Beybun, İyinin ve Kötünün Ötesinde'yi inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

(İyiyinin ve kötünün ne olduğunu kestirmek çok çok zor, kimin için iyi? Kimin için kötü? )

Her kitap her insana hitap etmez. Bu yüzden "kesinlikle okuyun" veya "okumayın" diyemem.
Bu kitabın da size hitap Edip etmediğini ancak okuyarak anlayabilirsiniz.

Kitabı ilk gördüğümde isminden dolayı Ezidilere hitap eden bir kitap diye düşünmüştüm. Ondan okumak istemiştim. Öyle değilmiş, lakin okuduğum için hiç pişman değilim.

Altını çizmediğim sayfa sayısı çok az. Sizinle paylaşmak isteyipte paylaşamadığım sayfa sayısı ise çok. Hatta bana kalsa bütün kitabı yazabilirdim buraya :)

Oidipus'tan Sfenks'e, Copernicus'tan
Stoacılık'tan Hobbes'ten Bacon'a Hıristiyanlardan, Yahudilere, Fransızlardan, İngilizlere, Beethoven'dan Mozart'ta, Erkeğin doğasından, Kadının doğasına, İsteme arzusundan köleliğe, daha sayamadığım onlarca konuyu ele almış. İyiki de almış, Öğrenme-bilmek isteme arzularıma renkli renkli ışıklar yaktı.

Bi kitabı okurken, " bilmediğim ne çok şey var" farkındalığı, hem bilememenin eksikli, hemde öğrenmenin sevinci arasında mekik dokuyup durma hissi var ya işte o Muazzam bir olay.


Kitapta paylaşmak istediğim son Alıntı;
Nasıl ki yıldızlar Âleminde bir gezegenin yörüngesini belirleyen iki güneş varsa; nasıl ki belirli durumlarda farklı renklerdeki güneşler tek bir gezegeni aydınlatıyorsa, bazen kırmızı ışıkla, bazen yeşil ışıkla sonra da tekrar eş zamanlı olarak ona isabet ettirip rengarenk ışıklarla kaplıyorsa; biz insanlar da "yıldızlı gökyüzü" müzün karmaşık mekaniği sayesinde- farklı farklı ahlaklarla belirleniyoruz; eylemlerimiz dönüşümlü olarak farklı renklerde ışıldıyor, nadiren net oluyorlar-- rengârenk eylemlerde bulunduğumuz yeterince örnek var.

hbh, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

... bu dünyada bir zamanlar bir Rembrandt'ın, bir Beethoven'in, bir Dante'nin, bir Napoléon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi bulunmayan birinin kendini büyük bir insan sayması son derece kolay değil midir?

Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 12. Basım)Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 12. Basım)
Harun A., bir alıntı ekledi.
18 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Hem ayrıca, bu dünyada bir zamanlar bir Rembrandt'ın, bir Beethoven'in, bir Dante'nin , bir Napoleon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi bulunmayan birinin kendini büyük bir insan sayması son derece kolay değil midir?"

Satranç, Stefan ZweigSatranç, Stefan Zweig
Selman Akalan, bir alıntı ekledi.
Dün 18:38 · Kitabı okuyor

''Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse Michelangelo'nun resim yaptığı, Beethoven'ın beste yaptığı veya Shakespeare'in şiir yazdığı gibi süpürün.
O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup 'Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş.' desin." -Martin Luther King

Her Şey Seninle Başlar, Mümin Sekman (Sayfa 141 - Alfa yayınları)Her Şey Seninle Başlar, Mümin Sekman (Sayfa 141 - Alfa yayınları)
Chinaski, bir alıntı ekledi.
Dün 17:53 · Kitabı okuyor

Dostoyevski nasıl keserdi tırnaklarını acaba? Van Gogh? Beethoven? Kendilerimi keserlerdi? Sanmıyorum ..

Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi, Charles Bukowski (Sayfa 28 - Parantez)Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi, Charles Bukowski (Sayfa 28 - Parantez)
BÜŞRA, bir alıntı ekledi.
24 May 17:57

Ve eğer Rambrant, Beethoven, Dante veya Napolyon gibi adamlar hakkında en küçük bir fikrin yoksa, kendini büyük bir adam olarak görmek ilginç bir şekilde kolay değil mi?

Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 19)Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 19)
Begüm Yalav, bir alıntı ekledi.
23 May 15:40 · Kitabı okuyor · Beğendi

Dünyada bir zamanlar bir Rembrandt'ın, bir Beethoven'in, bir Dante'nin bir Napoleon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi bulunmayan birinin kendini büyük bir insan sayması son derece kolay değil midir?

Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 10 - Kültür)Satranç, Stefan Zweig (Sayfa 10 - Kültür)

Copying Beethoven
“Herkes sessizlik içinde yaşadığımı zannediyor. Bu doğru değil.
Kafamda sürekli sesler var. Asla durmuyor. Sadece bu sesleri yazarak rahatlayabiliyorum. Tanrı aklımı tıka basa müzikle dolduruyor. Peki ya sonra ne yapıyor? Beni sağır yapıyor. Herkese bahşettiği zevki benden esirgiyor, eserimi duyamıyorum. Bu sevgi dolu Tanrı mı şimdi? Dostum mu?”

Beethoven'ın Ayışığı Sonatı hikayesi
Rivayete göre; kötü ve mutsuz geçirdiği çocukluk dönemi, yalnızlığı, sağlık problemleri -özellikle sağır oluşu- Beethoven’ı hayata küstürmüştür. İntihara karar verir ve hatta vasiyetini bile hazırlar. Ancak görme engelli küçük bir kız, Beethoven’a yaşama bakışını tamamen değiştirecektir. Gözleri görmeyen genç kızın ayışığını hiç görememiş ve göremeyecek olması Bethooven’ı fazlasıyla derinden etkiler. Ve yaşama yeniden bağlanmasına en büyük sebep olur.

Bir gün Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaya çıkmıştır. Tam o esnada bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve Beethoven’ı büyüleyen ses oradan gelmektedir. Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler.

Birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar. Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini, çalan kişiyi çok merak ettiğini ve muhakkak görmek istediğini söyler. Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek Beethoven ve arkadaşını içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. Annesi kıza, Beethoven’ın geldiğini söyler ve küçük kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız görme engellidir. Bunu gören Beethoven ise, “Lütfen benden bir şey isteyin.” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. Kızın cevabı şu olur; “Ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?” Bu durumdan etkilenen Beethoven, bunun üzerine piyanonun başına geçer ve Ayışığı Sonatı’nı(Moonlight Sonata), doğaçlama olarak besteler.