Yok öyle kulübeye sığınmak ...
Filmin başrolü ben değildim. Mandıra Filozofu filminden bahsediyorum. Filmin başrolü o güzel manzaralı ormanlık araziydi. Sırf bu yüzden iki sene bu ormanlık araziyi aradık. İlk sene bulamayınca filmi çekmekten vazgeçtik. O kadar önemliydi. Olmazsa Olmazdı. Olamazdı. İki sene arayıp bulduğumuz o güzel ormanlık arazi, iki saatte yandı bitti kül oldu.
Filmin diğer başrolü Rasim Öztekin abimdi. O da bir koca çınardı. Bir çınar gibi tek ve hür ve bir orman yangını gibi aniden çekti gitti. Ardında bir aydınlık bırakarak.
Israrla eski Türk filmlerini seyredenlere rastlıyorum bazen.
“Biz filmi seyretmiyoruz ki abi” diyorlar “biz eski İstanbul’u seyrediyoruz“
Bundan sonra bizim filmi seyredenler de hikaye için, oyuncular için değil de o yanan, o güzel ormanlar için seyredecekler belki de...
O zaman geldiğinde, ormanların neden yandığını ve neden söndürülemediğini daha net bilecekler.
Bugün havada kelimeler uçuşuyor.
Küresel ısınma diyorlar.. Uçak fiyatlarından bahsediyorlar.. Uçak kiralamalardan bahsediyorlar.. Orman yangınlarıyla mücadelenin özelleştirilmesinden bahsediyorlar. Yanan ormanlara otel dikilmesinden bahsediyorlar... Maliyet yüzünden işten çıkartılan pilotlardan söz ediyorlar...
Bu cümlelerde geçen kavramlar hangi sistemin kavramları?
Orman yangınları için bir sorumlu bir suçlu aranıyor. Şu havada uçuşan kelimelere bakarak arayalım suçluyu, tıpkı bir kelime bulmacası gibi...
Hani bazı kelimeleri birleştirip anlamlı bir cümle elde ederiz ya.. havada uçuşan cümleleri takip ettiğimizde bir tek kelimeye ulaşıyoruz: Kapitalizm..
Bana hep soruyorlar;
“Gerçek hayatta Mandıra Filozofu gibi yaşamak mümkün mü?”
Hep diyordum;
“Bu sistemde Mandıra Filozofu olmak için bile para lazım. Çünkü O araziyi almak için de para
"Adam karısına şişe içinde şeytanı emanet etmiş. Kadın, şeytanı daha yakından görebilmek için şişenin kapağını açmasın mı! Tabii şeytan dışarı fırlamış ve gülmeye başlamış: "Merakına engel olamadın ve kocanın 40 yıllık emeğini boşa çıkardın" diye alay etmiş.
"Yok canım" demiş kadın. "Sen hiç o şişenin içinde olmadın ki"
"Nasıl olur" diye haykırmış şeytan, "Sen de gördün... Şişeden çıktım ben!" Kadın ısrar etmiş, "O küçücük şişeye nasıl girebilirsin ki, hiç de inandırıcı değilsin"
Kafası atmış şeytanın, "Gireyim de gör" demiş ve tekrar şişenin içine girivermiş. Adamın şeytanı hapsetmesi 40 yılını, kadının ise yalnızca 5 dakikasını almış. Şeytan şöyle isyan etmiş: "Allah'ım, madem kadını yaratacaktın, o zaman bana ne gerek vardı?"🙏🙏💖💖.