Batuhan Koç

Batuhan Koç
@batuu_5
Insta: batuu_5
Ankara Üniversitesi- Psikoloji
Ankara
22 Ekim
60 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bütün olan, geçen şeylere rağmen, sen yine bir parça benimdin; ben bütün ruhumla senin…
Sayfa 480·Kitabı okudu
1000Kitap
Evet, her şeye rağmen seviliyordum, sevildiğimi de bilmiyor değildim; fakat bu bana kafi gelmedi, istedim ki çok, pek çok sevileyim, kendi sevdiğim kadar değilse bile -çünkü buna imkan yok- ona yakın sevileyim. Bu kadar sevilmeye benim hakkım var mıydı? Zannetmem
Sayfa 479·Kitabı okudu
Edebiyat
Sıhhatim yavaş yavaş düzeliyor. Fakat nafile, öyle hissediyorum ki, içimde müebbeden kırılmış bir şey var. Eski sıhhatimi, bana her şeyi hoş gösteren eski neşemi artık bulamayacağım. Gülerken ağlıyorum, ağlarken gülüyorum; dakikam dakikama uymuyor. Mesela, geçen akşam pek neşeliydim. Yatağımda gözlerimi kaparken adeta kendimi mesut hissediyordum. Sabaha doğru karanlığın içinde hiç sebepsiz ağlaya ağlaya uyandım. Neyim vardı? Niçin ağlıyordum? Bunu kendim de bilmiyordum. Öyle sanıyorum ki gece, bu kocaman dünyanın bütün evlerini birer birer dolaşarak ne kadar keder, ümitsizlik varsa hepsini toplamış getirip benim göğsüme doldurmuşlar.
Sayfa 460·Kitabı okudu
Edebiyat
B..de Mazlûm’u bırakmıştık. Burada da kuşlarımızdan ayrılmak lazım geldi. Onları müdireye emanet ettim, yemlerini, sularını unutmayacağına söz verdirdim. Müdirem dedi ki: -Feride, mademki onları bu kadar seviyorsun, kendi ellerinle azat et, daha sevap olur. Mahzun mahzun gülümsedim: -Hayır, Müdire Hanım, dedim, ben de sizin gibi zannederdim. Fakat artık fikrimi değiştirdim. Kuşlar, ne istediğini bilmeyen zavallı, akılsız mahluklar. Kafesten kaçıncaya kadar türlü türlü üzüntüler içinde çırpınıyorlar. Fakat, sanır mısınız ki, dışarıda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hayır, buna imkan yok. Ben, öyle sanıyorum ki, bu biçareler her şeye rağmen kafeslerine alışıyorlar, açık havaya kavuştukları zaman bir dal üstünde, başlarını kanatları içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde sabaha kadar bu kafesi düşünüyorlar, küçük gözlerini pencerelerin aydınlığına dikerek hasret çekiyorlar. Kuşları zorla kafeslerde alıkoymalı, Müdire Hanım, zorla, zorla. İhtiyar kadın, çenemi okşadı: -Feride, sen anlaşılmaz bir çocuksun. Bu kadar ehemmiyetsiz bir şey için ağlanır mı? Dedi.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Edebiyat
Buraya gelirken gece vapurda uykum kaçmıştı. Yanık sesli bir yolcu suların karanlığına karşı; “Sendedir avare gönlüm, sendedir” diye bir şarkı söylemişti. Bunu o gece işitmemle unutmam bir olmuştu. Aylardan sonra, bahçemdeki çiçeklerin açmaya başladığı bir nisan gününde, durup dururken yavaş yavaş bu şarkıyı söylemeye başladım. İnsan ruhu ne anlaşılmaz bir muamma? Bir kere işittiğim bu şarkıyı, bestesiyle, güftesiyle nasıl aklımda tutmuştum! O günden sonra, iş görürken, kuşlara su verirken, penceremden görünen deniz parçasını seyrederken bu şarkı, dudaklarımın ucuna geliyordu. Dün akşamüstü: “Sendedir avare gönlüm sendedir” diye son mısrayı tekrar ederken hiç sebepsiz ağlamaya başladım. Bu adi şarkı parçasının ne güftesinde, ne bestesinde ağlanacak hiçbir şey yok. Dedim ya, sinir. Bir daha bu şarkıyı söylemeyeceğim.
Sayfa 381·Kitabı okudu
Edebiyat