Hep bir şeyleri yineleriz en ‘özgün’, ‘yaratıcı’ vb. olduğumuzu sandığımızda, ‘bulduğumuzu’ sandığımız ‘yeni’, bir yineleme olduğunu gösteriverir.
Ne çok insan ne çok şey düşünmüştür zaten, bizden önce - bizim şimdi düşündüğümüz bi şeyin, daha önce düşünülmemiş olması olanaklı mı?
Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem.
İki yolu var acı çekmemenin. Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu göremeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.
Seni hiç unutmasam da içimin böyle sızlamasını unutmuşum. Aslında seni artık hatırlıyorum. Yani demek istediğim artık yaşadığım hayata değil de hatırladığım hayata aitsin. Belki de bu yüzden artık sana yazmak istemiyorum. Bir anıya mektup yazılmaz ki.