Bu kitabı, benim için değerli bir insandan hediye aldım. Öncelikle arkadaşıma bu değerli kitabı bana hediye ettiği için teşekkür ederim.
Kitabın baş karakteri Samim Bey'in bir filozof ve bir
Bir babanın en başından öleceğini kabullenip bunu mizahi melankolik bir şekilde anlatması.. Babasını kaybedenlerin içine işleyen bir kitap. Okudukça akan, kendini bulanların kitabı.
Lanetli eserinde modernist ve kapitalist yaşamın lanetlenmiş yanını ve bireyi 'sevgi' hasletlerini, ebevynleri arasındaki bağlanma türlerini ve ölümle kayıt altına alınan hayatın
“İnsan hayatı sürekli bir devinim içindeydi sanki.
Geçmişleri, çocuklukları, kökleri, hepsi onları bugünkü hâllerine yoğuran görünmez eller gibiydi... Ve bütün bu katmanlar, içinde insanın saklandığı
Öneri ile okudum ve beklentim yüksekti.Gerçek mi kurgu mu , iki ayrı evren mi anlayamadığım bir hikaye.İlk kısımda çocuğu olmayan bir kadın genç Xavier ile tanışıyor ve acaba annem olabilir misiniz diye soruyor genç adam.Kadın bir yanlış anlama olabileceğini hiç çocuğu olmadığından bahsediyor.İkinci kısımda paralel evrene geçiyor olabiliriz çünkü xavier onların çocuğu ve o artık bir anne rolünde.Bu rol üzerine çokta oturmuyor.Çatışmalarla dolu ama bir yandan eşi Tomas’ın baba olduğunda nasıl biri olacağını bize çok iyi anlatıyor.Rollerimiz bizi değiştiriyor mu? Aynı ben bugün anne olmasam farklı biri olur muydum sorularını sordum kendime.Bilemiyorum kitapla ilgili ne düşüneceğimi gerçekten bilmiyorum
Kitabın isminden dolayı çok farklı bir kitap okuyacağını düşünmüştüm. Ama yazar şaşırttı beni.
J. M. Coetzee 'den okuduğum ilk kitap. Ve sarsıcı bir konu.
Üniversitede hocalık yapan 52 yaşındaki David iki kere evlenip boşanmış ve bir kızı olan ama aynı zamanda tutkularına engel olamayan, öğrencileriyle bile cinsel münasebette bulunan bir kişi. Ve okul yönetimi bu durumu öğrenince David'in ilişiğini bir şekilde kesiyor okulla. David'in öğrencisiyle yaşadığı münasebet farklı boyutlarda yalnız. Biraz zorlama gibi hafif tecavüzvari.
Kızı Lucy'nin yanına gidiyor. Kızının çiftlik benzeri bir evi var. Cape Town denilen bir bölgede yaşıyor ve orada siyahiler var anladığım kadarıyla. İlk başta kızı babasından, babasının onun yanında kalmasından memnun. Fakat talihsiz bir olay gerçekleşiyor ve işte orada, yaşananlardan dolayı baba ve kızın arasında bir uçurum oluşuyor.
David'in genç kızlara yaşattığı şeyin çok daha beterini kızı yaşıyor. Belki de kızı babasını suçluyor. Zaten mantık onun düşünmeye itiyor insanı.
David'e bir baba olarak hem üzülüyorsunuz, hem nefret ediyorsunuz ondan. Adamın kızı hakkındaki düşünceleri bile leş. Yer yer beni rahatsız etti. Belki de ben henüz alt metnini anlayacak kapasitede değilimdir. Böyle rahatsız edici bir konu okumak isterseniz buyurun. Sürükleyici, kendini hızlı okutan bir kitap.
İyi okumalar...