Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Gönderi Oluştur
632 syf.
10/10 puan verdi
HEPİMİZ OBLOMOV'UZ!
Sağlık uyarısı!! Uzun bir yazı, ben uyarımı yapayım da sonra “gözüm senin yüzünden bozuldu” deyip tedavi masraflarını ödetmeye kalkarsanız karışmam! Hiç okumamak seçeneğine de sahipsiniz, sağlık söz konusu, doktor tavsiyesi ile okumayacak olanlara hak veririm. Herkes kendince ölçsün: Kitabı yeniden yazmaya niyetlenip yarı yolda vazgeçmişim gibimsi
Oblomov
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
Ah Selilm’im. Bana anlatsan dinlerdim!
Seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırdım derdi resim yapmayı sevdiğim halde denizin mavisini bilmezdim yaprağın yeşilinin her mevsimde değiştiğine dikkat etmemiştim seni tanıdıktan sonra o güne kadar tabiat resmi yapmayı sevmediğim halde bir ağaç bir yaprak küçük bir ot bile çizmiş olmadığım halde ve
İletişim YayınlarıKitabı okudu
Reklam
Uzaktaki sevgili... Dinle böceğim, uzun bir seyahate çıkacağım. Hareketimden önce bazı şeyleri söylemek arzusundayım. Hayatta kimse kimseyi anlayamaz, kimse kimsenin yerini tutamaz; aşk dediğimiz ya vahim bir yanlış anlaşılmadır, ya da kötü bir hayal kurma tarzı. İki kişinin ikisi de öbürünün yerine hayal kurmaya çalıştığından, sukut-u hayaller eksik olmaz! Sen dediğime kulak ver, kendimizden başkasını sevmiyoruz, sevdiğimiz şahsiyetimizin dışlaştırılmış bir başkasının üzerinde somutlaştırılmış hayali. O başkası da kendisini üçüncü bir şahıs üzerinde dışlaştırır, somutlaştırır; arada ahenk kurulamaz. Nasıl kurulsun?  Sevdiğimizle sandığımız farklı! Muvaffak bir çift yanlızlığa tahammülü yüksek iki insan manasını taşır. Çift demek, yanyana iki yalnızlık demek, beraber bile olamamış, kesişmesi bile zor! Onun için böyle bir hayatı, içine girip kurbanı olmadan yaşayacaksın, yani uzaktan. Uzaktaki soyut, hemen hemen yok bir şahsı sevmekten güzelini tasavvur edemiyorum. Yakında olmayan sevgili, tahayyülde yaşatılır. Hayalde yaşamak az evvel açıkladığım kaideye uygun olarak, onu kendine benzetmektir; yanında bulunmayacağından, o buna ne itiraz edebilir, ne müdehale. Sevdiğini hayalinde değiştirdikçe, kendini benzettikçe daha çok seversin. Böylece denge korunmuş olur. Sevmek! Sevmek esasında alıp başını gitmektir. Sevgiliden uzaklaşan mutlaka aşka yaklaşır, sevdiğini gönlünde kendi bildiğince yeniden yaratarak. -Atilla İlhan
724 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
366 günde okudu
‘’Tutunamayanlar’’ romanı genç yaşta (43) kaybettiğimiz Oğuz Atay’ın (1934-1977) 1971 tarihli ilk romanıdır. (İletişim Yayınları, 2016) 1970 TRT Roman Ödülünü kazanmıştır. Türkçe yazılmış en iyi romanlardan birisidir. Ne yazık ki Oğuz Atay yaşarken romanının derinliği ve kıymeti anlaşılamamıştır. Bu kitap; ne romantik aşk hikâyelerinin, ne
Tutunamayanlar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202061,5bin okunma
282 syf.
9/10 puan verdi
Yaşadığı hayattan keyif almayan Nora küçüklüğünden beri her zaman başka insanların ve ailesinin olmak istedikleri bir hayat içerisinde sürüklenmektedir. Anne ve babasının kaybından sonra abisiyle de kuracakları müzik grubunda yer almak istememesi nedeniyle araları bozuktur. Üstüne bir de kedisi volts’un ölümüyle iyice hayatı kararan Nora ölmek istemektedir. Gece yarısı kütüphanesi de Nora’nın tam vazgeçtiği bir hayatta devreye girer ve okuldaki kütüphaneci Elm ile bu kütüphanede sohbetleri başlar. Nora yaşamak istediği pek çok hayatı “Gece Yarısı Kütüphanesinde” deneyimler. Babasının yüzme dalında şampiyon olmasını istediği hayatı deneyimler ancak memnun kalmaz. Sevgilisinin küçük bir kasabada pub açma hayalinde kendini bulur ancak yine bu hayatı kendine yakıştırmaz. Dünya çapında müzik grubunun üyesi olup dünya turuna çıkar ancak yine memnun kalmaz. Hangi hayatı deneyimlemek isterse istesin Nora memnun kalmaz. Bizlerde kendimize soruyor muyuz hiç yaşadığımız hayattan memnun olmayıp keşke başka hayatlar yaşayıp acaba nasıl olurdu diye düşünüp durduğumuz? Belki de yaşadığımız hayat en iyisidir belki de bir başkasının hayalidir kim bilir?
Gece Yarısı Kütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202154,4bin okunma
■ Ateşli bir şekilde savunulan görüşler asla iyi bir temele dayanmayan görüşlerdir; gerçekten de şiddetli duygusallık, görüş sahibinin rasyonel kanıtlardan yoksun olduğunun bir göstergesidir. Politika ve din konularındaki görüşler hemen hemen tümüyle aşırı duygusallık ile bağıntılı olan türdendir. ■ Araştırmacıların üzerinde anlaştığı konular
Reklam
"Ne lazım? Acı çekmeyip yaşamak!" diye cevap verdi kendine. O kadar yoğun bir dikkatle dinliyordu ki acı bile bu dikkati dağıtamamıştı. "Yaşamak mı? Nasıl yaşamak?" diye sordu ruhunun sesi. "Evet, yaşamak! Önceden yaşadığım gibi güzel ve hoş bir şekilde yaşamak... "Daha önce yaşadığın gibi güzel ve hoş bir şekilde yaşamak mı?" diye sordu ses. Sonra da hoş hayatının en güzel anlarını hayalinde sıralamaya başladı. Ancak garip olan şu ki hoş hayatının bütün bu en iyi anları o zaman göründüklerinden tamamen değişik görünüyordu. İlk çocukluk hatıraları dışındaki her şey ama her şey farklıydı. Orada, çocukluğunda gerçekten güzel bir şey vardı ve eğer geri gelebilseydi, onunla yaşayabilirdi. Bununla birlikte, bu hoşluğu yaşayan o adam artık yoktu. Bu, bir başkasının anısıydı sanki.
Sayfa 82
"Dengeli ve ölçülü yaşamak gerekir."
Her zaman senin sahip olduğun şeylerden daha fazlasına ve daha azına sahip olan insanlar olacak. En dipte ya da en tepede olman bu durumu değiştirmez, her zaman eksik kaldığın şeyler olurken, başkasının hayalinde olan şeyleri yaşadığın durumlar olacak. Burada dikkat etmen gereken, dengede olabilmek.
BAŞKASININ HAYALİNDE YAŞAMAK
Başkasının hayalinde yaşanır mı ? Peki tamam!Anlatayım sana,bu düzende benim gördüklerimi?Dinle!Başta sen kendi romanının kahramanımısın?Etrafına bir bak?Zaten başkasının hayalinde yaşamıyormusun?Mesela giydiğin giysiler vazgeçemediğin aksesuarlar... Ağzındaki sigara,elindeki telefon,üzerindeki yarısı naylon ve boya olan elbise…Bu şehir senin
Eklemeler yapılmıştır.
20 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.