Entelekheia, bir alıntı ekledi.
02 Şub 11:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Delilik akıl bozukluğunun bir ahlaki seçime, nisbi bir hataya, bütün kusurlara; diğeri de hayvani kudurganlığa, çılgınlığın zincire vurulmuş özgürlüğüne, başlangıctaki düşüşe ait olan iki kıyısını birleştirerek, onun bütün alanını boydan boya katetmektedir; aydınlık özgürlük yamacı ve karanlık özgürlük yamacı. Delilik tek bir noktada toplanmış olarak, akıl bozukluğunun tümüdür: suçlu gündüz ve masum gece.

Deliliğin Tarihi, Michel FoucaultDeliliğin Tarihi, Michel Foucault
Erim Asya, bir alıntı ekledi.
19 Oca 03:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Başlangıçtaki Karanlık
Ancak insanın ışığı arayışındaki büyük çabanın kaynağı, kendisini varoluşa yükselten o derin karanlığın bilincinden başka bir şey değildir.

İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine, Friedrich Schelling (Sayfa 54)İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine, Friedrich Schelling (Sayfa 54)
Uğur, Hiç Yoktan Bir Evren'i inceledi.
03 Tem 2017 · Puan vermedi

Patlamanın(Big Bang) enerjisi ile evren sürekli genişlerken kütle çekim yasalarına göre enerjisi tükendiğinde genişlemenin durması gerekiyordu. Başlangıçtaki enerjinin tükenmesine rağmen evrenin ivmelenerek büyümeye devam ettiği tespit edildi. O halde evrenin sürekli genişlemesine neden olan, ilk patlamadan bağımsız, sabit bir enerji bulunmalıydı uzayda. Evrende gözlemlenen enerjinin tamamı hiçlikle eşdeğerdi; gözlenebilir hiçbir kuvvet bu muazzam hızlanmayı açıklayamıyordu. Uzayın neredeyse tamamı gözlenemeyen karanlık bir enerji ile dolu olmalıydı. Bu gizemli enerji, Krauss gibi kozmologları peşinde sürüklüyordu.

Tarihin kanlı bir takım süreçleri içerisinde dünyanın şeklini öğrenebilmiştik, Hubble sayesinde, ışınlarını bize ulaştırmayı başarabilen en uzak galaksilerin dünyamıza olan uzaklıklarını ve biçimlerini de bilebiliyorduk; fakat evrenin yapısını anlayabilmemiz için resmin bütününü görmemiz gerekiyordu, yani evrenin şeklini keşfetmeliydik.

Suudi Arabistanlı astronot El Suud bir zamanlar şöyle demişti: "İlk bir iki gün hepimiz kendi ülkelerimizi görmeye çalışıyorduk. Üçüncü ve dördüncü günlerde ülkemizin yer aldığı kıtaları birbirimize gösteriyorduk. Beşinci güne geldiğimizde sadece tek bir dünya olduğunu fark etmiştik." Nereden nereye geldiğimizi görüyorsunuz. Bir zamanlar önümüzü bile zor seçiyorken, günümüzde dünyamızın içinde bir toz zerresi kadar alan kapladığı evrenimizin boyutlarını belirlemeye çalışıyoruz. Yalnız bu keşif çalışmaları için biraz acele etmek gerekmekte. Öyle ki Lawrance’a göre dünya zamanıyla uzun fakat kozmolojik ölçekte kısa bir zaman dilimi sonrasında, ortada gözlemleyebileceğimiz bir evren kalmayabilir!