Sema YAĞCI

Bu yalnız akşamda kapıları, pencereleri bulmak ve yeni şehirlere doğru yola çıkmak geçiyor içinden. Ama bütün şehri baştan aşağı dolaşmasına rağmen bulamadı çarpacak bir açık pencere, bir açık kapı. Yorgun bir baba gibi evine dönüyor güneş; sokak lambaları yanmak, ezanlar okumak üzere. O artık yalnız bir rüzgar, gidecek hiçbir yeri olmayan; ihtiyar bir adam, genç bir aşık gibi dolanıp duruyor mermer avluda... Ağlasa yağmur yağıyor diyecekler, onun adı yine anılmayacak.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir yazıyı kurmak, bir saati kurmak gibidir; zamanı geldiğinde uyandırır yazarı da okuyucuyu da. Bazı yazılar insanın Adalar'a teyzesine gittiği yaz günleri gibi günlük güneşliktir, biraz dalgalı biraz rüzgarlıdır... Bazı yazılarsa ben bir dut ağacının altında uyuyakalan birinin, uyandığında dut lekelerinin gömleğine ve gülüşlerine bulaştığını fark etmesi gibi beyaz ve lekelidir... Hepsi bir yana, bir yaz gecesi vapurun arkasındaki açık kısımda, kucağındaki çocuğuna işaret parmağıyla tek tek gösterip İstanbul'u anlatan anne güzeldir!
Türkiye'de her namaz vaktinde ayrı bir makamda ezan okunurken, Arap arkadaşların sadece bir makamda ezan okuduğunu dahi fark edemeyenler, ezanı bile bu kadar içselleştirmiş ve zenginleştirilmiş bir topluluğun kültürünün İslam olduğunu göremez. Ezanı bile bu kadar zenginleştirmiş bir topluluğun, felsefe, edebiyat, hukuk, mimari, müzik gibi diğer alanlarda neler yaptığını dil bilmediği için okuyamaz, hayal dahi edemez.
Ortadoğu'daki Filistin-İsrail meselesine tarafsız bakmalıyız diyen büyük bir yanlışın içindedir. Veya bile bile yalan söylemektedir. Çünkü bu cümleyi seslendiren insan dünyaya Londra'dan ve onun menfaatlerini belirten bir gözle, Londralı olarak bakmaktadır. Sadece Londra'dan bakıldığında Filistin doğunun ortasında yani Ortadoğu'dadır. Londralı dünyaya Londra'dan bakarken, Parisli Paris'ten bakarken ben niye dünyaya İstanbul'dan bakamıyorum? Bizi gerçeklerle yüzleşmeye çağıranların sözlerini ciddiye alalım ve gerçeği söyleyelim: Mekke, Medine ve Kudüs Ortadoğu'da değil, güneydedir! Ve biz de ne Batılıyız ne Ortadoğuluyuz; biz Akdenizliyiz.
Kahvaltının bittiğini, masanın toplanmış olduğunu, herkesin gittiğini görmekten korkarak, günahla sürmelenmiş gözlerimle seyrediyorum dünyayı... Ve ben aşkın, şefkatle bir kusurumu düzeltir gibi, gömleğimin yakalarını düzelten eller olduğunu biliyorum. O elleri özlüyorum...