• 112 syf.
    ·10/10
    Her sabah okurum Fatiha Suresi’ni. Hem de yedi defa. Bunu bir alışkanlık haline getirdim. Arabaya binip bir yerlere giderken de tekrarlarım bu âdetimi. Sonra da belli bir silsile ile baştan sona, bazıları değişmeyen bazıları benden dua isteyenlere göre değişen bir formatta, yaşayan yaşamayan herkeslere gönderiyorum. "Hâsıl olan sevaplardan" diyor bu sefer yeni bir listeyle, dünyanın her neresinde olursa olsun, ruhen, cismen, kalben acı içerisinde kıvranan ve Şafi isminden şifa bekleyenlere, zalimin zulmü altında inleyenlere; okuduğum Fatihalar hürmetine, Şafi ismi hürmetine, bütün esmaü’l Hüsna hürmetine, kabul edilmiş dualar hürmetine ve de ezelden ebede yaratılmış bütün varlıkların ettiği zikirler hürmetine şifalar ihsan eylemesini diliyorum.

    Fatiha Sûresi'ni sevdiğimi daha önce bir çok kez söylemiştim. Kur’an’ın ufacık –belki büyücek- bir özeti bu surede. Bu sebeple biz her namaz rekâtında Fatiha’yı okur, namazın her rekâtında Kur’an’ı baştan sona okumuş gibi oluruz. Ölmüşlerimizin ardından bir Fatiha gönderirken, bütün bir Kur’an’ı gönderiyoruzdur. Fatiha’yı ölmüşlerimizin için okuruz da, aslında ölmemiş olan bizim kalbimiz ferahlar.

    Senai Demirci benim sevdiğim yazarlardandır. Risalelerden aldığı dersle oluşturduğu üslubunu seviyorum. Konuşur gibi yazmasını, kelimelerini şiirsel dokunuşlarla seçmesini seviyorum. Senai Demirci’nin esma çalışmalarını takdirle izliyorum. Ara ara dergisini de görüyorum. Dualar ediyorum arkasından. Günlük siyasi söylemlerine katılmasam da benim için çok değerli bir yazardır. İnsanlara söyleyecek şeyleri olan yazarların günlük siyasetin dışında olmalarını isterim. Çünkü ellerindeki elmas kıymetindeki değerler sadece bir görüşü değil, her görüşten bütün bir insanlığı ilgilendiriyor. Tabii ki yazarın da kendine göre bir görüşü vardır. Elbet bunu da ifade edebilir; ama farklı görüşten kişilerin de hassasiyetlerine dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum. Yazara olan kızgınlıklar eserlerinden istifadeyi de engelleyebiliyor çünkü.

    Bir fuarda Hayy Kitap’tan çıkan Kırk Kapı’nın Kırk Duası kitabını almıştım. Doğrusu içeriğine de hâkim değildim. İmzadan dolayı almıştım. Ama çok beğendim. Her kapı arkasından söylenmiş “De ki”leri beğendim. “Var olmak acıtır. Hele başındaki o akılla. Göğsündeki o kalple… Aklın dünün hüzünlerini, yarının korkularını taşıyor kalbine. Dün kaybettiklerinin üzüntüsü, yarın kaybedeceklerinin endişesi eksilmiyor başından. Hüzün ve korku arasında salınıyorsun her an.” diyor Yalnızlık Kapısı’ndan giriyorsun. “Sensin dua. Hiç yoktan kabul edilmişsin. Eşsiz bir şefkatle “amin” diye yazılmış kaderin. Duasın sen. Yokluktan varlığa açılmış nazenin bir avuçtan ibaretsin. Fatiha’nın göğsüne yasla dudağını. “Kitabın annesi”nden emzir ümitlerini. De ki seni Fatiha’nın sesi yapan Rabbine.”Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn.” deyip Dua Kapısı’ndan çıkıyorsun.

    İşte bu iki kapı arasında altını çizdiğim satırlar:

    Allah’ın sana konuşmasıdır Fatiha. Seni önemsediğini haber verişidir. Dünya ıssızlığında, sana senden yakın olduğunu söyleyişidir.
    *
    Sen Fatihâ’ya ses oldukça, Fatiha sesini cennete taşıyor.
    *
    Bak işte, bugün de nefesin yetiyor Fatiha’ya. Dudakların değiyor serin yakarış pınarına.
    *
    De ki, "Allah’a “Muhtacım şimdi ve daima.” De ki, “Tutunduğum Allah’tır her daim, başkası değil.”
    *
    De ki, “Övgüye değer neyim varsa Allah’tan.”
    *
    De ki, “Sadece Allah’a borçluyum itibarımı başka kimseye değil.”
    *
    De ki, “Teşekkür borçlanırım Allah’a aynada kendimi her tanıyışımda.”
    *
    De ki, "Yapıp ettiklerimin hepsini Allah’ın beğenmesine göre belirlerim.”
    *
    De ki, "Minnettarım o Allah’a ki, benim iyi olmasını dilediklerimi de iyi ederek bana iyilik etmekte.”
    *
    De ki, “Ne varsa bana huzur veren, beni sevindiren Allah’a ait.”
    *
    De ki, “Her şeyimi bana borç veren, her şeyin Malik’inedir hesabım benim.”
    *
    Sen sen ol, seni sen eden Rabbine “Yalnız Sen!” demekten vazgeçme.
    *
    De ki şimdi. “Kul olduk Sana, özgür olmak için.”
    *
    De ki,”Yalnız Senin dediğince var olmakla güzelleştik.”
    *
    De ki "Verdiklerini Sen verdin diye bilenlerin yanında tut bizi.”
    *
    De ki, “Senin verdiklerinle Sana isyan etme şerefsizliğinden koru bizi.”
  • Seni benden Ne bu şehir ayırır Ne de ecel
    Yüreğimi en fazla dil yarası acıtır
    Bu sevdaya hangi yaban eller gelir uzanır
    Kendine iyi bak Sana bir şey olmasın.....
    🎶🎶🎶
    https://youtu.be/5FQhCHOWH8c
  • Ne kağıt kalemsiz olmayı bilir ne de ben sensiz kalmayı
    Neden bir dert biter diğeri gelir ateştir bu iyi bilir yakmayı
    Kuşları anladım da senin kanatların yok nasıl uçtun da gittin
    Kırık cam misali hatalarım acıtır seni böyle mi kaybettim
    Bul beni kaybolmuşum izim silinmiş dilim suskun susmuşum
    Bak bana mahvolmuşum senden kendimi almayı unutmuşum
    Bul beni kaybolmuşum gecem günüme karışmış bir hoşum
    Sanma ki sarhoşum ne var ne yoksa yıkıldı içimde bomboşum
    Sensiz ben bomboşum
    Ne gün güneşe doymayı bilir ne de ben sana bakmayı
    Uyutsun gece beni sevmesem de sensiz hayaller kurmayı
    Dikenleri anladım da senin çiçeklerin vardı nasıl soldun da gittin
    Fırtınam oldun yıkıldım ben söyle seni böyle mi kaybettim
  • Hani silah dedin ya, bak bu kalem. Yazan bir elle buluştuğunda bu dünyadaki en büyük silahtır hele kalem kelamın dik duran hali olduğundan daha çok acıtır.
  • Beklentiler aşka karışınca acıtır be şairim…
    Çünkü beklentiyle karşına çıkan aynı olmaz, bu yüzden sevme demem ama seveceksen de; Sol yanını ve beklentilerini koy bir kenara, acıyı sevmeye bak…
  • Günce/ sana bir şey olmasın

    https://youtu.be/DQQOfnFqmoM

    Günahları gönder, bana küçük sevinçler ver
    Hataları boş ver, dert olur unutamazsan eğer

    Seni benden ne bu şehir ayırır ne de ecel
    Yüreğimi en fazla dil yarası acıtır

    Bu sevdaya hangi yaban eller gelir uzanır
    Kendine iyi bak, sana bir şey olmasın

    Yüreğim darda, aklım firarda
    Sebebim olur ölüme ayrılık