Umarım okuduklarını anlayacak, anladıklarından ders çıkaracak kadar akıllısındır.Ve umarım okuduklarını başkalarına anlatırsın, onlar da ötekilere.Umarım benim kara yazım kulaktan kulağa fısıldanır...
Nasıl başlasam bilmiyorum aslında hiç benim okuyacağım tarz bir kitap değildi ama bir şekilde elime geçti zaman geçirmek için elime aldım. Kitaba ilk başladığımda bir fahişenin hayatını anlatıyor olmasından dolayı bırakmak istedim ama kitap o kadar akıcı ve merak verici ki kafamı kaldırdığım da kitabı yarilamistim ne ara bu kadar okudum bilmiyorum. Aslında bir fahişenin hayatını değil acı bir aşk hikayesi okuyacaksınız ve bu hikayenin gerçek olması ayrı üzücü iken 1800 lerde yaşanmış olması da aşka, sevilen kadının fahişesi olmasına rağmen saflık ve temizlik katmış. Adamın aşkı çok büyük sanarken kadının yaptığı fedakarlık çok daha büyük bir aşk gerektiriyordu. ((((Her ne kadar gereksiz bir fedakarlık olsa çünkü insan hayatta bir defa o kadar çok sevilebilir ve sevebilir ve sonuç ne olursa olsun bırakmamalıydi çünkü bu aşktı onu kötü yoldan uzaklaştiracak olan bu aşktı onu tövbekar edecek olan. Ama işte okurken yargılamak böyle yapmasaydı demek kolay. ))) Daha fazla amlatmayayim okuyunca çok fazla şey hissedeceksiniz zaten. Böyle bir kitap hayatıma birşey katmaz ama okuyayım diye başladığım kitapta başta ölüm ile yüzleştim sonra da bu hayatta kendini de düşünmelisin ve vereceğin karar sadece senin hayatını etkilemiyorsa tek başına karar alamazsın. Kendime soruyorum;" Başkası için hayatımda bir defa karşılaşabileceğim bir aşktan vazgeçer miydim? "diye ama cevabını veremiyorum büyük konuşmamak lazım hayat bu ne olur belli olmaz...