Bu ilk yürüyüş son derece güzel ve tatlıdır. On altı yahut yirmi yaşındayken bu hafif umutlardan başka yükünüz yoktur. Anıların ağırlığı altında ezilmiyorsunuzdur. Her şey mümkündür hala. İçinizde arzuların şekillendiğini hisseder, bütün olasılıklardan keyiflenirsiniz. Mutlu gün doğumlarının, yaşamın ışıl ışıl sabahlarının yürüyüşüdür bu.
Ve böylece ertesi güne başlarız tekrar.
Geçmişin aynı, yerleşik kurallarıyla.
Büyük, şiddetli neşelerden kaçabilseydik
Büyük acılardan da kaçabilirdik.
Yolunu kapatan taşın etrafından
Zıplayıp geçen kurbağa gibi.
İkisinin içinde de hem uzun zaman sonra tekrar görüşmenin verdiği bir memnuniyet,hem de belki bir daha görüşmeyeceklerini sezmekten doğan bir hüzün vardı. Hayat,birbirinden ayırdıklarını,kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile,uzun zaman yan yana bırakmıyordu.Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar,iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.