: "Dur! Nedir o elindeki?" "Siz babamı buraya koymadan önce ben okula hazırlanıyordum. Babam bana defterler, kitaplar, boya kalemleri almıştı. Ben o boya kalemleriyle babama bir resim yaptım." "Ne resmi?" "Kuş." Görevlinin önünde bir defter, açıp bakıyor 'Kuş resmi içeri giremez' Görevli kağıdı alıp yırtıyor "Hadi şimdi git babana!" Çocuk gözyaşları içinde oturuyor babasının karşısına. 5 dakika sonra "Görüş bitti, herkes dışarı!" 1 yıl daha geçiyor aradan. Şair yine kızının ismini yazıyor. Yine aynı yer. Şair kapıya bakıyor. Kızı kapıda beliriyor daha da büyümüş, güzelleşmiş. Elinde yine kağıt... Görevli: "Dur, nedir o elindeki?" "Geçen yıl geldiğimde babama bir resim yapmıştım, yırttınız. Şimdi başka bir resim yaptım." "Ne resmi?" "Ağaç" Görevli açıyor kara kaplı defteri çeviriyor, çeviriyor, bakıyor. Ağaç resmi yok. "Ağaç resmi yasak değilmiş, gir içeri." Kız koşarak giriyor babasının yanına. Şair mutlu çünkü 2 yıl sonra kızını ilk kez gülerken görüyor. "Babacım bak sana resim getirdim!" Şair alıyor kağıdı "Ne güzel resim bu, ne güzel bir ağaç bu. Dallarında meyveleri de var. Bunlar ne meyvesi?" Kız usulca sokuluyor babasına "Şş, baba, ne meyvesi? Onlar kuşlar! Ağacın dallarına gizledim, gözleriyle sana bakıyorlar." Bir tek kuş resminin girmesi yasak olan o mekana sanatın gücüyle koskoca bir kuş sürüsünü sokuyor ya o kız çocuğu... Sanat var oldukça, aydınlanma var oldukça karanlığa her zaman ışık taşınacak, dallara kuşlar konacaktır.» 🕊
Sunay Akın
·
34 yorumun tümünü gör
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42