Annen yaşıyor muydu bile bilmeden sen, annen ölüyor. Yanından geçerken ürperdiğin mezara anneni koyuyorsun. Hatmileri, papatyaları, lavantaları dikiyorsun annene. Yeri geliyor, yaralarına üflüyorsun. Öyle yakıyor ki canını, güneş doğmaz sanıyorsun. Doğuyor güneş, renklilerle beyazları bir seriyorsun. Annenin son döktüğü tarhanayı karıştırıyorsun. Kıyametler kopuyor, dünya dönüyor. Nasıl durmaz zaman, nasıl ölmez insan. Ne tuhaf şey yaşamak.