Hiç son bulmayacaktı acılar,
Hiç bitmeyecekti bu derin sessizlik.
Belki de tek bir gerçek vardı, gerçekliğini kanıtlamaya ihtiyaç duymayacak kadar gerçek olan, sevgi.
Bazen bir kedinin gözlerinde,
Bazen çiçek açmış bir ağaca dokunan güneşin ışığında,
Bazen de bir insanın kollarında, hem de hiç tahmin etmediğiniz bir zamanda.
O sizi bulmak isterse bulurdu, siz onu aramaya kalkmayın sakın. O vakitlerde görünmez olur, yok olurdu. Kalbimizde en az sevgi kadar hissettiğimiz, kimisi için daha gerçek bir duygu daha vardı, acı. Bazen bir enkazın altından yükselen yardım çığlıklarında, bazen o içine çeken denizin mavisinde.
Bazen bir çocuğun olmayan geleceğinde, paramparça hayallerinde. Bazen toprağın altında, bazen bir yağmur damlasında.
Ve biz insanlar, bu döngünün içinde dolaşıp duruyorduk.
Sanki bizim için her şey yazılmıştı en başında varlığın.
Sahi, hangimiz karar verebiliyordu bugün ne hissedeceğine? Kaçımız yarınını yaşayacağından emin olarak gözlerini kapatıyordu gecenin bir saatinde belki de son defa? Yaşadığını sanarken çoktan ölmüş olan kaç kişi vardı bu gezegende? Gözünü açabilmesi için daha ne gerekirdi insana, kaç trajedi daha yaşamalıydı insan? -⭐