Gülmece ne için yapılır, halk gülmecesi? Bir baskı vardır. Sosyal baskıdır, ekonomik baskıdır, moral baskıdır bu. Buna karşı halk kendisini korumak ister ve bu egemen sınıfı, egemen düzeni değiştirmek için maddi olanakları yoktur. Yani silaha sarılamaz, karşı gelemez, ezilir. O zaman, bu üstündeki baskıyı temelden çürütmeye kalkar, yani onu laçka eder, konuyu laçka etmez. Egemen olanı laçka eder. Gülmecenin böyle bir görevi vardır. Bizim tarihimizde bunun pekçok örnekleri var. Halkımız bunu sözlü gülmece olarak yaratmaktadır. Eğer başında bulunan insanı, kadroyu, hükümeti, düzeni deviremiyorsa, deviremediği sürece onu bozmak, çürütmek için, sözlü gülmeceyi ortaya çıkartır. Baskı ne yöndeyse, gülmecede o yönde tepki gösterir.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
Reklam
Çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
Alıntı
Ne çektiysek Raşit gibilerden çektik zaten!!!
Meryem dergiyi çabucak yerine koydu. Donmuş kalmıştı. Kimdi bu kadınlar? Bu şekilde fotoğraf çektirmeye nasıl razı olabiliyorlardı? Meryem iğrenmişti, midesi bulanıyordu. Raşit, onun odasına gelmediği günler, bunlarla mı oyalanıyordu? Meryem bu konuda onu hayal kırıklığına mı uğratmıştı? Peki ya, bütün o ar namus, yol yordam söylevleri, kadın müşterilerini, sonuçta ayakkabı denerken sadece ayaklarını gösteren kadınları yerden yere vurmaları? Bir kadının yüzü, demişti, yalnızca kocasını ilgilendirir. Bu sayfalardaki kadınların da kocaları vardı belki. En azından, erkek kardeşleri, ağabeyleri vardı. Bu durumda, aklı fikri başka erkeklerin karılarının, kız kardeşlerinin mahrem bölgelerinde olan Raşit, onun örtünmesi için neden baskı yapıyordu?
Alıntı
Dünyadaki hiçbir şey insan ruhunun üzerinde hiçlik kadar büyük bir baskı kuramaz.
Sayfa 28·Kitabı okudu
"Ah dedeciğim ah, senin bana sevdirerek öğretmeye çalıştıklarını üniversite mezunu bazı öğretmenler döverek öğretmeye kalkıştılar. Senin kalbindeki şefkati birçok insanda bulamıyorum. Ne olur kalkıp gelsen de bir şeyin çocuklara şefkatle nasıl öğretildiğini bizim okulda anlatsan. Seni bu kadar çok özleyeceğimi bilmiyor muydun ki hemen göçüp gittin."
Sayfa 53 - Yediveren·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam