• 152 syf.
    ·Beğendi·10/10
    DUR YOLCU BİLİP BİLMEDEN OKUDUĞUN BU İNCELEM AĞIR İÇERMEKTEDİR


    Kitabın tasarımı ve renkleri ile başlarda çocuk kitabını anımsatıyor , fakat tam olarak öyle yıllarca masalsı politikalar ile uyutulan bizler için çok güzel bir masal .

    Kitap yeşil kırlarda hür bir hayvan olarak dolaşmak isteyen Koca reis adlı bir domuzun hayvanlara ilham konuşması yapması ile başlıyor . Bu ilham karşısında örgütlenen hayvanlar bulundukları çiftliği ele geçirerek özgürlüklerini kazanıyorlar . Başlarda her şey güzel giderken zamanla işler karışıyor. Her idealist toplum hazin sonu gibi hayvan çiftliğinde yavaş yavaş o hazin sona yaklaşıyor .

    Çiftliğin ele geçirilmesinden bir süre sonra domuzlar okuduğu kitaplar ve okuma yazma bilmeleri sayesinde domuzlar yönetici konumunu alıyor ( gördüğünüz gibi domuz bile olsanız okumak her zaman sizlere bir şey kazandırır ) . İki lider domuzumuz her konu hakkında zıt görüşlü olmaları, istenilen özgürlük kavramını yıkar ( ahh pordan domuzlarımız her konuda zıt görüşlü değillerdir , anlaştıkları nadir konulardan biri ineklerin sütünün ve elmaların domuzlara verilmesi konusunda ikisi de hem fikirdir , tıpkı günümüz siyasetinde vekil maaşlarında ki zam konusunda bütün vekillerin hem fikri olması gibi. ) İki lider domuzumdan birinin çiftlikten sürülmesi ile İşler iyice karışır ve kalan domuzumuz uyguladığı yaptırımlar , masa arkasından çevirdiği işler ve çiftlikteki diğer hayvanları bildiklerinden dolayı korkutur bilmediklerinden daha çok korkutarak sindirir ve kaçınılmaz sosyal sınıf farkı ortaya çıkar . Bir hayvan karşıdan gelen bir domuza öncelik hakkı vermelidir ve bu konu ile alakalı kitapta çok hoş bir söz geçer şöyle ki “bütün hayvanlar eşittir, bazıları daha da eşittir “

    Bütün yaşananların sonunda kitap şöyle bir paragraf ile benim için son bulur .
    “ Domuzların yüzlerinde değişen bir şey vardı , ama neydi ?
    ...
    Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı .Dışardaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine , bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı .”


    Ve son olarakta bazı karakterden bahsetmek istiyorum.
    Kitapta yer alan bazı karakterler dünün , bugünün ve yarının toplumunda kesin yerleri olan bireylerin bir sembolik yansıması olarak karşımıza çıkıyor .
    Bu karakterlerden en ilgi çekenlerinden bazıları şunlar ; Benjamin adında ihtiyar bir eşek kendi görüşü , kendi düşüncesi olmasına rağmen toplumun değişmeyeceği ne olursa olsun kibir ve hırsın galip geleceğine inanan huysuz bir ihtiyar. Boxer adında güçlü bir beygirimiz var , bu arkadaş çiftlikteki en güçlü en çalışkan hayvan olmasına rağmen düşünmekten üretmekten uzak bağnaz bireyleri temsil ediyor . Son olaraksa sevimli koyun topluluğu kitabı okuyan herkes anlayacaktır ne demek istediğimi ama henüz okumayanlar için klasik koyun tavrı .
  • 152 syf.
    ·5 günde·Puan vermedi
    STALİN KİM ?
    Sovyetler Birliğinin Komünist Parti Başkanlığı ve Başbakanlığını yapan Sovyet devlet adamı. Bir çeyrek asır, Sovyetler Birliğini diktatörce yönetmiş ve onu dünyânın başlıca güçlerinden biri hâline getirmiştir. Dünyâ târihinin son derece kavgacı, karmaşık ve kuvvetli simâlarından biridir. Ölünceye kadar, Rus milletini ve özellikle Rusya’daki Müslümanları işkence altında inletti. Yirmi sekiz sene içinde 50 milyonun üzerinde insanın canına kıydı. Çok azı, Lenin; gerisi, Stalin zamânında olmak üzere Türkistan’da 14.000 câmi ve mescit, Kafkasya ve Kırım’da 8000, Tataristan’da ve Baş Kürdistan’da 4000 câmi-mescit yıkıldı ve tahrip edildi. Müslüman din âlimleri olarak katledilenlerin miktarı 270.000’in üzerindedir. Bir kısmını da, Sibirya’da sıfırın altında 65 derece soğuğun hüküm sürdüğü kamplara sürgün ettirdi. Bunlarla yetinmeyen Stalin, dînî abidelerle süslü Buhara, Semerkand, Hokant, Kazan, Hayve, Ufa, Bakü, Taşkent, Bahçesaray, Derbent, Timirhan, Kaşgar, Alma Ata, Tirmi vs. şehirlerinde mevcud milyonlarca Kur’ân-ı kerîm ve hadis kitapları başta olmak üzere bütün dînî eserleri toplattırıp yaktırdı, ayaklar altında çiğnetti.
    Hayvan Çiftliği bana çok şey katı diye bilirim akıcı bir anlayışla bir çırpıda biten bir kitap.
    Yıkılıp kurulan devletin başa geçen diktatörlük içeren kendi çıkarları uğrunda haklını nasıl ezildiğini ve halkı bir robota çevirdini anlatan bir Peri mesalı ama küçükleri eğlendirecek bir Peri masalı değil. Şuan dünya politikasını bizleri nasıl bir inanç, ihtiyaç doğrultusunda kullanıldığımızı anlatan bir kitap.
  • Bütün kitaplar eşittir; ama bazı kitaplar öbürlerinden daha eşittir.
    [Önsöz-Celal Üster]

    Bütün hayvanlar eşittir; ama bazıları öbürlerinden daha eşittir.
    [George Orwell]