Ölmeden üç gün önce annem hiç konuşamaz olmuş, algısı kapanmıştı. Yanına yaklaştığımda acıyla
ağladığını gördüm. “Unuttum!.. Unuttum!..” diyordu. Nasıl olduysa unuttuğu şeyin ne olduğunu
anladım. “Adını mı unuttun? Nâzım Hikmet!” dedim. Bir anda aydınlandı yüzü. Bu annemle son
konuşmamız, onun da son gülümsemesiydi.