Fatih Sultan Mehmet’in “kardeş katli” yasasını getirmesi, onun zalimliği değil, ileriyi görebilen bir devlet adamı olduğunu gösterir. Osmanlı’da taht kavgaları, devletin parçalanmasına yol açabilecek en büyük tehditlerden biriydi. Fatih, bunun farkında olarak devletin bekasını ve halkın huzurunu korumak için bu yasayı koymuştur. Amaç keyfi bir öldürme değil, kaosu engellemektir.
Ayrıca Fatih sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda bir bilim ve sanat hamisi, hoşgörülü bir liderdi. İstanbul’u fethettiğinde halkına zulmetmemiş, aksine şehri yeniden imar etmiş ve farklı inançlardan insanları koruma altına almıştır. Onun merhameti, Hristiyanlara bile ibadet özgürlüğü tanımasında, mantığı ise çok uluslu bir imparatorluğu başarıyla yönetmesinde görülür.
Bu yüzden Fatih’i, modern kavramlarla yargılamak yerine, dönemin koşullarını ve onun ileri görüşlülüğünü göz önünde bulundurmak gerekir. O, bir hükümdardan öte, bir devlet mimarıdır.