Bahar Sürekçioğlu

Bahar Sürekçioğlu
@baharsurekcioglu
10 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Aile Kavramını Yeniden Değerlendirmek Üzerine
Puan vermedi
aileye alıştığımız yerden bakmıyor aksine orayı dağıtıyor.kutsal kabul edilen anne baba figürlerini sorgulanabilir hale getiriyor hatta rahatsız edici biçimde sorgulatıyor.kitap boyunca ana vurgu şu çocuklukta yaşanan duygusal ihmal ve bastırılma fiziksel şiddet kadar hatta bazen ondan daha yıkıcıdır ve çoğu insan bunu fark etmeden büyür çünkü buna aile denmiştir iyi niyet veya fedakarlık denmiştir nihan kaya aileyi güvenli bir alan olarak değil çoğu zaman çocuğun birey olmasının önündeki ilk engel olarak ele alıyor. ebeveynlerin farkında olmadan çocuklarının sınırlarını ihlal ettiğini onları kendi korkularına göre şekillendirdiğini itaati sevgiyle karıştırdığını açıkça söylüyor kitapta en çarpıcı noktalardan biri çocuğun duygularının sürekli bastırılmasının ileriki yaşlarda kişinin kendini suçlayan kendinden şüphe eden ilişkilerde hep eksik hisseden bir yetişkine dönüşmesine yol açtığı fikri yani mesele sadece çocuklukta yaşananlar değil bugünkü ilişkilerimizin ,bağlanma biçimlerimizin kendimizi nasıl sevdiğimizin de orada şekillenmiş olması teselli veya baş etme değil bir yüzleşme kitabı
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
dikkatin kırılganlığı
Puan vermedi
dikkat eksikliği aslında sandığımız kadar basit bir odaklanamama hali değil. bir bağ kuramama hikayesi. gabor mate bu konuyu anlatırken tıbbi açıklamaların ötesine geçiyor ve dikkat eksikliğini
Dağınık ZihinlerGabor Mate · Hep Kitap · 20221,097 okunma
Toplum Sınırları Dışında Varolmak Mümkün mü?
Puan vermedi
Yaklaşık iki yıl önce okumuş olsam da dün gibi aklımda olan ara ara açıp tekrar bakındığım bir kitap Sırça Fanus yalnızca bir roman değil bir insanın zihninde yankılanan sessiz çığlıkların anlatısı. Plath ana karakter Esther Greenwood üzerinden bireyin içsel dünyasına toplumun kadına biçtiği rollerin ağırlığına ve normal olma baskısına dokunuyor. Benim için bu roman sayfalar arasında kaybolmak değil Esther’in düşüncelerinin içine düşmekti. Roman boyunca Esther’in dünyası sanki cam bir fanusun içinden dışarıyı izler gibi. İnsanların konuşmalarını duyuyor ama hissedemiyor. Toplumun beklentileri kariyer baskısı kadınlık rolleri derken kendi benliğini kaybediyor. Plath bir kadının içsel çözülüşünü öyle gerçekçi bir dille anlatıyor ki okuyucu olarak ben de onunla birlikte o sıkışmışlık hissini yaşadım. Esther’in arkadaşlarıyla olan ilişkileri yüzeyde sıradan görünse de derinlerde büyük bir yabancılaşmayı barındırıyor. Herkes normal yaşamını sürdürürken Esther’in aklının kıyısında bir şeyler çözülüyor. Aslında bu sadece onun değil toplumun dayattığı mutlu olmalısın düşüncesine direnen herkesin hikayesi. Beni en çok etkileyen şey Plath’in depresyonu romantikleştirmeden anlatabilmesiydi. Esther’in ruh hali karanlık ama dürüst kırılgan ama bir o kadar da insani. Fanusun içindeki boğulma hissi belki de çoğumuzun zaman zaman hissettiği o görünmez tıkanmışlığı sembolize ediyor.
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,1bin okunma
Puan vermedi
psikolojik olarak ele alındığında epey ilginç belki de zararlı bir bağlanmayı ele alıyor. ihanet kısmına pek katılmıyorum. insan delicesine bağlılık duyduğu bir şeyin peşinden elbette ki gitmeli. zaten mecburdur da gitmeye. müzeyi ziyaret ettikten sonra okumak herkes için çok daha anlamlı olacaktır. ben müzede gördüklerimin tasviri ile okudum . tavsiye ederim.
Düşünce
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
aşkın farklı bir yansıması olarak : nefret
Puan vermedi
bazen insanların duyduğu yersiz öfke ve suçlayıcılığı anlamakta zorlanırız.Heatcliff ise tam olarak bunun bir örneği.sevdiği kadına duyduğu derin öfkeyi okurken şaşırmamak elde değil. sevgisinin büyüklüğünden midir ,baskılanmış zihninden midir bilinmez ama ikonik bir roman karakteri. “ona akıl ve mantıkla koparılamayacak kadar güçlü bağlarla, alışkanlığın örsünde dövülmüş demir zincirlerle bağlı olduğunu, bunları gevşetmeye kalkmanın acımasızlık olacağını anladı.”
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Ayrıntı Yayınları · 201557,8bin okunma