Zerda Şahingöz

Zerda Şahingöz
@bayanvirgul
Zamanlar karıştı
Biliyorum caminin avlusunda toplanan kalabalık bana değil Gelen ünlüleri görmek için ‘Aa, o da burda, şu da burda!’ deyip Beni musalla taşında unutanları görüyorum Hayatımda ilk defa katıla katıla gülüyorum Çünkü, kırkım dolmadan unutulacağımı biliyorum. Yaşlı bir selvi ağacının gölgesinde oturup Yılların yorgunluğunu çıkarıyorum Birden önümden sırasıyla Nisa’lar, Tolga’lar, Sadri’ler Daha birçok sanatçılar geçiyor. Selam veriyorum, hiçbiri görmüyor. Sesleniyorum: ‘Anne, ben buradayım. Baba, ben buradayım.’ Sesleniyorum ama kimse duymuyor. Eşime sesleniyorum: ‘Nerde benim yamalı elbiselerim, boyalarım?’ Çocuklarım burada beni niye yalnız bıraktınız?
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Firavun gibi, Alem-i İslam’ı çocuk mezarlığına çevirsenizde Musaların gelişine engel olmayacaksınız.
Sen miydin o, yalnızlığın mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanat-sevicileri Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim Ne kadar rezil olursak o kadar iyi …
“Doğruymuş düşenin dostu olmuyormuş.”
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun.