Adar Koç'un Kapak Resmi

İnsanlarla uğraşmak zor, meşakkatli ve sabır istiyor, fazlasıyla. Peki insanların hasta haliyle uğraşmak ne kadar zor ?? Dolayısıyla sağlık çalışanların psikolojik ve ruh halini empati edin.

Hani benim sevincim nerde ? Bilyelerim , topacım, kiraz ağacından yırtılan gömleğim......

Tüm İslam aleminin kandilini kutluyorum. Dilerim ki Yaradan da , İslam coğrafyasında ki fitneliği, ve savaşı bertaraf eder.

Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter.. Bite bite sonunda bende biterim.. Olur biter !!


[Aziz Nesin]

“Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun kalbine ulaşmış demektir”.

[Paul Auster]

Yavaş yavaş ölüyoruz" dedi kaplumbağa."Haklısın" dedi kelebek "ne uzun bir gün.”

- Nafer Ermiş

Adar Koç, Davranışsal Nörofizyolojiye Giriş'i inceledi.
20 Haz 21:37 · Kitabı okudu · 26 günde · Puan vermedi

Özelikle de Tustan sonra ki süreçte Psikiyatri branşını isteyenlerin mutlaka yararlanılması gerekir, iyi 1 kaynak. Psikolojik olayları ve davranışları fizyolojik açıdan iyice açıklamış. Sinir sisteminde gerçekleşen fizik ve kimyasal ve elektriksel temeleri iyi analize etmiş Beyin loblarını tamamıyla açıklamış(frontal, temporal, oksipitl....) Medula spinalisten gerçekleşen olayları örnek vererek analiz etmiş. Sinirsel İleti, Nöronda uyarılma ve ileti ve de sinaptik iletilerde ki fizyolojik olaylar , doğum öncesi ve sonrası beyin gelişimi , bilinç durumları açıklanmış. MS de gerçekleşen hormon fizyolojisi ve özelikle de gonadları hedef alan hormon fizyolojisinde güzel açıklama örnekleme yapılmış.

Çünkü sözIer yerine kaba kuvvet kuIIanıIabiIse de keIimeIer kudretini hep koruyacaktır ! KeIimeIer anIama uIaşmanın yoIIarını ve dinIeyenIere hakikatin teIeffüzü gösterir.

V For Vendetta

ALLAH DEYİP İFTİRA ATMAK MI ?
Benim yaptığım paylaşımda saniyesinde beğeni yapan Senanur Çetin adında 1 kullanıcı dikkatimi çekti. Profilimde ki tüm paylaşımları mı beğendikçe beğeniyor.BAŞTAN SONA DEK BEĞENİYOR Ben de merak duygusyla kendisine özelden Merhab, Beni tanıyor musunuz diye mesaj attım. Ardında cevap gelmeyince de iyi geceler gizli hayranım diyerek kapatım konuyu. Ve Enes Arslan adında ki namus bekçiliğini yapan 1 figüran da kızları rahatsız etme diye 1 paylaşımıma yorum yapmış . Olayı daha anlamadım bile, sonra kendi sayfasında paylaşmış Adar koçum kızları rahatsız etme diye :))) BU nasıl 1 zihniyettir. Ve dikkatimi çekti bu 2 kullancı da paylaşımlarından Allah, din , iman söylemlerini eksiltmiyorlar . Hem Allah deyip, hem suçsuz yere insana iftira atmak ne kadar doğru ise sanırım bu 2 arkadaş Allahı kandıracaklarını zannediyorlar. Millet bilim -tıp adına neler yaparken bu insancıklarımız da neler peşinde. Ne diyebilirim ki, Artık !!!! Bunu neden paylaştım sizlerle bana ifira atan 2 figüran için gerçek 1 savunma gereksinimi duydum Not: O sözde rahatsızlık verdiğim sözleri merak eden varsa özelden fotosunu gönderebilirim.

ÜŞENMEDEN OKUMALISINIZ.
Kanı temizlemek için onu hava ile temas ettirmek gerekir. Böylece havada ki O2(Oksijen) ve kanda ki CO2(Karbondioksit) moleküleri yer değiştirecek insan vücudunda yaklaşık 5 lt kan bulunur . 5 lt kanı da havalandırmak için de bu kanı 100 metrekarelik 1 alana yayma gerekir.İşte bu alan 1 tenis kortunun toplam yüzey alanına eşittir. Yani her insanın göğsünün içinde1 tenis kortu genişliğinde 1 alan sığdırılmıştır. Akciğerler yüzlerce kola ayrılmış bronşlardan oluşur. Bronşların uçlarında her biri toplu iğne ucu büyüklüğünde alveoller bulunur. Sağlıklı 1 akciğerde toplam 300 milyon alveol vardır. Alveolerin yüzey alanının toplamı 1 tenis kortu büyüklüğünde olduğunu belirtmiştim.Bronşlardan geçer hava , alveollerin içine dolar . Alveolerin içi kılcal damarlar yani kapilerle örülüdür. Alveol ve kılcal damarların birbirlerine temas ettiği bölge çok ince 1 dokudan oluşur, böylece kan ve hava arasında gaz alışverişi yapılabilir. Kirli kanda bulunan CO2 ve havada bulunan O2 işte burda yer değiştirir. Ve kirli kan alveollerden temizlenir. Aldığınız her nefesin kanınızı temizlemesini sağlayan sistem, toplu iğne ucu kadar küçük 1 baloncuğun içinde kuruludur. 300 milyon baloncuğun göğsünüzün içine yerleştirilmiş olması ve bu baloncukların görevlerini her an yerine getirmeleri tesadüf değildir. Şimdi 1 toplu iğne ucu kadar küçük olan alveolleri biraz daha yakından inceleyelim. Alveoler her nefes alışta biraz genişler, nefes verişte eski haline döner. Alveolerin iç yüzeyi alveol sıvısıyla kaplıdır. Bu sıvı da bulunan su moleküleri yüzey gerilimi oluştururlar. Yüzey gerilimi, su molekülerinin birbirlerini çekmeleri sonucunda oluşan 1 kuvettir ve alveol sıvısında ki su molekülerinin oluşturacağı yüzey geriliminin de alveolleri içeri doğru çekmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla normalde her nefes alışta içeri çöken alveolleri tekrardan açmak için hem büyük güç hem de büyük acı çekmemiz lazım ama büyük 1 rahatlıkla nefes alırız. Peki bunun sırı nedir ? Bu sorunun cevabını araştıran bilim adamları, yaptıkları araştırmalar sonucunda çok önemli 1 yaratılış mucizesiyle karşılaştılar. 300 milyon alveolün her birinin içerisine insana hizmet etmesi için birer görevli yerleştirilmiştir . Bu görevlilerin ismi Tip 2 hücredir. Tip 2 hücreler sürfaktan isimli son derece özel 1 madde üretir ve bu maddeyi alveolün iç yüzeyine yayarlar. Sürfaktan suyun yüzey gerilim kuvvetini düşürmek için özel olarak tasarlanmış 1 moleküldür. Bu molekül sayesinde alveolün içine çökmesi engelenmiş olur. Bu noktada dikkatli 1 şekilde düşünmek lazım, tip 2hücre gözü , kulağı,beyni ve düşünme yeteneği olmayan , gözle görülemeyen 1 canlıdır. Peki bu canlı alveolerin yüzey gerilimi yüzünden içlerine çökeceklerini nerde bilmektedir. Sürfaktan maddesinin çok karmaşık 1 formülü var merak edenler netten bakabilirler. Gözü, kulağı, beyni olmayan Tip 2 hücresine Sürfaktan maddesinin kimyasal formülünü kim öğretmiştir ? Bu hücre vücudun bir başka yerinde değil yalnızca sürfaktan maddesinin gerekli olduğu bölgede alveolün içinde yaşamaktadır. Onu alveolün içine kim yerleştirmiştir ? Bu soruların sayısı alveolleri incelemeye devam ettikçe artar. Çünkü alveolerin içinde fedakarca görev yapan tek hücre tip 2 değil , başka görevlilerde yerleştirilmiştir örneğin Makrofajlar. Üst solunum yolarında ki güvenlik önlemlerini aşan herhangi yabancı 1 madde akciğere ulaşırsa alveoler için büyük 1 tehlike oluşturur. Makrofajlar alveollere giren bu yabancı cisimleri hemen yutar ve böylece sağlımızı korurlar. Peki Makrofajlara, ömür boyu alveollerinizin içinde fedakarca nöbet tutturan ve sağlığınızı koruma görevi veren kimdir ?.
Ve bu sadece 1 alveolü anlatan 1 olaydı. Buna benzer devasa işler yapan milyonlarca hücreler var (Sinir, dolaşım,sindirim, boşaltım vs vs vs .... )
Ve sanırım Stephen Hawking gibi şunu düşünebiliriz. Tanrı yoktur diyemeyiz .
ADAR KOÇ CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ

Afrika'ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde "tok karnına" yazıyordu....

Charles Bukowski

Neşet Ertaş
Ne söyleyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı Hudut ayrı ayrı yol ayrı ayrı.