F. Nadir Başol

F. Nadir Başol
@basolfnadir
İnşaat Mühendisi
Lisans
Ankara
Yozgat
12 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
"Balkan Savaşı'nda teğmendim, Çanakkale'de üsteğmen, Suriye cephesinde yüzbaşı oldum. Ben bu rütbeleri tek başıma savaşarak almadım. Her rütbemde binlerce şehidin ve gazinin hakkı var. Onların hakkını korumak namus borcumdur."
Sayfa 58 - Bilgi Yayınevi 626. Basım·Kitabı okudu
Ancak anladığım tek bir şey vardır, o da gülüşün ruhun hiç şaşmayan bir aynası olduğudur. Bir çocuğa bakın: yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler. Bunun için de insanı kendilerine çekerler. Ağlayan çocuk benim için iğrençtir, neşelenen çocuksa cennetten gelen bir ışıktır.
Sayfa 495 - Dionis Yayınları·Kitabı okudu
"Soruma yanıt arıyordum. Oysa sorumun yanıtını bana düşüncelerim veremedi, düşüncelerim, sorumla karşılaştırılamayacak durumda. Yanıtı bana hayatın kendisi verdi, neyin iyi, neyin kötü olduğu benim bilgim içindeydi. Bu bilgiyi ben kazanmadım, herkesle birlikte bana da bu bilgi verilmişti, verilmişti çünkü ben onu hiçbir yerden alamazdım. Nereden aldım onu? Çevremdekileri sevmem ve öldürmemem gerektiği sonucuna aklımla mı vardım? Bana bunu çocukluğumda söylemişlerdi, ben de sevinçle inanmıştım, cünkü bana sövledikleri şey benim ruhumda vardı zaten. Peki bunu kim ortaya çıkarttı? Akıl değil. Akıl, var olma savaşı ve isteklerimin yerine getirilmesine engel olan herkesi öldürmeyi gerektiren yasayı ortaya çıkarttı. Bu aklın sonucudur. Oysa başkasını sevmek akıllıca bir şey olmadığına göre, bunu akıl bulmuş olamaz."
Sayfa 1037 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde ne de çevresinde gerçeği göremeyecek duruma gelir. Böylece hem kendine hem başkalarına saygısızlık eder. Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar. Bunun boşluğunu doldurmak, gönül eğlendirmek için kendini çeşitli tutkulara, kaba zevklere bırakır, ahlaksızlığını hayvanlığa vardırır. Kendi kendine yalan söyleyen, herkesten önce alınır. Bazen alınmak pek tatlı gelir, değil mi? İnsan kimseden kötülük görmediğini, kırgınlığını kafasından uydurup, laf olsun diye, sadece sahne yaratmak için yalana sarılarak pireyi deve yaptığını bildiği halde surat asar, büyük bir zevkle gücenir ve bunu gerçek nefrete kadar da götürür.
Sayfa 54 - İskele Yayınları·Kitabı yarım bıraktı