Konformist bir yaklaşım. "Yeter ki beni bilinmeyene bırakma, yeter ki burada kalayım!" hissi, daha doğrusu korkaklığı..
Yine de insan aynı yerde uzun süre kalıp aynı işkenceye sonsuza dek katlanamaz.
Her şey çok değişti. Eskiden insanlar, dertleri varsa aynı zamanda asil insanlardı. Adamın bir derdi varsa bir yücelik sürecine girmişti. Derdi varsa imrenilirdi. "Dokunma ona, derdi var." denirdi. "Onun derdi hepimizin derdi." denirdi. İnce dertler, dokunulması zor dertler, deşilmesi zor dertler vardı. Bir insanın gerçekten bir derdi varsa bir dert taşıyorsa üzerinde, onun imtihanı oydu. Vereceği hesap oydu. Ne kadar derdi vardı, o kadar da arınıyordu. Ne kadar derdi vardı, o kadar da temizleniyordu..
Çatlamak üzere olan tomurcuklar
Güzel günler vâdetmededir.
Ve bir kadın, şehir haricinde;
Otların üstünde,
Güneşin altında,
Yüzükoyun uzanmış;
Göğsünde ve karnında
Baharı hissetmededir.