Birçok kavram gibi saygı da en az, yüceltildiği ortamlarda bulunuyor. Bugün her konuda kolayca atıp tutarken, akşam keserken “saygı” sözcüğünü en sık kullananlar, saygıyı içlerinde en az duyanlar, saygının ne olup ne olmadığı üzerine en az kafa yoranlar. Düşünürseniz siz de, kişisel sınırlarınıza müdahale etme hakkını kendinde gören, bir başka deyişle size saygısızlık eden kişi ve kuruluşların bunu yaparken kendi saygı söylemleri ardına sığındıklarını fark edeceksiniz. Saygı maskesi arkasında saygısızlığı normalleştirilmesi, hepimizin hayatının da normal haline gelmiş durumda.
Saygı, ülkemizde maalesef çok yanlış kullanılan, içi boşaltılmış bir kavram. Saygı, itaat değildir. Karşılıklı olamayan, hiyerarşiye dayalı bir şeye saygı adını verebilmek çok zor. Anne-babaya saygı, büyüklere saygı, öğretmene saygı, devlete saygı gibi kalıplar kültürümüz içerisinde klişeleştirilerek öz anlamından koparılıyor ve saygıya yaptıkları vurgu, aslında saygısızlığı meşrulaştırmak için kullanılıyor.