• EVLİLİKLERİNİN İLK GÜNÜYDÜ.
    Mahcubiyet buluştu iki genç gönülde. Sevgi peygamberi kızını ve damadını karşısına aldı. Fatıma’nın bakışları gür kirpiklerinin çevrelediği kâbe karası gözlerinden, yarı kaçamak bakışlarla buluştu babasıyla.

    Peygamberimiz, yeni evlilere sevgiyi tutturmak istiyordu. Muhabbeti aktarmak istiyordu ruhlarına. Genç evlilerin ellerini, ellerine aldı ve ellerini birbirlerinin ellerine koydu. Birbirlerini ilk kez tutan bu eller, bu ilki babanın tutuşturmasıyla yaşadılar.

    Peygamberimiz gönüllere aşkı tutuşturur gibi tutuşturdu elleri… Kalplerine sevgiyi tutuşturur gibi tutuşturdu elleri… Ellerle tutuşturdu birbirlerine muhabbeti, şefkati… Elleri birbirine tuttururken sanki der gibiydi. Hep ellerinizden tutacağım. Bu elleri birbirinden ayırmayacağım. Âdeta görmek istediğini göstererek söyledi onlara. Sizleri hep el ele, yürek yüreğe göreceğim.

    Peygamberimiz, genç evlilerin ellerini ellerine tutturduktan sonra, sevginin büyülü dünyasına takılan ellerin heyecanıyla kendini dinleyen damada döndü ve dedi:

    “Fatma ne iyi bir eştir.”

    Sanki tutturduğu elleri sözlerle de pekiştiriyordu. Sonra babasının eline tutturduğu elin mahcubiyetine bürünen geline döndü ve dedi:

    “Ali iyi bir kocadır.”

    Olmaları gerekenleri hatırlattı sanki sözleriyle. İyi eş ve iyi koca… Baba bu evlilikte mayayı yapan gibiydi. Evliliğin mükemmel olması için tüm şartları hazırladı. Evlilikte muhabbeti oluşturacak hiçbir ayrıntıyı atlamadı.

    Evlilik gecesi ellerini ellerine koydu. O çocuklarının ellerinden tutan bir babaydı. Eşlerinden de öyle istedi. Eşlerinin ellerinden de ilk tutturan o oldu.

    Babanın tutturduğu bu iki el, iki altın silsileyi vermişti. Elbette babanın tutturduğu ellerden böyle bir rahmet doğacaktı. O çocuklarının her an ve her şartta ellerinden tutan bir babaydı. O çocuklarını Kayyum ismi ile daima tutan bir Babaydı (a.s.m.)…