• %61 (77/128)
    ·4/10
    Kitap yarım bırakmamak gibi bir prensibim olsa, kitap hediye gelmiş olsa ve sırf hatır için okumaya başlamış olsam ve 77 sayfa okumuş olsam dahi daha fazla katlanamadım.

    Bir kere 77 sayfa boyunca altı boş aforizma kasmak dışında bize ne anlattın sayın Tufan? Acıların çocuğu Tufan diyesim var. Aşk acısı çekiyormuş Tarık Bey aman ne kadar değişik. Babası iflas etmiş, evi terk etmiş öfkeliymiş aman ne kötü. Yanlış anlaşılmak da istemem aşk acısı çekmeyen mi var, farklı ne anlattı bize hiç. Annesini çok seviyormuş annesi kanser olmuş dünyası kararmış. ( Yavan cümleler...)

    Aşk acısı kim çekti diye anket yapsam şurada %95 lere ulaşır sayı, kimler o sırada kendisini dünyanın en mutsuz kişisi gibi hissetti desem oran yine yukarılarda olacaktır eminim. Pucca da aşk acısı çekti, hatta daha içten yazdı bunu o zaman Tarık Tufan neden yere göğe sığdırılamıyorken Pucca neden yerden yere vuruluyor. Sebebini ben söyleyeceğim ama ne ilgisi var diye muhalif olacak milyon kişi olacak. Olsun içimde tutamam söyleyeceğim. :) Çünkü Tarık Tufan iki kelimeden birinde Allah, Kuran, Yasin derken Pucca sigara, alkol, seks yazar! Muhafazakar kesim (gerekirse ötekeleştirici de olurum) de yüceltir işte böyle. Toplumun siyasi ve sosyolojik ortamı bu çünkü şuanda. Birisi acı da diğeri değil mi şimdi?

    Bol bol ajitasyon yapayım, kanser anne diyeyim, babam iflas etti diyeyim aa dur hatta evli kadına aşık olayım ilginç olsum bir de Afrikalı çocuk/ akbaba / gazeteci örneğini de patlattım mı satar bu kitap.

    Wattpat yazarlarından hallice... Öyle büyüleyici bir anlatımı falan da yok. İyi kötü bir okuma kültürüm olduğuna inanıyorum ve bunun bana verdiği yetkiye dayanarak bu kitap ÇOK KÖTÜ diye bağırıyorum.

    Aforizma okumak istiyorsanız milyon tane yeraltı edebiyatı kitabı var ve dil olarak çok daha yukarıdalar Tufan'dan.

    Gelelim kadınlar hakkındaki beni çok rahatsız eden kısımlara;

    "Zayıf, cesaretsiz kadınları severim ben.
    Erkeğine sürekli ihtiyaç duyan kadınları severim. Kendi zayıflığını her defasında erkeğine hissettiren kadınları. Tek başına karar almaktan korkan kadınları.
    ....
    Kadın benim olmasa da mutlaka bir erkeğin olmalıydı." (Sayfa 56)

    Bu ne şimdi? Güçlü kadın fikrinden neden bu kadar korkuyorsunuz. Biz kadınlar erkeklere bağımlı olmadan yaşayabiliyor, gayet başarıyla ayaklarımızın üzerinde durabiliyoruz. Pek çok konuda da erkeklerden daha başarılıyız. Tiksindim bu fikirlerden!! Neden kendi başıma karar alamıyorum, neden cesaret göstermiyorum sayın Tufan! Ne cüretle...

    Gelelim başka bir yere...
    "Birlikte yaşanması güç bir adam olarak, dünyası karmaşadan kurtulamayan bir adam olarak, son derece iyi bir aile yaşantısı olan ve fazlasını hakkeden onu, kendime karşı koruyordum." ( Allah razı olsun çok ince düşüncelisin.)

    "Şuan evli olduğu adamla evlenmesine, birlikte olmasına göz yumdum."(Malsın çünkü.) "Biliyorum ki, bunu istemeseydim asla olmazdı."(Özgüvenin böylesi!! Kendini aşırı önemseme..) "Ancak düzenli bir hayatı olan, iyi bir işi ve ailesi olan, onu koruyacağından emin olduğum o adamla evlenmesine RAZI OLDUM." (Neden başka birisi koruyor ve yine bir sevap yapmış gibi yansıtma durumu. Onu çok seviyorum bu yüzden başka bir adamla evlenmesine RAZI OLDUM!)

    Sözüm hemcinslerime... Kızlar sizi birisinin korumasına muhtaç değilsiniz! Birisi size böyle bir muamele yapıyor ve sizi sevdiği için yaptığını ileri sürüyorsa ilişkinizi ciddi ciddi gözden geçirin, bırakın o adamı! Kendi egolarını tatmin etme aracı olarak sizi kullanmasına aracı olmayın. Saçma sapan fikirleriyle başbaşa bırakın ve ona ihtiyaç duymadığınızı bildiği halde sizi sevenlerle harcayın zamanınızı.

    Hayat korkak adamlarla ya da kötü kitaplarla zaman geçirmek için çok kısa.
  • ...

    Dedi ki anam
    - Büyü oğlum
    Tez büyü
    Bu acı
    Senden daha büyük
    Olmadan