• İlim bize gerçeği yahut, hiç olmazsa zekamızca anlaşılması mümkün münasebetleri öğretmeyi vaad etti. İlim bize hiç bir zaman ne barış, ne de saadet getireceğini vaad etmedi
  • Kitap İnceleme Yazısı

    Kitap Adı : Sosyal Bilimlerle Çağı Yorumlamak
    Alt Başlık : Fikirler Düşünceler
    Yazarı : Farklı Konferans metinleri
    Yayıncı : Mahya Yayıncılık
    1. Cilt : 1. Baskı/ Haziran 2018/ 304 sayfa / Barkodu:9786055222659
    2.Cilt : 1. Baskı/ Haziran 2018 / 413 Sayfa/ Barkodu:9786055222673

    "körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" diye meşhur bir deyimimiz vardır. Ben ise bu kitaplarda, beklentimden fazla, yani iki gözden fazlasını buldum. Felsefe var, mantık var, sosyoloji var, çözüm var, inanç ve insanlık var. Sosyal sorunlar el kitabı gibi.
    Toplumsal bir yapı için sosyal regülatör işlevi olan anlatımlarla karşılaştım.
    Medeniyet arayışı, mevcut medeniyetlerin tarihsel süreci, kültürler ve medeniyet ilişkisi.
    Sadece emeği ve üretim araçlarını, üretim sürecini merkeze alan bir anlayış/öngörüden kalıcı bir medeniyet çıkabilir mi? Sadece maddi taleple medeniyet hamuru yoğrulabilir mi?
    Bir insanın milliyetini önemseyen, diğerlerini öteleyen anlayış; insanlığa barış/mutluluk/huzur sunabilir mi?
    Bir inanca bağlı olanların dışında kalanların beklenti ve varlıklarını kabullenmeyen bir ideolojiden
    Bir medeniyet doğabilir mi?
    Sadece üretebilenleri ve daha çok üretimi tek gündem maddesi yapan mantıkla, kalıcı medeniyet temelleri atılabilir mi?
    Mezhep, aşiret, tarikat, cemaat, meşrep, fırka, hizip, doktrin gibi homojen tekdüze bir öğretiyle, toplumun tamamı kucaklanabilir mi? Böyle bir tercih, dayatma, bireysel iradeye zorlanabilir mi?
    Bu tür talep ve tercihler ancak üst bir medeniyet kuramı altında adres bulup, etkin olabilirler.
    Ahlakı, erdemi, dayanışma ve yardımlaşmayı, sosyal ilişkileri gündeme almayan bir doktrinden ortak bir medeniyet çıkabilir mi?
    Farklı düşünce, inanç ve aidiyetler, gelenekler, töreler, ancak kültürel faktör olarak, medeniyet şemsiyesi altında ve güvencesinde yaşayabilirler. Genel dayatma ve alternatif oluşturma girişimi,
    toplumsal kansere yol açmaktadır.
    Tüm çabamız/sorgumuz şudur: bizi bize yabancılaştıran, sosyokültürel çözülmeyi nasıl bertaraf edeceğiz?

    Bu kitaplarda hangi konular yok ki;
    -Alman düşünür Goethe’nin, sanat ve insanlık anlayışı
    -Sağlıklı beslenmenin gereği ve yöntemi
    -Birlikte yaşama kültürü
    -Edebiyat sanatı ve örnekleri
    -Kardeşlik seferberliği
    -Ekonomik kalkınma analizi
    -Medya politikası
    -Kimlik siyaseti
    -15 Temmuz darbe girişiminin sosyolojik yorumu
    -Sosyal bilimlerde değer problemi
    -Adalet, ahlak, tarih, yönetim bilinciyle ilgili anlatımlar
    -İnsanın niteliği, bilgi ve zihinsel altyapısı
    -Medeniyet anlayışı, tesisi ve geleceği
    -Kitle psikolojisi, Bilim ve din etkileşimi
    -Manevi açıdan toplumların ihtiyacı
    genel başlıkları ile özetleyebiliriz.
    SASGEM (Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi)’nin organizatörlüğü ile
    Düzenlenen konferanslar, iki cilt kitapta toplanmış. Yakın bir zamanda üçüncü cildin çıkacağını öğrendim.
    Kitaplar, 45 konuşmacının konferans sunumlarını içeriyor.
    Topyekûn tamirata, tadilata ve yenilenmeye ihtiyacımız var.
    Bu kitaptaki anlatımlar, bu toplumsal hamlenin aydınlatma fişeği niteliğinde.
    Daha büyük bir ateşi tutuşturabilecek bir çıra gibi adeta.
    Okuduğumda, içimdeki umutlar daha da yeşerdi. Toplum ve düşünce serisinden yazdığım
    “yaşam Merdiveni” ve “yaşam Donanımları” adlı kitaplarımda; “ Ulusal ve Uluslararası Sosyal Bilimler Şurası” organize edilmesini önermiş ve detaylarını anlatmıştım.
    Gerekçesini ve kısa özetini:
    http://www.edebiyatevi.com/...-surasi-onerisi.html
    web site adresinden okuyabilirsiniz.
    Her üniversitemizin bünyesinde; “sosyal bilimler şurası” oluşturulabilir.
    Önceden belirlenen ve konuların dağıtıldığı gündemle, periyodik olarak toplanır.
    Örneğin; ahlak ve maneviyat öğretimiz, üretim ekonomisi ve doğal kaynakların verimli değerlendirilmesi, işsizlik sorunu, toplumsal ilişkilerde yöntem, sivil toplum gönüllü çalışmaları,
    Eğitim ve kültür problemleri, kitap okumanın yaygınlaştırılması, rekabetsiz, birlikte yaşam medeniyeti, doğayı koruma ve çevre temizliği, sosyal adalet, tasarruf ve verimlilik, arge-ürge-planlama…
    Benzeri konularda sunumla çareler üretilebilir.
    Daha sonra tüm üniversitelerin katılımıyla “ulusal sosyal bilimler şurası” oluşturulabilir.
    İki yılda bir ise, yurt dışından da akademisyenlerin katılımıyla “uluslararası sosyal bilimler şurası”
    toplanabilir. Tüm konuşma metinleri ve ortak kararlar, Türkçe ve mümkün olduğu kadar farklı dünya dillerine çevrilerek, kitaplaştırılabilir ve web sitesinde yayınlanabilir.
    Ulusal ve uluslararası kaynaklardan ve fonlardan bağış alabilmek için de “Uluslararası Toplum, düşünce ve Birlikte Yaşam Vakfı” kurulabilir.
    Toplam 717 sayfalık kitapları okuyunca zihnimde neler canlanmadı ki.
    Birlikte yaşam medeniyetinin sosyal şifreleri ve yapı taşları sunuluyor önümüze adeta.
    Körlerin, bölgesel dokunuşlarla fili tanımlamaları gibi, kısıtlı ve kısır bir donanımla medeniyet arayışına giremezdik. Etki- tepki ikilemi ile ortaya çıkan algılarla ve sonucundaki çekişmelerle bütünlüğü kavramamız mümkün mü?
    Bir kültür veya medeniyet; varlığını ve gerekçesini, sadece başka bir olumsuzluğa yaslaması tutarsızlık ve çelişki doğurur. Çünkü olumsuzluklar ortadan kalktığında tüm söylem, öngörü ve heyecanlar boşa düşmektedir. Bu nedenle Sosyal Bilimlerle Çağı yorumlamak ve anlamak zorunlu hale gelmiştir.
    Daha sonra yapılacak olan Konferans ve şura çalışmalarına katkı sağlayabilecek, görüş ve öneri çeşitliliği açısından, ilk etapta aklıma gelen isimleri de listelemek isterim :
    Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, Prof. Dr. Veysel Bozkurt, Sosyolog Nurdoğan Arkış, Prof. Dr. Afşar Timuçin,
    Prof. Dr. A. Kadir Özer, Prof. Dr. Ahmet Akbulut, Prof. Dr. Cengiz Yalçın, Doç. Dr. Zülfikâr Özkan
    Gazeteci-Yazar Taha Akyol, Prof. Dr. Zeki Özcan, Prof. Dr. Kadir Albayrak Prof. Dr. Kerim Edinsel
    Prof.Dr. Ioanna Kuçuradi, Nil Gün, Evrim Çalkavur Durmuş

    İdeal, kalıcı bir toplum olma, birlikte yaşama ve sürdürülebilir kurullar koyma, sadece üst yönetimlerden beklentiyle gerçekleşecek kavramlar değildir.
    Bireysel bilinç, tercih ve eylemlerin bütünü ile toplum oluşur. Medeniyetlerin şekli/düzeni/verimi;
    alt kültür öğeleriyle belirlenir.
    Bu kitaplar ve devam eden serisi, bu amaca ulaşmak için çok önemli bir başlangıçtır.
    İyi okumalar dilerim.
    05.10.2018
    Ali Rıza Malkoç
    #armozdeyis
    http://www.arm.web.tr
  • Kitap İnceleme Yazısı

    Kitap Adı : Sosyal Bilimlerle Çağı Yorumlamak
    Alt Başlık : Fikirler Düşünceler
    Yazarı : Farklı Konferans metinleri
    Yayıncı : Mahya Yayıncılık
    1. Cilt : 1. Baskı/ Haziran 2018/ 304 sayfa / Barkodu:9786055222659
    2.Cilt : 1. Baskı/ Haziran 2018 / 413 Sayfa/ Barkodu:9786055222673

    "körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" diye meşhur bir deyimimiz vardır. Ben ise bu kitaplarda, beklentimden fazla, yani iki gözden fazlasını buldum. Felsefe var, mantık var, sosyoloji var, çözüm var, inanç ve insanlık var. Sosyal sorunlar el kitabı gibi.
    Toplumsal bir yapı için sosyal regülatör işlevi olan anlatımlarla karşılaştım.
    Medeniyet arayışı, mevcut medeniyetlerin tarihsel süreci, kültürler ve medeniyet ilişkisi.
    Sadece emeği ve üretim araçlarını, üretim sürecini merkeze alan bir anlayış/öngörüden kalıcı bir medeniyet çıkabilir mi? Sadece maddi taleple medeniyet hamuru yoğrulabilir mi?
    Bir insanın milliyetini önemseyen, diğerlerini öteleyen anlayış; insanlığa barış/mutluluk/huzur sunabilir mi?
    Bir inanca bağlı olanların dışında kalanların beklenti ve varlıklarını kabullenmeyen bir ideolojiden
    Bir medeniyet doğabilir mi?
    Sadece üretebilenleri ve daha çok üretimi tek gündem maddesi yapan mantıkla, kalıcı medeniyet temelleri atılabilir mi?
    Mezhep, aşiret, tarikat, cemaat, meşrep, fırka, hizip, doktrin gibi homojen tekdüze bir öğretiyle, toplumun tamamı kucaklanabilir mi? Böyle bir tercih, dayatma, bireysel iradeye zorlanabilir mi?
    Bu tür talep ve tercihler ancak üst bir medeniyet kuramı altında adres bulup, etkin olabilirler.
    Ahlakı, erdemi, dayanışma ve yardımlaşmayı, sosyal ilişkileri gündeme almayan bir doktrinden ortak bir medeniyet çıkabilir mi?
    Farklı düşünce, inanç ve aidiyetler, gelenekler, töreler, ancak kültürel faktör olarak, medeniyet şemsiyesi altında ve güvencesinde yaşayabilirler. Genel dayatma ve alternatif oluşturma girişimi,
    toplumsal kansere yol açmaktadır.
    Tüm çabamız/sorgumuz şudur: bizi bize yabancılaştıran, sosyokültürel çözülmeyi nasıl bertaraf edeceğiz?

    Bu kitaplarda hangi konular yok ki;
    -Alman düşünür Goethe’nin, sanat ve insanlık anlayışı
    -Sağlıklı beslenmenin gereği ve yöntemi
    -Birlikte yaşama kültürü
    -Edebiyat sanatı ve örnekleri
    -Kardeşlik seferberliği
    -Ekonomik kalkınma analizi
    -Medya politikası
    -Kimlik siyaseti
    -15 Temmuz darbe girişiminin sosyolojik yorumu
    -Sosyal bilimlerde değer problemi
    -Adalet, ahlak, tarih, yönetim bilinciyle ilgili anlatımlar
    -İnsanın niteliği, bilgi ve zihinsel altyapısı
    -Medeniyet anlayışı, tesisi ve geleceği
    -Kitle psikolojisi, Bilim ve din etkileşimi
    -Manevi açıdan toplumların ihtiyacı
    genel başlıkları ile özetleyebiliriz.
    SASGEM (Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi)’nin organizatörlüğü ile
    Düzenlenen konferanslar, iki cilt kitapta toplanmış. Yakın bir zamanda üçüncü cildin çıkacağını öğrendim.
    Kitaplar, 45 konuşmacının konferans sunumlarını içeriyor.
    Topyekûn tamirata, tadilata ve yenilenmeye ihtiyacımız var.
    Bu kitaptaki anlatımlar, bu toplumsal hamlenin aydınlatma fişeği niteliğinde.
    Daha büyük bir ateşi tutuşturabilecek bir çıra gibi adeta.
    Okuduğumda, içimdeki umutlar daha da yeşerdi. Toplum ve düşünce serisinden yazdığım
    “yaşam Merdiveni” ve “yaşam Donanımları” adlı kitaplarımda; “ Ulusal ve Uluslararası Sosyal Bilimler Şurası” organize edilmesini önermiş ve detaylarını anlatmıştım.
    Gerekçesini ve kısa özetini:
    http://www.edebiyatevi.com/...-surasi-onerisi.html
    web site adresinden okuyabilirsiniz.
    Her üniversitemizin bünyesinde; “sosyal bilimler şurası” oluşturulabilir.
    Önceden belirlenen ve konuların dağıtıldığı gündemle, periyodik olarak toplanır.
    Örneğin; ahlak ve maneviyat öğretimiz, üretim ekonomisi ve doğal kaynakların verimli değerlendirilmesi, işsizlik sorunu, toplumsal ilişkilerde yöntem, sivil toplum gönüllü çalışmaları,
    Eğitim ve kültür problemleri, kitap okumanın yaygınlaştırılması, rekabetsiz, birlikte yaşam medeniyeti, doğayı koruma ve çevre temizliği, sosyal adalet, tasarruf ve verimlilik, arge-ürge-planlama…
    Benzeri konularda sunumla çareler üretilebilir.
    Daha sonra tüm üniversitelerin katılımıyla “ulusal sosyal bilimler şurası” oluşturulabilir.
    İki yılda bir ise, yurt dışından da akademisyenlerin katılımıyla “uluslararası sosyal bilimler şurası”
    toplanabilir. Tüm konuşma metinleri ve ortak kararlar, Türkçe ve mümkün olduğu kadar farklı dünya dillerine çevrilerek, kitaplaştırılabilir ve web sitesinde yayınlanabilir.
    Ulusal ve uluslararası kaynaklardan ve fonlardan bağış alabilmek için de “Uluslararası Toplum, düşünce ve Birlikte Yaşam Vakfı” kurulabilir.
    Toplam 717 sayfalık kitapları okuyunca zihnimde neler canlanmadı ki.
    Birlikte yaşam medeniyetinin sosyal şifreleri ve yapı taşları sunuluyor önümüze adeta.
    Körlerin, bölgesel dokunuşlarla fili tanımlamaları gibi, kısıtlı ve kısır bir donanımla medeniyet arayışına giremezdik. Etki- tepki ikilemi ile ortaya çıkan algılarla ve sonucundaki çekişmelerle bütünlüğü kavramamız mümkün mü?
    Bir kültür veya medeniyet; varlığını ve gerekçesini, sadece başka bir olumsuzluğa yaslaması tutarsızlık ve çelişki doğurur. Çünkü olumsuzluklar ortadan kalktığında tüm söylem, öngörü ve heyecanlar boşa düşmektedir. Bu nedenle Sosyal Bilimlerle Çağı yorumlamak ve anlamak zorunlu hale gelmiştir.
    Daha sonra yapılacak olan Konferans ve şura çalışmalarına katkı sağlayabilecek, görüş ve öneri çeşitliliği açısından, ilk etapta aklıma gelen isimleri de listelemek isterim :
    Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, Prof. Dr. Veysel Bozkurt, Sosyolog Nurdoğan Arkış, Prof. Dr. Afşar Timuçin,
    Prof. Dr. A. Kadir Özer, Prof. Dr. Ahmet Akbulut, Prof. Dr. Cengiz Yalçın, Doç. Dr. Zülfikâr Özkan
    Gazeteci-Yazar Taha Akyol, Prof. Dr. Zeki Özcan, Prof. Dr. Kadir Albayrak Prof. Dr. Kerim Edinsel
    Prof.Dr. Ioanna Kuçuradi, Nil Gün, Evrim Çalkavur Durmuş

    İdeal, kalıcı bir toplum olma, birlikte yaşama ve sürdürülebilir kurullar koyma, sadece üst yönetimlerden beklentiyle gerçekleşecek kavramlar değildir.
    Bireysel bilinç, tercih ve eylemlerin bütünü ile toplum oluşur. Medeniyetlerin şekli/düzeni/verimi;
    alt kültür öğeleriyle belirlenir.
    Bu kitaplar ve devam eden serisi, bu amaca ulaşmak için çok önemli bir başlangıçtır.
    İyi okumalar dilerim.
    05.10.2018
    Ali Rıza Malkoç
    #armozdeyis
    http://www.arm.web.tr
  • Psikiyatrist baskıcı bir rol oynar. Onun temel kaygısı bireyin sağlığı ve sözümona ruhsal sağlığı değildir.
    Onun temel yükümlülüğü, yönetici seçkin kesimin, sınıfın, partinin ya da kültürün buyurduğu
    onaylanmış standartları savunmaktır. Bu standartları savunmakla psikiyatrist, bireyin gelişimini ve
    özgürlüğünü sınırlayan o kurumları da güçlendirmiş olur. Askeri psikiyatristin rolü, çok açık bir örnektir.
    Önüne, savaşmaktan, başkalarını öldürmekten ödü kopan bir asker getirildiği zaman, psikiyatristin
    görevi, onu bir an önce, savaş alanına geri göndermektir. Psikiyatristin ve onun temsil ettiği güçlerin
    bakış açısına göre, normal olan, askerin katil fonksiyonunu yerine getirmesidir. Anormal sayılan ise, bu
    delikanlının korkması, savaşmak istememesi, öldürmek istememesidir. Psikiyatristin görevi onu yeniden
    katil kimliğine kavuşturmak ve bunu mümkün olan en kısa sürede yapmaktır. Savaşma kararını,
    başkalarının öldürülmesi kararını, belki de homo sapiens türünün ve bizimle birlikte daha pek çok türün
    yok olmasına yol açacak bu kararı veren “liderler”in akıl sağlığını sorgulamaksa, hiçbir zaman
    psikiyatristin görevi sayılmaz ve sayılmamıştır bugüne dek.
    Psikolojinin, askeri psikoloji diye adlandırılan bir dalı vardır. Bu daim başlıca görevi, orduları ve
    askerleri daha etkili öldürme araçları haline getirmenin psikolojik ilke ve yöntemlerini araştırmaktır. Bu
    araştırmacılar, bütün diğer bilim adamları gibi yıllık bilimsel toplantılarını yaparlar, onlarla aynı itibarı
    paylaşır, araştırmaları için gerekli parayı alırlar ve genellikle meslektaşlarından daha çok kazanırlar. Öte
    yandan hiçbir yerde, hiçbir ülkede, barış psikolojisi diye bir ihtisas dalı ya da araştırma alanı yoktur.
  • KİTAP LİSTESİ
    Korku, Mecburiyet, Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig (Yapı Kredi Yayınları)
    Güneşi Uyandıralım, Delifişek - Jose Mauro De Vasconcelos (Can Yayınları)
    Köprü - Ayşe Kulin (Everest Yayınları)
    Tutunamayanlar - Oğuz Atay (İletişim Yayınları)
    Mavi Kırmızı - Ramazan Kayan (Çınar Matbaacılık)
    Yoldaki Mühendis - Abdullah Galib Bergusi (Ekin Yayınları)
    Safahat - Mehmet Akif Ersoy (Ravza Yayınları)
    Bye Bye Türkçe - Oktay Sinanoğlu (Otopsi Yayınları)
    Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem, Od - İskender Pala (Kapı Yayınları)
    Ankara - Yakup Kadri Karaosmanoğlu (İletişim Yayınları)
    Serenad - Zülfü Livaneli (Doğan Kitap)
    Elveda Güzel Vatanım - Ahmet Ümit (Everest Yayınları)
    Aşk, Araf, İskender - Elif Şafak (Doğan Kitap)
    Üniversite - Henry Rosovsky (Tübitak Yayınları)
    Galileo'nun Buyruğu - Edmund Blair Bolles (Tübitak Yayınları)
    Depremler - Bruce A. Bolt (Tübitak Yayınları)
    Tozun Gizli Hayatı - Hannah Holmes (Tübitak Yayınları)
    İletişime Giriş - Aysel Aziz (Hiperlink Yayınları)
    Türk İnkılabı Tarihi - Hasan Babacan (Öncü Basımevi)
    Modern Türkiye'nin Doğuşu - Bernard Lewis (Arkadaş Yayınevi)
    Dipnotlar - Anthony Grafton (Türk Tarih Kurumu)
    Bir Avuç Kan Bir Avuç Toprak ÇANAKKALE - Yaşar Aksan (Korza Basım)
    Yeni Türk Devletinin Öncüleri - Yusuf Akçura (Kültür Bakanlığı / Ankara - 1981)
    Alex De Souza - Marcos Eduardo Neves (İndigo Kitap)
    Neymar - Luca Caioli (Martı Yayınları)
    Tabağındaki Yüz - Jeffrey Moussaieff Masson (Paloma Yayınevi)
    Hayvan Yemek - Jonathan Safran Foer (Siren Yayınları)
    Hayvan Hakları Ve Pornografi - J. Eric Miller (Altıkırkbeş Yayınları)
    Vegan Ve Anarşi - Elisee Reclus (Altıkırkbeş Yayınları)
    Anadolu'da Müfettiş Olmak - Şemseddin Koçak (Karahan Kitabevi)
    Teyzem Latife (Atatürk ile Geçen Bir Ömrün Saklı Kalmış Hikayesi) - M. Sadık Öke - Fatih Bayhan (Pegasus Yayınları)
    İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? - Nevşin Mengü (Everest Yayınları)
    Deliliğe Hicret - Asım Yapıcı (Maarif Mektepleri)
    Fazlur Rahman İle İslam'ı Yeniden Düşünmek - Adil Çiftçi (Ankara Okulu Yayınları)
    Epistemolojik Açıdan İman - Hanifi Özcan (M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Mehmet Akif Ersoy - R. İhsan Eliaçık (Tekin Yayınevi)
    Allah'a Öğretilen Din - Emre Dorman (İstanbul Yayınevi)
    Allah'ın Varlığının 12 Delili - Caner Taslaman (Destek Yayınları)
    Uydurulan Din Ve Kuran'daki Din - Kuran Araştırmaları Grubu (İstanbul Yayınevi)
    Türk İslam Edebiyatı - Bilal Kemikli (Emin Yayınları)
    Nuh Tufanı - William B. F. Ryan - Walter C. Pitman (Akılçelen Kitaplar)
    İslam Mezhepleri Tarihi - Hasan Onat - Sönmez Kutlu (Grafiker Yayınları)
    Tefsir - Mehmet Akif Koç (Grafiker Yayınları)
    Erken Dönem Mekki Surelerin Tahlili - Hadiye Ünsal (Ankara Okulu)
    Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran Dili Ve Retoriği - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran, Tefsir Ve Usül Üzerine Problemler, Tespitler, Teklifler - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran Tarihi - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Tefsir'de İsrailiyyat'ın Kaynak Ve Bilgi Değeri - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Mekki Surelerde Mü'min Oluşumu Ve Gayrimüslimlerle İlişkileri - Sami Kılınçlı (Araştırma Yayınları)
    Tefsir Tarihi - Muhsin Demirci (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Tefsir Yazıları Ve Vaazlar - Mehmet Akif Ersoy (Diyanet İşleri Bakanlığı Yayınları)
    İlkçağ Felsefesi Tarihi - Osman Elmalı - H. Ömer Özden (Arı Sanat Yayınları)
    Varoluş Felsefesi - Hareket Felsefesi - Nurettin Topçu (Dergah Yayın)
    Emanet Ahlakı - Süleyman Dönmez (Karahan Kitabevi)
    Varlık Felsefesi - A. Kadir Çüçen - Melek Zeynep Zafer - Adnan Esenyel (Ezgi Kitabevi)
    Felsefe'nin Temel İlkeleri - Georges Politzer (Alter Yayın)
    Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom (Ayrıntı Yayınları)
    Felsefeye Giriş - Ali Osman Gündoğan (Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları)
    Ebu'l Berekat el-Bağdadi Felsefesinde Tanrı - Tuna Tunagöz (İsam Yayınları)
    İslam'da Emir Ve Yasakların Hikmeti - Süleyman Uludağ (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    İslam İnanç Esasları - İbrahim Kaplan (Öncü Kitap)
    İslam Hukuk İlminin Esasları - Zekiyyüddin Şaban (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    İlmihal (İman ve İbadetler) - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
    Mukayeseli İslam Hukuku - Hayreddin Karaman (İz Yayıncılık)
    Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2 - Adem Apak (Ensar Yayın)
    Hulefa-yı Raşidin Devri - Mustafa Fayda (Kubbealtı Yayın)
    İslam Medeniyeti Tarihi - İbrahim Sarıçam (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı - İbrahim Sarıçam (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları)
    Hadis Tarihi - Ahmet Yücel (M. Ü. İlahiyat Vakfı Yayınları)
    Hadis Usulü - Talat Koçyiğit (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    Dualar Ve Zikirler - Ramazanoğlu Mahmud Sami (Erkam Yayınları)
    Ehli Sünnet Ve Şia'nın Delil Olarak Aldığı Bazı Hadisler - Ali Osman Ateş (Beyan Yayınları)
    Tam Metin Mesnevi - Mevlana (Araf Yayınları)
    Riyazü's Salihin - İmamı Nevevi (Ravza Yayınları)
    Sahih-i Buhari - Buhari (Arapça Metinler)
    Kelam - İsmail Şık - İsmail Yürük - Nail Karagöz - İbrahim Kaplan (Araştırma Yayınları)
    Kelam - İsmail Şık - İsmail Yürük - Nail Laragöz - İbrahim Kaplan (Gece Kitaplığı)
    Takdir Olgusu Kader Algısı Yazgı Yanılgısı - İsmail Şık (Gece Kitaplığı)
    Sistematik Kelam - Emrullah Yüksel (İz Yayıncılık)
    Dinler Tarihi - Abdurrahman Küçük - Günay Tümer - Mehmet Alparslan Küçük (Berikan Yayınevi)
    Dinlerin Rengi, Renklerin Dili - Kadir Albayrak (Maarif Mektebi Yayın)
    Tek Tanrılı Dinlerde Barış Ve Şiddet İkilemi - Kadir Albayrak (Berikan Yayınevi)
    Ana Hatlarıyla Mantık - İbrahim Çapak (Ensar Yayın)
    Mutlu Olma Sanatı - Bertrand Russell (Say Yayınları)
    30 Günde Mükemmel Cilt - Erica Angyal (neden Kitap Yayın)
    Beyninizi Tanıyın - Daniel Freeman - Jason Freeman (Neden Kitap Yayın)
    Sosyoloji - Tony Bilton - Kevin Bonnett (Siyasal Basın Yayın)
    Sosyoloji - David M. Newman (Nobel Yayıncılık)
    Sosyoloji Güz Dönemi / AÖF kitabı (Murat Yayınları)
    İnsan Ve Davranışı - Doğan Cücenoğlu (Remzi Kitabevi)
    Eğitim Psikolojisi - Bülent Gündüz - Burhan Çapri (Karahan Kitabevi)
    Eğitim Sosyolojisi - Mahmut Tezcan (Anı Yayıncılık)
    Din Psikolojisi - Hasan Kayıklık (Karahan Kitabevi)
    Din Sosyolojisi - Abdurrahman Kurt (Sentez Yayın)
    Arapça Sarf Alıştırma Kitabı - Hüseyin Günday - Şener Şahin (Emin Yayınları)
    Arapça Dilbilgisi Nahiv Bilgisi - Hüseyin Günday - Şener Şahin (Alfa Yayın)
    Belagat (Meani - Beyan - Bedi) - Ali Bulut (M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Arapça - Türkçe Sözlük - (Dağarcık Yayın - 2012)
    Dünya Basınında ATATÜRK - Nuri M. Çolakoğlu
    Harf Devrimi'nin 50. Yılı Sempozyumu (Türk Tarih Kurumu Basımevi - Ankara 1991)
    Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar - Halil İnalcık (Türk Tarih Kurumu)
    Türk Bayrağı ve Ayyıldız - Fevzi Kurtoğlu (Türk Tarih Kurumu)
    Güncel Konular Üzerine Makaleler - Neşet Çağatay (Türk Tarih Kurumu)
    Yılların İçinden Makaleler, Anılar, İncelemeler - Uluğ İğdemir (Türk Tarih Kurumu)
    Teksas Blek'in Öyküsü (Demirbaş Yayınları)
    Teksas İhanetin Bedeli (Demirbaş Yayınları)
  • Psikiyatrist baskıcı bir rol oynar. Onun temel kaygısı bireyin sağlığı ve sözümona ruhsal sağlığı değildir.
    Onun temel yükümlülüğü, yönetici seçkin kesimin, sınıfın, partinin ya da kültürün buyurduğu
    onaylanmış standartları savunmaktır. Bu standartları savunmakla psikiyatrist, bireyin gelişimini ve
    özgürlüğünü sınırlayan o kurumları da güçlendirmiş olur. Askeri psikiyatristin rolü, çok açık bir örnektir.
    Önüne, savaşmaktan, başkalarını öldürmekten ödü kopan bir asker getirildiği zaman, psikiyatristin
    görevi, onu bir an önce, savaş alanına geri göndermektir. Psikiyatristin ve onun temsil ettiği güçlerin
    bakış açısına göre, normal olan, askerin katil fonksiyonunu yerine getirmesidir. Anormal sayılan ise, bu
    delikanlının korkması, savaşmak istememesi, öldürmek istememesidir. Psikiyatristin görevi onu yeniden
    katil kimliğine kavuşturmak ve bunu mümkün olan en kısa sürede yapmaktır. Savaşma kararını,
    başkalarının öldürülmesi kararını, belki de homo sapiens türünün ve bizimle birlikte daha pek çok türün
    yok olmasına yol açacak bu kararı veren “liderler”in akıl sağlığını sorgulamaksa, hiçbir zaman
    psikiyatristin görevi sayılmaz ve sayılmamıştır bugüne dek.
    Psikolojinin, askeri psikoloji diye adlandırılan bir dalı vardır. Bu daim başlıca görevi, orduları ve
    askerleri daha etkili öldürme araçları haline getirmenin psikolojik ilke ve yöntemlerini araştırmaktır. Bu
    araştırmacılar, bütün diğer bilim adamları gibi yıllık bilimsel toplantılarını yaparlar, onlarla aynı itibarı
    paylaşır, araştırmaları için gerekli parayı alırlar ve genellikle meslektaşlarından daha çok kazanırlar. Öte
    yandan hiçbir yerde, hiçbir ülkede, barış psikolojisi diye bir ihtisas dalı ya da araştırma alanı yoktur.

    Gündüz Vassaf / cehenneme övgü
  • Insan sadece yaşamak istiyor ..
    Büyük bir "fikir " olmadan .

    Bu asla mümkün olmuyor Rus hayatında .
    Bunu Rus edebiyatı da tanımıyor ..
    Genel olarak savaşçı insanlarız. .ya savastık ya savaşa hazırlandık. ..başka türlü hiç yaşamadık. .buradan geliyor savaş psikolojisi ..
    Barış hayatında da her şey savaşa göreydi ..