Yusuf Atılgan'ın okuduğum ikinci romanı. Romanlarını seviyorum kafamda eski Türk Filmleri çekiyorum çünkü. :)
Anayurt Oteli'nin aksine bu romana başlarken çok zorlandım. Bırakmayı bile düşündüm açıkçası. Ama iyi ki bırakmamışım çünkü çok kısa süre sonra birden kitap içine çekti beni. Bay C. gelip 'kulağımdan tuttu' gel şuraya diye, oturdum olanları uzaktan izledim. Bireyin kendine yabancılaşması, aslında aşırı basit olan normal yaşantının pek de basit olmadığını görüyoruz. Bir kafeye sürekli gittiğinde artık alışılmış bizzat tanınan insan olunduğu için 'müşteri' kimliğine bile bürünmek istemeyen basit(!) bir adamın öyküsü. ilerleyen yıllarda okur muyum? okurum.