Erdinç BİGE, bir alıntı ekledi.
 22 Nis 16:31 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çocuk
çocuk
aşk yaşayamamanın telâfisi
kimilerinin gecelik faizi
hayattan almaya çalıştığımız bakiye
çocuk
ortak bir şeyleri olmayanların ortaklığı
günahlarımızı saklayan masumiyet perdesi

Ekinin Harman Olduğu, Feyza Hepçilingirler (Sayfa 228 - Everest Yayınları, (Hüseyin Kaplan'ın Hiçliğimizin İnkârı adlı şiir kitabının tanıtımından))Ekinin Harman Olduğu, Feyza Hepçilingirler (Sayfa 228 - Everest Yayınları, (Hüseyin Kaplan'ın Hiçliğimizin İnkârı adlı şiir kitabının tanıtımından))
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
15 Nis 23:34

Elbette yer altına girmiş bir çekirdeğin hava aleminde bir ağaç olması gibi; yer altına giren bir insanda, alem-i berzahta elbette bir hayatı bakiye sümbülü verecektir.

Mektubat, Bediüzzaman Said NursîMektubat, Bediüzzaman Said Nursî
Elif Kümbetlioğlu, Bakiye'yi inceledi.
15 Nis 17:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu güzel kitapla gönlüme yerleşti. Tam bir kelime ustası diyebilirim. Kelimeleri, müziksiz dans ettirebilen bir şair. Sevdiklerim koleksiyonunda yerini kaptı.

Kalemimden
Ana rahminin karanlığından çıktım
Yüzümü açtım yeni bir karanlığa
Her ne tattım ise lezzet adına
Üzerinde fena damgası gördüm
Her ne cihete adım attım
Yuvarlandım dipsiz bir boşluğa
Kaybetme endişesi bozdu her seferinde
Sevdiğim şeylerde bulduğum lezzeti
Ki sonradan öğrendim, nimeti nimet eden
Ondaki devamın kendisiymiş
Annemi, evladımı, dünyayı sevdim
Ne kadar çok sevdiysem
O kadar çok elem çektim
Şu fena damgası yüzünden
Bu derdin çaresi var mıdır derdim
Geldin elime bir nur verdin
Aydınlandı şeş cihetim şimdi
Her ne sevdim ise yokluğa mahkum
O nur ile bakiye tebdil etti
Nasıl bir akıl yürütmedir bu ey nefsim
Bunca nimetin sevgisinden kalbin taş kesildi
Ki etmeliydin sena, sana bunları vereni
Şu duayı diline dola daimi
Annemi, evladımı, dünyayı
Senden daha sevimli eyleme ya Rabbi



(Tevbe (Berâe) Sûresi / 24.Ayet
De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz, kazandığınız mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz bir ticaret ve hoşlandığınız evler, size Allah’tan, Resûlü’nden ve O’nun yolundaki cihaddan daha sevimli ise artık Allah’ın (azap) emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fâsıklar toplumunu doğru yola eriştirmez.”)

Tayfun R. Aras, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk'ı inceledi.
28 Mar 12:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Saydıklarımız der ki; “Sabır ile dut yaprağı atlastan kumaşa döner.” Ne kadar da doğru söylerler. Keza bu Babil’de ölüm İstanbul’da aşk’ta da öyle bir şeydir. Peki doğru olan neydi. Dağ başında fütursuz bir meyve iken kazanlarda kaynayıp, ateşler de yanıp kağıt olmak mı? Yoksa üzerine kıymetli, kerametli sözler yazılan bir eser olmak mı? Hangisi uyardı bize kalp mi yoksa akıl mı?

Dünyaya gelişi fuzuli olmayan bir kişinin gönlünden dökülen beyitlere, sözlere dem vuran ve her nefeste bize bunu yaşatan İskender Pala’ya ne kadar teşekkür etsek azdır elbet. Bir divan aşığı olarak bu çağın adamı asla değilim, biliyorum. Lakin böyle eserlerde divanda edebiyatında nirvanaya ulaşmış Fuzuli’yi görmek ve şu an ki yetişen nesillere aktarmak tabi ki de taktir edilecek bir durumdur.

Velhasıl eğer benim gibi tasavvuf aşığı değil iseniz bu kitap size göre değildir. Çünkü bu kitap da “Mana’dan Madde’ye”, “Gönül’den Akıl’a”, “Soyut’tan Somut’a”, “Değer’den Değersiz’e” bir yol vardır ve akar gider. Biz mana düşkünlerine ilaçtır cümleler, severek isteyerek okuyup gideriz.

Kitaba değinecek olursak eğer; düşün ki elinizde bir kitap var ve kanlı canlı sizin her düşüncenizi her tavrınızı ve duygunuzu anlayabiliyor. Sizi sizden iyi yorumluyor. İnsani hiçbir duyguya düşmeden saf bir gerçek yorum ile karşı karşıya kalıyorsunuz. O an aklınızdan geçenler, ruh durumuzu ve içinizden geçirdiğiniz her şey ayan beyan ortadır. Şahsen böyle bir kitap ile ben karşılaşmak istemezdim. Şuan ben kendisini inceliyorum, onunda ben gibi bu şekilde inceleyip burada sizlere ifşa etmesini istemezdim. Belki de düşüncelerimden hareketlerimden o anki anlık düşüncelerimden utanır elime kitap dahi almaz idim. Yazarın konusu da işte budur. Hazine değerindeki bir kitabın elden ele dolaşarak 450 sene, içerisindeki şifreler ile manacı ve maddeci insanların hayatlarından geçiş halleri anlatılmaktadır.

Mana’ya değer verenler kitabı gözyaşı ile elem ile okurken, maddeciler kitabın içerisindeki şifrelerin peşinden savrulup durmuşlardır. Eğer kararlar kalben alınırsa vicdan muhasebesinden geçer insan rahat bir nefes alır ki akıl ile alınan kararlar hep nefsten geçer ve bu en tehlikelisidir. İşte benim Fuzuli dostumda kitaba konu olan eseri “Leyla ile Mecnun’u” gönülden gelenlerle kaleme almıştır. Hal böyle olunca kitabın değeri şimdiki eserler gibi okunup rafa kaldırılmamış, dillerden dile dolaşarak bütün cihana yayılmıştır.

Bir kitap Fuzuli ile başlarda Şeyh Galip ile biter de bu kitaba biz nasıl olmamış deriz. Hiçbir vakit ahir zaman şairlerini sevmedim, sevemedim. Sözleri hep manasız anlamsız havada kalır geliyor bana.

Yukarıda da dedik ya “Mana ve Madde”. Kitapta başta Kanun Koruyucu (Kanuni Sultan Süleyman) olmak üzere birçok şahsiyet karakter olarak karşımıza çıkmıştır. Bunlar; Fuzuli’den Nabi’ye, Celebi Mehmet’ten Baki’ye, Cariye Rukal’den Şeyh Galib efendiye kadar edebiyatımıza ve tarihimize yön vermiş insanlardan bahsedilmektedir. En çok hoşuma giden taraf Mana’da kalan kısımdı yani Leyla ile Mecnun, beni en çok sıkan kısım ise maddecilerin Babil altınların peşinden koşup onları elde etmek için verdikleri mücadele.

Genel olarak değirirsek bu kitap herkese hitap etmez. Mana dostlarının buluştuğu başka bir kitapta buluşmak üzere sevgi ile kalın.

Not: Divan edebiyatımızın tadını bir kere alan asla ve asla iflah olmayan bir duygu içerisine girer. Lütfen gereken öz veriyi gereken desteği gösterip bu güzel eserlerimizi, şiirlerimizi ve şairlerimizi nesilden nesile aktaralım.

Fuzuli’den
Beyhude gamlanma divane gönül!
Cümle alemin rızkını veren vardır.
Yaptığın hatayı görmüyor sanma.
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır.

Mal-ı emlakım var deyu güvenme!
Arkam var deyu dayanma!
Sırt üstü insanı yere varan vardır.

Beyhude gamlanma divane gönül!
Cümle alemin rızkını veren vardır.

Derdime vakıf değil canan.
Beni handan bilir.
Hakkı vardır şad olanlar.
Herkesi şadan bilir.

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
Çektiğim alamı bir ben birde Allah’ım bilir.

Şeyh Galip’ten

Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni
Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nüh felek
Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni

Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır
Rişte-i cem’iyyetim zülf-i siyeh-kârındadır
Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır
Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni

Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu
Sûy-i mihrâba nigâhım kec-edâdır doğrusu
Râ kaşından inhirâf etsem riyâdır doğrusu
Yâ savâb olmuş veya olmuş hatâ sevdim seni

Bî-gubârım hasret-i hattınla hâk olsam yine
Sıhhatim rûh-i lebindendir helâk olsam yine
Tîğ-i gamzenden kesilmem çâk çâk olsam yine
Hâsılı beyhûde cevr etme bana sevdim seni

Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ
Yüz çevirmem olsa dünya bir yana ben bir yana
Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana
Anlasın bîgâne bilsin âşinâ sevdim seni

"Hoşçakal Leyla..."

"Zeliha", bir alıntı ekledi.
14 Mar 22:32 · Kitabı okuyor

Hâlıkımız bizi bu dâr-ı fâniden bir dâr-ı bâkiye nakledecektir..

Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 89)Sözler, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 89)
., Psikolojik Açıdan Namaz Ve Namaz Psikolojisi'yi inceledi.
14 Mar 08:21 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Arkadaşımın kendine aldığı kitabı ondan önce okumak bana nasip oldu. "Hızır gibi yetişti." deyimini bu kitap için kullanabilirim.Çoğumuz bu konudan muzdaribizdir , ibadetlerimizin manasını bilmeden yapıyoruz.Bazen bilsek de yaptığımız ibadetlerden ,başta namaz gibi, feyz alamıyoruz.Mutmain olamıyoruz.Aklımıza delice sorular , dünyevi meseleler nedense o an geliyor.Belki de yaptığımız ibadetlerin bile tövbeye ihtiyacı var.Kitap hiç bu yönüyle namaza bakmamıştım dedirti.Acaba yaptığımız hareketlerin okuduğumuz her ayetin
manasını biliyor muyuz? Şekilsel boyutu tamam peki ya içsel boyutu ? Peki ya niçin kıldığımızı biliyor muyuz? Sadece Allah rızası mı?
Kitap farklı başlıklar içeren üç bölümden oluşuyor .Kitabın başlarında not olarak belirtilmiş ;"Kitabın sonunda namazda okunacak kısa sure ve anlamları yer almaktadır.Bunların öğrenilmesi kişinin en çok 15 gününü alır."
On beş gün çok değil. Kitabı bitirdiysem şimdi ayetleri daha iyi kavrayabilmem gerek ve bu da sadece meal ile olacak iş değil .
Toplasak günün bir saati yaptığımız ibadet belki de ebedi mutluluğumuza vesile olacak .. Peki fani saatlerimizi bâkiye çevirmeye değmez mi ?

Nese Gormez, bir alıntı ekledi.
13 Mar 14:07 · Kitabı okudu · 10/10 puan

bir düğün, bir cenaze
her yerde zılgıt, sorulur:
bu nasıl katlanmak
kayalar yarılır
mezarsız ölüler korosu başlar bende:

Bakiye, Kemal Varol (Sayfa 41)Bakiye, Kemal Varol (Sayfa 41)
Nese Gormez, bir alıntı ekledi.
13 Mar 13:56 · Kitabı okudu · 10/10 puan

yarıldı dünya
duymadın mı sevgilim..

Bakiye, Kemal Varol (Sayfa 149)Bakiye, Kemal Varol (Sayfa 149)