Bir buhran içindesiniz Nejat. Sakin olmaya çalışınız. Biraz da bana bakınız. Çektiklerim acaba sizinkinden daha az mıdır? Bütün bu dertli günlerimde daima vicdanımdan kulaklarıma yansıyan, vazife ve insaniyet kelimelerini işitiyorum. İşte bu iki kelime beni bütün emellerime karşı kuvvetsiz bırakıyor. Nejat! Allah aşkına gidiniz, kaçınız buradan! Şu dakikalar, hayatımızın son bir rüyası olsun. Bu rüyanın aziz hatırasıyla yaşayalım ve ölelim. Bizim için bundan başka yol yoktur. Siz, ümitsiz yaşamaya takati kalmamış bir zavallıyım dediniz. Ben de biliniz ki, en ufak bir heyecana bile dayanamayacak kadar hastayım. Ben hastayım, Nejat, hem de çok hastayım.