• GİRİŞ • 13
    S. A. Nadir Şah, (School of Islamic Sufism’in ruhani lideri) Batı psikolojisi ile Sufizim arasındaki farkı göstermek için basit bir lamba örneği verir. Bu örneğe göre, psikoloji, lambanın boyu, ağırlığı ve yapıldığı madeleler gibi özelliklerini incelemektedir. O bir yer lambası mı yoksa masa lambası mı? Küçük mü büyük mü? "Gece lambası” mı yoksa okuma lambası mı? Ne kadar ağır peki? Ağırlığı nasıl dağılmış? Şekli nedir? Seramikten mi, tahtadan mı, plastikten mi, camdan mı yoksa metalden mi yapılmış? Gölgeliğinin şekli, büyüklüğü, rengi ve yapıldığı madde de hesaba katılacak ve muhtemelen ipinin rengi, durumu ve uzunluğu da. Psikoloji elektrik teli tertibatını ve ampulün dayanabileceği azami voltajı inceler. Elektrik düğmesinin konumu ve tipi, analog ya da dijital olup olmadığı saptanın Tüm bunlar değişebilen özelliklerdir.
    Benzetmeye devam edersek, psikoterapi de lambayı koymak istediğimiz yere uygun biçimde yerleştirmek için gerekli her tür değişiklikle ilgilenir. Rengi odanın rengine uydu mu? Lamba çekici mi? Modeli dekorla uyum içinde mi? Gölgeliği yeterli ışık veriyor mu? Altlığı yeterince yüksek mi? Lambanın kolaylıkla devrilmemesi için altında yeterli miktarda ağırlık var mı? Elektrik tertibatı yıpranmış mı? Elektrik düğmeşine rahatlıkla ulaşılabiliyor mu? Psikoterapinin değişik kolları lambanın bu dış özelliklerini -renk, hacim, şekil, ağırlık, ampulün, gölgeliğin, ipin ya da elektrik düğmesinin cinsi- değiştirmekle uğraşır. Bu faydalıdır, çünkü bizlerin farklı amaçlar için farklı lambalara ihtiyaç ve arzumuz vardır.

    Öte yandan kişi lambanın özelliğini ne kadar değiştirirse değiştirsin ya da incelerse incelesin, fişi prize sokmadığı sürece onu çalıştıramayacaktır. Lambanın ışık vermesi için bir ışık kaynağına bağlı olması gerekir. Kaynağa bağlı değilse değişikliklerin bir önemi yoktur. Bir güç kaynağına bağlı olmadan lamba ışık veremez.
    Bu örnek bağlamında Sufizm öncelikle lambanın yapılış gayesiyle ilgilidir. 'Yani, lambayı yakmakla, ona işlevini gereğince yerine getirmesini sağlayacak bir bağlantı sağlamakla; lambanın şekli ya da rengiyle değil, ona ışığı temin edecek güçle ilintilidir. Sonuç olarak sufizm lambanın değişmeyen tek bir yanıyla ilgilenir: kaynağa bağlılık.

    Sufizm, ruhun hastalığını, modern bireylerin mustarip oldukları kişinin hakiki benliğinden ve Tanrı'dan yabancılaşmasını tedavi etmeye çalışır. Bu tedavi Yaşamın Kaynağı ile bağlantıda yatmaktadır. Sufizm,
    modern psikolojinin ve psikiyatrinin sunmayacağı, daha doğrusu sahip olmadığı için sunamayacağı şeyi sunmaktadır -kökten değişimin, dönüşümün, uyumun, birliğin, sükunetin ve yaşamın yolunu.

    Sufizm bir açıklama değildir. O, anlam ve yaşamın kaynağına giden yolu bulup, o yolda yürümenin adıdır.
    Lynn Wilcox
    Sayfa 13 - insan yayınları