Thomas Lickona, karakter eğitimi hakkinda yazarken,
"Başkalarına karşı doğru olanı yapmak için, kendi kendimizi -arzularımızı ve tutkularımızı- kontrol edebilmeliyiz," diyor. "Duyguyu aklın denetiminde tutabilmek, irade gerektirir.”
“Bizi saran sıcaklığın. Soğuyan gecelerin. Ve geceleri bürünen yıldızların. İki insanın sarılarak geçirdiği bu sarsıntı özü olmalı evrenin. Sonsuza dek varan, var eden, yaşatan, yaşamı ileri çağlara doğru devreden bu birleşme…”
“Bizim kuşağımız büyük bir savaş görmedi, büyük buhran yaşamadı; ama bizim de bir savaşımız var. Büyük bir ruhani savaş bu. Kültüre karşı büyük bir devrim hazırlıyoruz. Büyük buhran bizim hayatlarımız. Biz ruhani bir buhran geçiriyoruz.”
Gelişmiş ülkeler çocuklarının hayal gücü gelişsin diye oyuncak alır çocuklarına, geri kalmış ülkeler oyalansın diye. O yüzden geri kalmış ülkeler, gelişmiş ülkelerin kapısında oyalanır.
“Bir öğleden sonra yine aydınlık sokaklarda şaşkın şaşkın dolaşırken kendisine işkence eden endişelerin bu defa biraz daha hafiflemiş olduğunu hissetti. Güney’den gelen ilkbahar rüzgarı ilk defa esmeye başlamıştı ve sıcaklığı olmasa da içinde yaklaşan bir sürü çiçekli bahar gününün aydınlığını barındırıyordu.”