Parçalı bulutlu havadan gökyüzünü kaplayan bulutlardan olsa gerek hüzünlü sabahlar. Aynı müziğin etrafında dönüp dolanmak hüzünden, gündelik sözlere böylesi anlamlar yüklemekse yalnızlıktan olsa gerek.
Christine de ayağa kalkıp titreyen kollarını genç adamın boynuna dolayarak” Ah, benim günübirlik nişanlım, sevmeseydim dudaklarımı sunar mıydım sana! Al onları, ilk ve son kez.”dedi.
Genç adam! Bu yazdıklarım eline geçerse bir gün, en köklü değişikliklerin, ancak ve ancak ahlakların düzeltilmesi yoluyla ve zorlayıcı hiçbir sarsıntı olmadan gerçekleşenler olduğunu sakın unutma…